ve ben uzun satırlar içinde düşüncelerin işaretleri olan harflere bakıyor, bir türlü akıl erdiremiyorum; düşünceleri öldürdüm mü, yoksa canlandırdım mı diye.
Dünya ile ben, birdenbire birbirimiz için birer sır olduk; karşılıklı olarak şaşkınlıkla bakıştığımız halde, birbirimizi ne tanıyabiliyor, ne de anlayabiliyoruz artık.
Beynimin mağazalarında birikmiş olan düşüncelerin hiçbiri yalnız kendisi için yaşamıyor, mutlaka bir başka düşünceye bağlı oluyor ve bu düşünceler birbirini çekiştirip durdukları halde, aralarında yine de bir düzen bulunuyor. Nasıl olduğunu bilmiyorum ama bunca düşünce arasında daima bir tek düşünce sıyrılıp aydınlığa kavuşuyor ve sonuç olarak da insanı ya üzüyor ya da teselli ediyor. Arada bir unutulup kalacaklarından korkuyorlarmış gibi, sabırsızlıkla itişip kakıştıkları, birbirinin üstüne çıkmaya çalıştıkları da oluyor.