İntihar Dükkanı

6,8/10  (11 Oy) · 
26 okunma  · 
8 beğeni  · 
661 gösterim
Karanlığın içinde tabelası parıldıyor: İntihar Dükkânı. Hayatın yüküne dayanamayanlar son alışverişlerini yapıyorlar.

Zehirler, ipler, tıraş bıçakları ya da daha ilginç intihar yöntemi paketleri... Nesillerdir müşterilerinin son anlarında kullandıkları malzemeleri temin eden bu aile şirketine, bir gün sizin de yolunuz düşebilir.

Tabii dengeleri değiştiren bir sürpriz sizden önce bu karanlığı aydınlatmazsa...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2011
  • Sayfa Sayısı:
    144
  • ISBN:
    9789755705460
  • Orijinal Adı:
    Le Magasin Des Suicides
  • Çeviri:
    İsmail Yerguz
  • Yayınevi:
    Sel Yayıncılık
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 2 Alıntı

İntihar Dükkânı – Jean Teule
2

— Alan!… Kaç kez söylemek gerekiyor sana bunu?
Buradan çıkan müşterilere “görüşmek üzere” denmez.
“Elveda” denir çünkü bir daha gelmeyecekler.
Bunu bir gün kafana sokmayı becerebilecek misin?

Dükkânda çok sinirlenen Lucrèce Tuvache, arkasındaki kasılmış
ellerinin arasında öfkesinin ritmiyle titreyen bir kâğıt saklıyor.
Şortunu giymiş karşısında sırıtarak dikilen küçük oğlunu azarlıyor,
ders veriyor ona.

— Sonra, içeri insanlar girdiğinde şarkı söyler gibi (taklidini yapıyor)
“Günaydın, iyi münler, falan” demeyi bırak. İç karartıcı, ölümcül biri
gibi konuşacaksın: “Kötü bir gün, hanımefendi…” ya da
“Kapkaranlık bir gece diliyorum size beyefendi” diyeceksin.
Özellikle de gülmeyeceksin! Müşterileri kaçırmak mı istiyorsun sen?…
Gözlerini yuvarlayarak, işaret parmaklarını kulaklarının arkasından
dikerek müşterileri karşılamayı kimden, nereden öğrendin sen böyle?
Ne sanıyorsun sen kendini? İnsanlar buraya senin sırıtmanı seyretmek
için mi geliyorlar? Çekilmez oldun artık.
İçine bir alet takacağız senin ya da ameliyat ettireceğiz!

Bir altmış boyunda olan ve kırk yaşını dolduran Madam Tuvache
çabuk parlayan biri. Genellikle kısa kestirdiği kestane rengi saçlarını
kulaklarının arkasına atıyor, asimetrik perçemi bir hava veriyor saç biçimine.

Bir yandan bağırıp duran, bir yandan da arkasında sakladığı kâğıdı
gösteren annesinin karşısında dikilen Alan’ın kumral bukleleri ise adeta
bir vantilatörün etkisiyle uçuşuyor:

— Hem sonra, bu ne oluyor, okuldan getirdiğin bu resim?…

Kadın bir eliyle resmi uzatıyor ve konuşmaya başlıyor, öteki elinin
işaret parmağını da büyük bir öfkeyle vuruyor kâğıda:

— Bir yol bir eve çıkıyor, evin kapısı ve pencereleri açık,
gökyüzü masmavi ve güneş bütün ihtişamıyla parlıyor!…
Senin manzaranda niye hava kirliliği ya da bulut yok?
Nerede kafamıza Asya virüsleri sıçan göçmen kuşlar?
Nerede radyasyon, teröristlerin patlattıkları bombalar?
Bütünüyle gerçekdışı bir resim bu. Vincent ve Marilyn’in
senin yaşındayken yaptıkları resimleri bir görsen hayran kalırsın!

İntihar Dükkanı, Jean Teule (Sel Yayıncılık)İntihar Dükkanı, Jean Teule (Sel Yayıncılık)

İntihar Dükkânı – Jean Teule
1

Şöyle hoş, insanın içini açan bir ışığın hiç girmediği bir dükkân.
Giriş kapısının sol tarafındaki tek penceresinin önüne kartonlar dizilmiş,
kâğıt kutular sıralanmış. Kapının kulpuna da küçük bir kara tahta asılmış.

