İntihar Dükkanı

6,9/10  (16 Oy) · 
36 okunma  · 
10 beğeni  · 
733 gösterim
Karanlığın içinde tabelası parıldıyor: İntihar Dükkânı. Hayatın yüküne dayanamayanlar son alışverişlerini yapıyorlar.

Zehirler, ipler, tıraş bıçakları ya da daha ilginç intihar yöntemi paketleri... Nesillerdir müşterilerinin son anlarında kullandıkları malzemeleri temin eden bu aile şirketine, bir gün sizin de yolunuz düşebilir.

Tabii dengeleri değiştiren bir sürpriz sizden önce bu karanlığı aydınlatmazsa...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2011
  • Sayfa Sayısı:
    144
  • ISBN:
    9789755705460
  • Orijinal Adı:
    Le Magasin Des Suicides
  • Çeviri:
    İsmail Yerguz
  • Yayınevi:
    Sel Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Onur Erol 
12 Nis 14:50 · Kitabı okudu · 2 günde · 7/10 puan

Kitap oldukça akıcı, çok fazla diyalog içeren enteresan bir kitap. Sonu da oldukça enteresan bitiyor. İntihar Dükkanı sanılanın aksine mizahi yönü ağırlıklı bir kitap ama içinde bolca ironi kullanılmış. Konuya gelirsek üç çocuğu olan Madam Lucrecre ve Mösyö Misimha'nın işlettiği bir dükkan var bu dükkan ve insanların intihar etmesi yardımcı olmak için bir takım ürünleri satıyor. Kitap tamamen bu dükkana gelen müşteriler ile olan olayları kapsıyor. Ailenin kendi içinde yaşadığı bazen dramatik çokça komik olaylarda kitaba renk katmış. Ben keyif aldım. Tavsiye ederim.

filiz güngör 
01 May 00:19 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Kitap bana tamamen süpriz yaptı içeriğiyle. Şaşırmakla birlikte sevdim, güldüm, düşündüm ve kendimi yolda pamparapam pam pamm diye ritim tutarken buldum (:
Ve Alan, ne güzelsin.
Anneciğinin de dediği gibi:
"Onun yanında yaşam kemanla çalınan bir ezgi sanki."

Bahar Erdal 
24 Mar 20:13 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

İnanılmaz. Sanırım kitabı anlatmak için başka bir sıfat uygun düşmezdi. Akıcı bir hikaye, merak uyandıran satırlar. Belki kahramanı Alan kadar güzel ve umutla baksaydık dünyaya, başka bir son yazabilirdik.

Kitaptan 20 Alıntı

Onur Erol 
12 Nis 14:42 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Çevremde sizin gibi cömert insanların saysı biraz daha fazla olsaydı ya da annem babam sizin gibi ilgili, koruyucu insanlar olsaydı ben de şimdi bu durumda olmazdım...

İntihar Dükkanı, Jean Teule (Sayfa 92 - Sel)İntihar Dükkanı, Jean Teule (Sayfa 92 - Sel)
filiz güngör 
05 May 07:39 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Güzel bir ad Noèmie... Sevin Noèmie'yi. Ne kadar sempatik olduğunu göreceksinis. Evinise götürün maskesini. Sis ona gülümseyin, o da sise gülümseyecek. Ona iyi bakın, sevgiye ihtiyacı var. Yıkayın, koku sürün, şık giydirin, iyi hissetsin. Onu kabullenmeye çalışın. Sisin dostunus, sırdaşınıs olacak ve birbirinisden ayrılmayacaksınıs hiç. Birlikte gülüp eğleneceksinis!..."

İntihar Dükkanı, Jean Teule (Sayfa 106)İntihar Dükkanı, Jean Teule (Sayfa 106)
filiz güngör 
05 May 07:24 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Biçimler siliniyor ve düş oluyorlar ama birdenbire geçmişinin korkunç bulutları ortaya çıkıyor içinde, dizlerini yavaş yavaş büküyor bu bulutlar."

İntihar Dükkanı, Jean Teule (Sayfa 125)İntihar Dükkanı, Jean Teule (Sayfa 125)

İntihar Dükkânı – Jean Teule
2

— Alan!… Kaç kez söylemek gerekiyor sana bunu?
Buradan çıkan müşterilere “görüşmek üzere” denmez.
“Elveda” denir çünkü bir daha gelmeyecekler.
Bunu bir gün kafana sokmayı becerebilecek misin?

