Doğan Cüceloğlu diyor ki: "Kimsenin görmenin ne olduğunu bilmediği bir yerde, gören bir kişi bir şey gördüğü zaman tehlikeye giriyor ve ona deli diye, tehlikeli diye bakıyorlar."
O halde söylenmesi gereken nedir? Sadece ve sadece şu: Felsefe bölümünden mezun Antilli bir genç, sırf derisinin renginden ötürü öğretmenlik sertifikasına başvurmayı reddettiği zaman, ona derim ki, felsefe kimseyi kurtarmamıştır şimdiye kadar. Biri kalkıp da bana Siyah adamın en az Beyaz adam kadar zeki olduğunu kanıtlamaya çalıştığı zaman, ona derim ki, zekâ kimseyi kurtarmamıştır şimdiye kadar. Evet, böyle derim, çünkü zekâya ve felsefeye insanların eşitliğini kanıtlamak için başvurulacaksa eğer, onlara insanların imhasını meşrulaştırıcı silahlar olarak da sık sık başvurulduğu unutulmamalıdır asla.
Eğer insan realitesinin temel yoksunlukları, temel yetersizlikleri felsefi düzeyde tartışma götürmüyorsa, o zaman herhangi bir makinedeki arıza ve aksaklıklardan söz eder gibi, onları basit "arızalar" olarak psikanalitik düzlemde sorgulamak isterim.