Dansa Davet

Jean Teule
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 57 dk.
Sayfa Sayısı:
104
Basım Tarihi:
Haziran 2020
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Orijinal Adı:
Entrez Dans la Danse
ISBN:
9786057728456
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

“Salgın”
10/10
·104 syf.·
2022 82. kitabı
“Umudunu kaybeden bir halkın hikayesi!” Bir salgından bahsediyoruz. Kulaklarınızın aşina olduğu veba, kolera ya da korona gibi bir salgın değil bu. “Dans Salgını” 1518’de Strasburgda yaşanmış bir olay. Günümüzde hâlâ nedeni bulunamamış. Yedikleri bir bitkiden mi olmuştu? Yoksa bir mikroorganizma mıydı? Yoksa kitlesel bir histeri miydi? İşte Jean Teule’nin kitabının konusu da bu salgın. Yoksulluk sınırını çoktan geçmiş sefalet içinde bir halk. Tek bir lokma yiyecek yok, şehirde tek bir sokak hayvanı yok, fare dahi yok açlıktan hepsini yemiş halk. Yağmur bile yağmıyor, kirli su tek bulabildikleri. İşte böyle bir ortamda bebeğini nehre bırakan bir anneyle (Enneline) başlıyor öykümüz. Onu besleyemezdik, Komşularımız gibi çocuğumuzu yemektense nehre bırakmamız daha iyi diye teselli ediyor kocası. Düşünceleri matemin kederinden kaçmak istiyor Enneline’nin Zihninde duyduğu -pıt -pıt seslerini dinleyerek dans etmeye başlıyor. . “Dans etmek bir çığlığı susturmak mı?” Sonra yavaş yavaş bütün bir sokak onlara katılmaya başlıyor. Kalp krizi geçirip ölenler oluyor dans ederken. Belediye, hekimler ve kilise mensupları toplanıyor. “Istıraba gömülmüş bir şehrin dayanılmaz gerçekliğinden kaçmanın hele de yoksul düşmüş halk için tek yolu dans diyor” birisi. Kiliseye ambarlarında depoladıkları, yiyecekleri ve suyu halka ücretsiz dağıtmaları gerektiğini söylüyor. Kilise kızgın işledikleri günahlar yüzünden Tanrı’nın bu felaketleri reva gördüğünü, Tanrı ne veriyorsa onunla yetinmelerini söylüyor. Tam burada psikoposun konutunun kapısına sıkıştırılmış bir kağıt ve altındaki imza -Martin Luther- tüm seyri değiştiriyor. Reformdan korkan kilise belediye ile anlaşmaya varıp ambarının kapısını halka açıyor. Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan bir halkın masalı bu, “Pasif direniş”i. Bitti bu
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
Dans etmek bir çığlığı susturmak mı?
7/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2023 106. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2023 13:16
1518 yılının Strasbourg’u, yaz mevsimi… Sarışın bir kadın (Enneline), köprüye doğru yürüyor. Enneline köprünün tam ortasında durup kucağındaki bebeğini ırmağa atıyor. Annelik suçu işleyen Enneline geri döndüğünde sokakta kendi kendine dans etmeye başlıyor. Önce bir kaç kişi ona eşlik ederken, sonrasında bu olay binlerce kişinin katıldığı, günlerce gecelerce, yemeden içmeden, durmaksızın ölene kadar dans ettiği bir salgına dönüşüyor. Dönemin Strasbourg halkı kuraklık sebebiyle öyle bir sefalet içerisinde ki yiyecek ot bile bulamıyor, sokaklardaki hayvanları yiyorlar, hatta ve hatta açlıktan ölen çocuklarını yiyenler bile oluyor. Bu, kitabın tarihten uyarlanan kurgu kısmı. Enteresan olan ise bu hikayenin tarihte yaşanmış olması. Şöyle ki: 1518 yılında o dönemde Kutsal Roma Germen İmparatorluğu sınırları içerisinde olan, bugün ise Fransa’da olan Strasbourg kentinde Frau Troffea isminde bir kadın sokağa çıkıp tek başına durmaksızın dans etmeye başlar. Eşi ve çocukları onu durdurmak istese de başarılı olamaz. Kadının önce lanetlendiğini düşünürler fakat insanların ona eşlik etmeye başlamasıyla olaylar kontrolden çıkar. İnsanlar kontrolsüzce sokaklarda dans eder. Din adamları, siyasi yöneticiler, doktorlar bir araya gelir, tartışır ama bu vebaya bir çözüm bulamaz. Yaklaşık bir ay süren bu dans vebası sonucunda 400’den fazla insan su kaybından ve kalp krizinden hayatını kaybeder. Kentte dans etmek hatta sokağa çıkmak yasaklanır. Kurallara uymayanlar karantinaya alınır. Diğer bütün vebalarda olduğu gibi bu veba da başladığı gibi bir anda biter. Dönemin insanları bu vebayı dini sebeplere bağlar ve Tanrı’nın onları cezalandırdığını düşünür. Sıra dışı veba olayının sebebinin nörolojik bir olay mı, dönemin yenilen otlarından mı kaynaklandığı ya da bir böcek ısırığının mı
Edebiyat
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
"Umudunu kaybeden bir halkın hikâyesi bu!"