Dükkânda çok sinirlenen Lucrèce Tuvache, arkasındaki kasılmış
ellerinin arasında öfkesinin ritmiyle titreyen bir kâğıt saklıyor.
Şortunu giymiş karşısında sırıtarak dikilen küçük oğlunu azarlıyor,
ders veriyor ona.

— Sonra, içeri insanlar girdiğinde şarkı söyler gibi (taklidini yapıyor)
“Günaydın, iyi münler, falan” demeyi bırak. İç karartıcı, ölümcül biri
gibi konuşacaksın: “Kötü bir gün, hanımefendi…” ya da
“Kapkaranlık bir gece diliyorum size beyefendi” diyeceksin.
Özellikle de gülmeyeceksin! Müşterileri kaçırmak mı istiyorsun sen?…
Gözlerini yuvarlayarak, işaret parmaklarını kulaklarının arkasından
dikerek müşterileri karşılamayı kimden, nereden öğrendin sen böyle?
Ne sanıyorsun sen kendini? İnsanlar buraya senin sırıtmanı seyretmek
için mi geliyorlar? Çekilmez oldun artık.
İçine bir alet takacağız senin ya da ameliyat ettireceğiz!

Bir altmış boyunda olan ve kırk yaşını dolduran Madam Tuvache
çabuk parlayan biri. Genellikle kısa kestirdiği kestane rengi saçlarını
kulaklarının arkasına atıyor, asimetrik perçemi bir hava veriyor saç biçimine.

Bir yandan bağırıp duran, bir yandan da arkasında sakladığı kâğıdı
gösteren annesinin karşısında dikilen Alan’ın kumral bukleleri ise adeta
bir vantilatörün etkisiyle uçuşuyor:

— Hem sonra, bu ne oluyor, okuldan getirdiğin bu resim?…

Kadın bir eliyle resmi uzatıyor ve konuşmaya başlıyor, öteki elinin
işaret parmağını da büyük bir öfkeyle vuruyor kâğıda:

— Bir yol bir eve çıkıyor, evin kapısı ve pencereleri açık,
gökyüzü masmavi ve güneş bütün ihtişamıyla parlıyor!…
Senin manzaranda niye hava kirliliği ya da bulut yok?
Nerede kafamıza Asya virüsleri sıçan göçmen kuşlar?
Nerede radyasyon, teröristlerin patlattıkları bombalar?
Bütünüyle gerçekdışı bir resim bu. Vincent ve Marilyn’in
senin yaşındayken yaptıkları resimleri bir görsen hayran kalırsın!

İntihar Dükkanı, Jean Teule (Sel Yayıncılık)İntihar Dükkanı, Jean Teule (Sel Yayıncılık)
Bahar Erdal 
24 Mar 20:39 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Resimde bir akvaryum var, akvaryumun dibinde bir mektup ve mektupta Goodbye yazısı okunuyor. Akvaryumun üstündeki bir balonun ipine bağlı kırmızı bir balık uçuyor. Suyun içinde kalmış başka bir balık kabarcıklar çıkarıyor ve bağırıyor ona doğru: No Brian! Don't do it!

İntihar Dükkanı, Jean Teule (Sayfa 97)İntihar Dükkanı, Jean Teule (Sayfa 97)
filiz güngör 
05 May 07:22 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Ay gibi uzun ve hoş kirpikli göz kapakları kapalı, onda her şey çağla hiç uyumlu olmayan umutlar doğuruyor."

İntihar Dükkanı, Jean Teule (Sayfa 124)İntihar Dükkanı, Jean Teule (Sayfa 124)
filiz güngör 
05 May 07:27 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Bu maskenin aynasında kendinizi seyretmeyi öğrenin, matmazel. Biraz daha seyredin kendinizi ve evinize götürün onu. Banyoya ya da başucu sehpanıza koyarsınız."

İntihar Dükkanı, Jean Teule (Sayfa 103)İntihar Dükkanı, Jean Teule (Sayfa 103)

İntihar Dükkânı – Jean Teule
1

Şöyle hoş, insanın içini açan bir ışığın hiç girmediği bir dükkân.
Giriş kapısının sol tarafındaki tek penceresinin önüne kartonlar dizilmiş,
kâğıt kutular sıralanmış. Kapının kulpuna da küçük bir kara tahta asılmış.