Tavandaki neon ışıklar, gri arabasının içindeki bebeğe yaklaşan
yaşlı bir kadının yüzünü aydınlatıyor:

— Aaa, gülüyor!

Pencerenin kenarında oturmuş, yazar kasanın önünde hesap yapan,
daha genç, başka bir kadın -dükkân sahibi– isyan ediyor:

— Ne dediniz? Benim oğlum gülüyor mu? Yok canım, gülmez o.
Ağzını oynatmıştır. Niçin gülsün ki?

Sonra yeniden hesaplarına dalıyor; bu sırada yaşlı kadın müşteri,
üstü açık bebek arabasının etrafından dolaşıyor.
Elindeki baston yüzünden, dengesini sağlayıp yürümekte zorlanıyor
gibi bir hali var. Katarakt perdesi inmiş gözlerindeki ölümü çağrıştıran,
karamsar ve şikâyetçi bakışlarıyla ısrar ediyor:

— Bence gülümsüyor.

— Çok şaşırtıcı bir şey bu, Tuvache ailesinde hiç kimse, hiçbir zaman
gülmemiştir! diyor bebeğin annesi ve yaşlı kadının söylediklerinin
doğru olup olmadığını anlamak için tezgâhın üstünden sarkıyor.

Tekrar kafasını kaldırıyor, kuş gibi boynunu uzatıyor ve sesleniyor:

— Mishima! Gel bak!

Döşemedeki küçük kapı ağız gibi açılıyor ve kel bir kafa çıkıyor
deliğinden fırlayan bir dil gibi:

— Ne var? Ne oluyor?

Mishima Tuvache kucağında bir çimento torbasıyla mahzenden çıkıyor;
karısı kendisine durumu anlatırken torbayı yere bırakıyor.

— Müşteri Alan’ın gülümsediğini iddia ediyor.

— Ne diyorsun sen Lucrèce?…

Kollarındaki çimento tozlarını silerken bebeğe yaklaşıyor adam,
kuşkulu bir tavırla, uzun uzun bakıyor ve bir teşhis koyuyor:

— Kesinlikle karnı ağrıyor bunun. Karınları ağrıdığında dudaklarında
böyle kıvrımlar oluşur…, diyor ellerini bebeğin önünde üst üste
getirip oynatarak. Kimi zaman gülümseme sanılır ama değildir.
Yüz buruşturmadır bu.

Sonra parmaklarını bebek arabasının alt kısmına sürüyor
ve yaşlı kadına açıklıyor durumu:

— Bakın. Dudak kenarlarını çenesine doğru aşağı çektiğimde, gülümsemiyor.
Surat asıyor, erkek ve kız kardeşleri de böyleydi doğduklarında.

Yaşlı kadın:

— Şimdi çekin ellerinizi yüzünden lütfen, diyor.

Adam söyleneni yapıyor. Yaşlı kadın çığlık atıyor:

— Görüyorsunuz işte, gülümsüyor.

Mishima Tuvache dikiliyor, göğsünü şişiriyor ve öfkeyle soruyor:

— Siz ne istemiştiniz?

— Kendimi asmak için bir ip.

— Oturduğunuz evin tavanı yüksek mi? Tam bilmiyor musunuz?
Şunu alın o zaman, iki metre yeter herhalde, diyor bir raftan kenevir ipi
alarak. Kaygan düğümü de hazır! Yapacağınız tek şey başınızı geçirmek…

Kadın ödeme yaparken bebek arabasına döner:

— Gülümseyen bir çocuk görmek insanın yüreğine su serpiyor.

— Evet, evet, öyledir! diye mırıldanıyor Mishima. Haydi, evinize gidin.
Orada yapacağınız iş daha önemli.

Yaşlı ve umutsuz kadın kasvetli bir gökyüzünün altında, omzuna doladığı
iple çıkıp gidiyor. Adam dükkândaki işine dönüyor:

— Öf, iyi yırttık! Amma da sıktı be. Gülümsemiyor işte.

Anne kendi kendine hareket eden bebek arabasına yakın bir yerde duruyor.
Yayların gıcırtısı arabanın içinden gelen neşeli mırıldanmalara ve gülme
seslerine karışıyor. Arabanın iki tarafındaki anne baba birbirlerine bakıyorlar,
perişan olmuş bir halleri var:

— Hiç iyi olmadı bu…

İntihar Dükkanı, Jean Teule (Sel Yayıncılık)İntihar Dükkanı, Jean Teule (Sel Yayıncılık)