8/10
·104 syf.··
2025 115. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2025 15:04
İnanılmaz ama gerçek. Kurgu gibi ama yaşanmış. İncecik bir kitap ama sarsıcı.... Dansa Davet, 1518 yılında Strasbourg'da görülen, dünyanın en ilginç salgınlarından birini konu ediniyor. Dans vebası olarak adlandırılan bu salgın, sefalet, açlık ve çaresizlikten dolayı umudunu kaybetmiş bir halkın çığlığı adeta... "Dans etmek bir çığlığı susturmak mı?" s:17 Bir yanda aç, susuz bir halk. (Açlıktan sokaktaki köpekleri, evlatlarını yiyen insanlar, atlarını yiyen subaylar) Bir yanda da dini kullanarak fakir halktan, kiliseye yardım toplayan, endüljans ile kilisenin depolarını yiyecekle dolduran karnı tok, sırtı pek din adamları. (Endüljans yani para alarak cennetten yer satma.) İnsanların gelecekte gidecekleri vaat edilen cennetten toprakla kandırılıp açlığa mahkum edilmesini ve bu dünyalarının kalpsizce cehenneme çevrilmesini görüyoruz. "Cehennem burada. Öbür taraftaki beni o kadar korkutmuyor."s:16 "...dans et Jérôme, mademki yapacak başka şeyimiz kalmadı!"s:29 Peki bu insanlar böyle bir zorluk içindeyken nasıl oluyor da dans etmeye başlıyorlar? Bu durum o zaman da ne tıp dünyası ne de din adamları tarafından anlaşılabiliyor... İnsanlar onları deli gibi görüyorlar. "Bir insan acıdan delirdiğinde diğerleri onun acısını değil deliliğini görürler." diyordu Murat Menteş Ruhi Mücerret kitabında. Bu insanların da delilikleri görünüyor. Acılarını gören, bilen yok. Biriken acılarını, bastırılan çığlıklarını bitmek bilmeyen bir dansla dindirmeye çalışıyorlar. Duvarlara çarpsalar, yaralansalar, aç, susuz, uykusuz kalsalar da durmaksızın devam eden bir dansla... Ölene kadar dans. Tarihin en ilginç olaylarından biri olan bu olay, kitabı okuma nedenimdi. Yıllar önce okuduğum Açlık kitabı da beni epey sarsmıştı, bu kitabın açlığa sefalete daha toplumsal yönden yaklaşmış olması ve birebir
Alıntı
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
Umudunu kaybeden bir halkın hikayesi bu! 692. İnceleme
9/10
·104 syf.··
2025 53. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2025 07:22
"Dans etmek bir çığlığı susturmak mı?" Ne kadar aç kalabilir insanlar? Şehirdeki "kedi-köpekleri" yiyecek kadar? Yenilmedik "fare" bırakmayacak kadar? Ölülerini yiyecek kadar... Yeni doğmuş bebeklerini? O kadar değil! O kadar olmamalı! Bir "annenin" bebeğini ırmağa atmasıyla başlıyor eser, ona verecek sütü yok, ona verecek hiçbir şeyi yok: "Hem son­ra, başkalarının yaptığı gibi onu yemekten iyidir böylesi." "Karı kocanın evinde karın doyuracak hiçbir şey yok artık. Kız­larını yiyip bitirdiler." Kanım dondu okurken... "Ruhum hayattan tiksindi," der Nazan Bekiroğlu, "Ruhum sizi kusuyor." "Şu yerdeki dans etmiyor artık. İyileşti mi?" "Hayır öldü." Birden dans etmeye başlar Enneline, -bebeği doğuran- -evlat katili- -oğlunu suya fırlatan kadın- Pıt pıt pıt pıt... "Aya­ğında tahta pabuçlarıyla, sanki bale pabuçları varmışçasına, bir bacağını arkaya uzatıyor, başını geriye atıp yüzünü göğe çeviri­yor." Onunla başlıyor dans... Ve sonra birer birer artıyor sokaklarda dans eden insanlar! Bir salgın mı bu? Bir veba mı? José Saramago'nun Körlük romanındaki birden görme yetisini kaybetme, Sıcak Kafa'daki abuklama salgını... Hayır, çok daha ötesi! Durup dinlenmek bilmeden dans! "Cehennem burada. Öbür taraftaki beni o kadar korkutmuyor." Gerçek bir salgın bu! "1518 yılının temmuz ayında, bugün Fransa sınırları içindeki Strasbourg kasabasında, tüm zamanların en ilginç salgın vakalarından biri yaşandı. Frau Troffea isimli bir kadın, şehrin sokaklarında dans etmeye başladı. Yere düşüp bayılana kadar dans etti." bilimoloji.com/gizemli-dans-sa... Ve art arda ona katılarak dans eden insanlar. Peki neden yaşandı bu gizemli dans salgını? Bir hastalık mı, uyuşturucu bir madde mi, stres kaynaklı psikoz mu? Yoksa bir başkaldırı mı? "Istıraba gömülmüş bir şehrin daya­nılmaz gerçekliğinden