Tavandaki neon ışıklar, gri arabasının içindeki bebeğe yaklaşan
yaşlı bir kadının yüzünü aydınlatıyor:

— Aaa, gülüyor!

Pencerenin kenarında oturmuş, yazar kasanın önünde hesap yapan,
daha genç, başka bir kadın -dükkân sahibi– isyan ediyor:

— Ne dediniz? Benim oğlum gülüyor mu? Yok canım, gülmez o.
Ağzını oynatmıştır. Niçin gülsün ki?

Sonra yeniden hesaplarına dalıyor; bu sırada yaşlı kadın müşteri,
üstü açık bebek arabasının etrafından dolaşıyor.
Elindeki baston yüzünden, dengesini sağlayıp yürümekte zorlanıyor
gibi bir hali var. Katarakt perdesi inmiş gözlerindeki ölümü çağrıştıran,
karamsar ve şikâyetçi bakışlarıyla ısrar ediyor:

— Bence gülümsüyor.

— Çok şaşırtıcı bir şey bu, Tuvache ailesinde hiç kimse, hiçbir zaman
gülmemiştir! diyor bebeğin annesi ve yaşlı kadının söylediklerinin
doğru olup olmadığını anlamak için tezgâhın üstünden sarkıyor.

Tekrar kafasını kaldırıyor, kuş gibi boynunu uzatıyor ve sesleniyor:

— Mishima! Gel bak!

Döşemedeki küçük kapı ağız gibi açılıyor ve kel bir kafa çıkıyor
deliğinden fırlayan bir dil gibi:

— Ne var? Ne oluyor?

Mishima Tuvache kucağında bir çimento torbasıyla mahzenden çıkıyor;
karısı kendisine durumu anlatırken torbayı yere bırakıyor.

— Müşteri Alan’ın gülümsediğini iddia ediyor.

— Ne diyorsun sen Lucrèce?…

Kollarındaki çimento tozlarını silerken bebeğe yaklaşıyor adam,
kuşkulu bir tavırla, uzun uzun bakıyor ve bir teşhis koyuyor:

— Kesinlikle karnı ağrıyor bunun. Karınları ağrıdığında dudaklarında
böyle kıvrımlar oluşur…, diyor ellerini bebeğin önünde üst üste
getirip oynatarak. Kimi zaman gülümseme sanılır ama değildir.
Yüz buruşturmadır bu.

Sonra parmaklarını bebek arabasının alt kısmına sürüyor
ve yaşlı kadına açıklıyor durumu:

— Bakın. Dudak kenarlarını çenesine doğru aşağı çektiğimde, gülümsemiyor.
Surat asıyor, erkek ve kız kardeşleri de böyleydi doğduklarında.

Yaşlı kadın:

— Şimdi çekin ellerinizi yüzünden lütfen, diyor.

Adam söyleneni yapıyor. Yaşlı kadın çığlık atıyor:

— Görüyorsunuz işte, gülümsüyor.

Mishima Tuvache dikiliyor, göğsünü şişiriyor ve öfkeyle soruyor:

— Siz ne istemiştiniz?

— Kendimi asmak için bir ip.

— Oturduğunuz evin tavanı yüksek mi? Tam bilmiyor musunuz?
Şunu alın o zaman, iki metre yeter herhalde, diyor bir raftan kenevir ipi
alarak. Kaygan düğümü de hazır! Yapacağınız tek şey başınızı geçirmek…

Kadın ödeme yaparken bebek arabasına döner:

— Gülümseyen bir çocuk görmek insanın yüreğine su serpiyor.

— Evet, evet, öyledir! diye mırıldanıyor Mishima. Haydi, evinize gidin.
Orada yapacağınız iş daha önemli.

Yaşlı ve umutsuz kadın kasvetli bir gökyüzünün altında, omzuna doladığı
iple çıkıp gidiyor. Adam dükkândaki işine dönüyor:

— Öf, iyi yırttık! Amma da sıktı be. Gülümsemiyor işte.

Anne kendi kendine hareket eden bebek arabasına yakın bir yerde duruyor.
Yayların gıcırtısı arabanın içinden gelen neşeli mırıldanmalara ve gülme
seslerine karışıyor. Arabanın iki tarafındaki anne baba birbirlerine bakıyorlar,
perişan olmuş bir halleri var:

— Hiç iyi olmadı bu…

İntihar Dükkanı, Jean Teule (Sel Yayıncılık)İntihar Dükkanı, Jean Teule (Sel Yayıncılık)
2 /