Gülümsemelerimiz bile politiktir. Kahkaha ortadan kalktı, neşe neredeyse bilinmiyor ve coşkulu olmak neredeyse imkansız, çünkü buna izin verilmiyor. Mutsuzsan kimse deli olduğunu düşünmez. Coşku içinde dans ediyorsan herkes delirmiş olduğunu düşünür.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tek görevin mutlu olmak. Mutlu olmayı ibadet haline getir. Mutlu değilsen her ne yapıyorsan orada bir terslik var ve ciddi bir değişime ihtiyaç duyuluyor demektir. Bırak mutluluk belirleyici olsun.
Ben bir hedonistim. Ve insanın tek kriteri mutluluktur. O yüzden bir şey yaptığında hep neler olduğuna bak: eğer evde huzurlu veya rahatsan işler yolundadır. Kriter budur; başka hiçbir şey kriter olamaz. Senin için doğru olan bir başkası için yanlış olabilir; bunu da unutma. Çünkü sana kolay gelen bir başkasına kolay gelmeyebilir; ona da başka bir şey kolay geliyordur. O yüzden bu konuda evrensel bir kural yok. Her birey bunu kendisi çözmek zorunda. Sana kolay gelen nedir?
Beden tüm gizemleri kapsıyor, evrendeki tüm gizemleri; o minyatür bir evren. Bedenle evren arasında sadece miktar farkı var. Nasıl ki tek bir atom maddenin tüm sırlarını taşıyor, beden de evrenin tüm sırlarına sahip. İnsanın dışarıda sır arayışına girmesi gerekmiyor, sadece kendi içine dönmesi yeterli.
Öfkenin varolabilmesi için belli bir ritimde veya kesik kesik nefes almak gerekir.
Derin nefes alırsan öfkenin dışarı vurması imkansızlaşır. Bilinçli olarak derin nefes alıyorsan, öfke kendini ifade edemez. Öfkenin farklı bir nefes alma yöntemi vardır. Bunu senin yapmana gerek yok; öfke kendisi halleder. Derin nefes alınca kızamazsın.
Ayrıca aklın yer değiştirir. Kızdığında ve derin nefes almaya başladığında aklın öfkeden nefes almaya kayar. Beden kızacak durumda değildir, akıl da konsantrasyonunu başka bir şeye doğrultur. O zaman öfkelenmek zorlaşır. Bu yüzden Japonlar yeryüzündeki en kontrollü insanlardır. Bu sadece çocukluktan gelen bir eğitim sayesinde olur.
Ölümden daha korkunç şey olur mu? Diyeceksiniz. Olur. Felaketlerin en büyüğü akıldır. Onu yarım yamalak bile olsa bulduktan sonra kaybetmek, ölümlerin içinde en dehşetlisidir.