Edebiyat
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
Tanrıyla aldatıp evlat yedirenler
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2025 16:25
Kitabın hemen her sayfasına sirayet eden dini eleştiriden yola çıkarak tüm kurguyu; Tanrı’nın koyduğu sınırların çiğnenmesine verilmiş bir ilahi yanıt biçiminde okumak mümkün. Strasbourg halkının çeşit çeşit salgın hastalıklarla boğuşurken hem zenginlerin kulübünü andıran belediye hem de açgözlülüğe batmış kilise tarafından açlığa terk edilişiyle ortaya çıkan antropofaji (insan yamyamlığı) anne-evlat sevgisinin mukaddes alanıyla çakışınca helak süreci başlar. Yazar hiç sakınmadan daha ilk sayfalarda; henüz şiddetli fizyolojik ihtiyaçlarına yenilmemiş ancak bunun kıyısında dolaşan genç bir kadının kocasıyla beraber verdiği karar ile 3 aylık bebeğini köprüden fırlatıp ırmakta öldürmesini anlatarak okura soğuk duş aldırmakta. Helakın başlangıcı da Jeu-des-Enfantes Sokağı’nın ehvenişeri olan bu kadının dans etmesiyle başlar. Yeni bir dinî söylemin halk arasında kök salmasını kolaylaştıran en önemli etken şüphe yok ki var olan kurumsal dinin düzeltilemez biçimde yozlaşmasıdır. Yazar, öyküsünün konusunu, 1518’de sahiden de kayıt altına alınmış Strasbourg’daki sebepsiz dans çılgınlığından alıyor ve bunu Reform hareketleri ile birleştirip Protestanlığın ortaya çıkışına mantıklı bir sebep olarak sunuyor, böylece de yeni mezhebe tartışılmaz bir ilahi hale konduruyor. Buna göre Katoliklerin tanrısı bir alacaklı gibidir, vergi verip vermediğine göre cehennem azabı tehdidini kullanmaktadır. Esasında Hz. İsa’nın kuzuları olan halkı kandıran, sömüren ve zenginleştikçe zenginleşen kilise ve manastırlar, korumakla mükellef oldukları kuzuların etleriyle karınlarını doyurmaktadır. Yiyecek bir lokma bulamayan halkın kendi evlatlarını yemesinin sebebi de bu sömürücü dinin ta kendisidir. !! Heveskaçıran içerir: Yazarın, karşı taraf için yer yer küfre varan eleştirilerinin odağındaki
Alıntı
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
Bir histeri vakası
7/10
·104 syf.··
2025 23. kitabı
DANSA DAVET – JEAN TEULE Dansa Davet’i, kısa bir öykü okuyarak işten güçten fırsat bulduğum kısa bir zamanımı değerlendirmek için heyecanla elime almıştım. Ben ki kitapları insan keşmekeşinden, dünya derdinden kaçıp kurtulmak için bir sığınak olarak kullanan ben, kitabın daha ilk satırlarında mideme yumruğu yemiştim. Kitap, bir kadının açlıktan ağlayan bebeğini bir nehre atmasıyla başlıyor ve yorgun mideme kroşeyi indiriyordu. Olaylar böylesine gerçek miydi, yoksa ilk kitabını okumaya mazhar olduğum sevgili Jean Teule, biraz gerçeklerin üzerine biraz da baharat mı serpmiş, bilemiyorum. Ama olay, tarihi bir gerçek. 1518 yılının Strazburg’unda geçiyor (o zamanlar Kutsal Roma İmparatorluğu sınırları içinde). Orta Çağ’ın bu döneminde açlık, kıtlık ve sefalet hüküm sürerken, hüküm sahibi olanlar da kese doldurma peşinde. Peki insanlar çaresizlikten kendi çocuklarını yerken bu sisteme dur diyecek bir babayiğit yok mu? (Lafım cinsiyetçi değil, sözün gelişi; yanlış anlaşılmasın.) Frau Troffea! Marangozun karısı ve az önce bebeğini nehre atmasıyla tanıdığımız kadın! Peki ne yapıyor? Dans ediyor! Evet evet, dans etmeye başlıyor. Hem de müzik yok, davul yok, hatta kapı gıcırtısı bile yok! Yalnız bir çaresizliğin dışa vurumu, yoksulluğun çığlıkları… (Gerçekte histerinin sebebi bilinmiyor.) Başta kimse anlam veremiyor ama dansçılar bir iken iki, iki iken beş derken salgın gibi yayıldıkça sokaklar dans eden tuhaf insanlarla doluyor. Reformcular mı yapıyor? Yoksa şeytanın işi mi? Ne kilise ne de sevgili, keyfine düşkün belediye başkanımız olaya anlam verebiliyor elbet. Ayinler düzenlenip ruhlar paklanıyor, kutsal sular dökülüyor ama nafile; oynamaya başlayan ölene kadar durmuyor. Kilise: (Evet, kilise… Orta Çağ’dan bahsedeceksek kambersiz düğün olmaz, değil mi?) Olaylara anlam
Edebiyat
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
Ya yeneceksin ya öleceksin.
Puan vermedi·104 syf.··
2024 154. kitabı
Jean Teule nin çok farklı kafası var bu kitabını da okuyunca tamam dedim. Kara mizah yaparsın evet ama böyle bir kurgu nasıl aklına gelir insanın. Daha önce İntihar Dükkânı kitabını okudum. İntihar edecek olanlara malzeme satma gibi traji komik bir hikayeyi anlatıyordu. Dansa Davet kitabı da mizahi yönü bakımından hiç farklı değil… Bu sefer pek güldürmedi ama yer yer mide bulantısı yaşadım. Bir anne düşünün bebeğini ırmağa bırakıyor ve evine dönüyor. Çünkü başka şansı yok… Kadın şuursuzca dans etmeye başlıyor bu dans veba halini alıyor tüm şehri sarıyor. Herkes çılgınca dans ediyor ama öyle masum danslardan değil bu.Kontrolsüzce, durmak istiyorsun ama duramıyorsun durman için ölmen gerekiyor… Ortaçağ dönemi şartları çok katı, açlık sefalet hastalıklar söz konusu; aç kalan ailelerin bebeklerini yeme, sokaktaki dışkıları yeme gibi durumları da anlatıyor. İşte midemin bulandığı yer tam burası oldu. O dönemin olaylarına bir başkaldırı mahiyetinde mesaj veriyor aslında okudukça görüyoruz. Dans ederek bastırılmış duyguları dışavuruyorlar anlatmak istediklerini bu şekilde ifade ediyorlar gibi... Halkı açlık kıtlık yaşarken depoları dolu kiliselerden, cenneti parayla satmaktan, halk içecek bulamazken Papa giysilerinin temiz sularla yıkanması gibi haksızlıklar seramonisi sonucunda halk en sonunda topluca kafayı yiyor. Aşık Mahzuni Şerif’ten anlamlı bir türküyü sizlere emanet ediyorum. youtu.be/qcxf8hVOAHk?si=...
İnceleme
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
Dans etmek bir çığlığı susturmak mı?
6/10
·104 syf.··
2022 83. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2022 21:42
Pıt, pıt, pıt... Parmaklarını masaya vurarak ritim tutan, bebeğini kaybedeli daha bir saat bile olmamış bir anne... Sefalet içerisindeki bir sokakta doğan bebeğin ailesi için trajik bir olay ile başlayan bu romanda hem o dönemi akılda canlandırabileceğiniz imgeler, hemde günümüzle bağdaştırılan davranışlar var. Yoksul insanların neden dans ettiğini anlayamayan psikoposlar, o insanlara taştan yapılma ucuz haçlar satmakla uğraşmakta... Doktorlara inanmayan papazlar, hastalığın doğru teşhisini geri çevirir. Kendilerinden olmayan insanlara bir kuruş vermeyecek kadar cimri olan bu psikoposlar dans eden herkesi yakar. En az Osmanlı'dan korktukları kadar korarlar o yaktıkları halktan. Romanımızın aziz sonu, ne hissettiğini yanlış ya da doğru, sergilediği davranışlarla konuşmaya çabalayan bir insanın en sonunda dilsiz duruma gelmesiyle bitiyor.
Edebiyat
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
5/10
·104 syf.··
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 11:08
“Jean dansa davet”, derinlikli bir içsel yolculuk vaadiyle başlayan; fakat bu vaadini tam anlamıyla gerçekleştiremeyen bir metin olarak kaldı benim için. Kitap boyunca hissedilen o yoğunluk çabası, ne yazık ki gerçek bir duygusal etkiye dönüşmekte zorlanıyor. Eserin merkezinde yer alan Jean karakteri, kuşkusuz psikolojik açıdan işlenmeye müsait bir figür. Yazar, onun iç dünyasını katmanlandırmaya çalışırken zaman zaman etkileyici cümleler kuruyor. Fakat bu içsel derinlik çabası, yer yer tekrara düşen anlatım ve durağanlık nedeniyle gücünü kaybediyor. Okur olarak karaktere yaklaşmak isterken, anlatının ağır temposu ve sürekli içe kapanan yapısı bir mesafe yaratıyor. “Dansa davet” metaforu ise kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri. Hayatın sunduğu fırsatlar, yüzleşmeler ve kaçırılmış anlar üzerinden kurulan bu metafor aslında oldukça güçlü bir potansiyele sahip. Ancak bu potansiyelin tam anlamıyla işlenemediğini düşünüyorum. Metafor, zamanla derinleşmek yerine aynı duygusal düzlemde kalıyor ve beklenen etkiyi zayıflatıyor. Yazarın dili şiirsel ve yer yer etkileyici olsa da, bu üslup bazı bölümlerde anlatının önüne geçiyor. Duyguyu hissettirmek yerine, duygunun etrafında dolaşan bir anlatım tercih edilmiş gibi. Bu da metni zaman zaman yorucu ve tekrar eden bir hâle getiriyor. Kişisel olarak en çok zorlandığım nokta, kitapla duygusal bir bağ kuramamış olmam. Anlatılanlar yabancı değil, hatta yer yer tanıdık; fakat bu tanıdıklık bir yakınlık hissi yaratmak yerine, sanki uzaktan izliyormuşum gibi bir etki bıraktı. Bu da kitabın bende kalıcı bir iz bırakmasını zorlaştırdı. Sonuç olarak “Jean dansa davet”, iyi bir fikre ve güçlü olabilecek bir altyapıya sahip olmasına rağmen, bu potansiyeli tam anlamıyla gerçekleştiremeyen bir eser gibi hissettirdi. Daha yoğun, daha
Edebiyat
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
.. ama sevgilim, gözlerinde gökyüzü kalmış hâlâ.
8/10
·104 syf.·
2026 28. kitabı
Öncelikle belirtmeliyim ki yazarın hayal gücü her kitabında beni şaşırtıyor. . Hızla yayılan bir salgın.. Salgının hastalık şekli ise dans etmek.. Bu bir dans salgını.. Yokluğa çare bulamayan halkın belki de bir tür kaçış şekli. Dans ederek ölmek çok fazla ilginç değil mi? İlginç olansa bu konu bir kurgu değil. 1518 yıllarında gerçekten yaşanmış bir olay. . Ayrıca kitapta ciddi bir Türk saldırı korkusu hakim. Bu da bana çok ilginç geldi, ara ara sürekli bir tedirginlik var Türkler mi geldi diye. Ama haklılar, kitapta da yazıldığı gibi gerçekten "Türk akını durdurulamaz!" . Kısacık olmasına rağmen çılgınca bir gerçekliği anlatan sürükleyici bir hikayeydi. Sonu nereye bağlanacak diye merak ediyordum süpriz oldu diyebilirim. Tavsiyemdir..
1000Kitap
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma

Yazar Hakkında

Jean TeuleYazar · 4 kitap
JEAN TEULÉ, 1953 doğumlu, Fransız karikatürist ve yazar. 1978de dergilerde çizmeye başladığı karikatürleriyle popüler olan Teulé, aynı zamanda televizyon için de çalıştı. Çeşitli dergilerde yayımladığı karikatürleri ve çizgi romanları, ondan fazla kitapta derlendi. 1991 yılında ilk edebi eseri -1996da sinemaya da aktarılan- Rainbow pour Rimbaud nun ardından bugüne kadar 13 kitabı yayımlandı. İntihar Dükkânı Fransız yönetmen Patrice Leconte tarafından uzun metrajlı animasyon olarak sinemaya da aktarılmıştır. Teulé, 18 Ekim 2022'de 69 yaşında kalp krizinden hayatını kaybetmiştir.