Siyerden ziyade kendi yorumuyla ancak gerçeğin dışına çıkmadan, bir şairin zarif diliyle ne de güzel anlatılmış. Yüce Allah'ın dahi Kuran'da Resulünün ismini direkt olarak zikretmemesini kavramış ve kitap boyunca tek cümlede dahi M... ismini söylememiştir. Edep... Nasıl deriz kitabın şu kısmı çok etkikeyiciydi diye, hangi had ile? Ama, ama'dan önceki yazdıklarımı hiçe saymak olmasın, Resullah'ın (S.A.V) Cenabı Allah ile kavuşmasını, bu fani dünyadan ebedi hayata geçişini okudukça sanki 1400küsür yıl önce oradaydık da O'ndan yeni ayrılmışız gibi hissettirdi. Allah bize bu duyguyu azıcık da olsa hissettirdi diye sevinsem mi yoksa bunca zaman ümmetiyim elhamdülillah dediğim güzel peygamberimizi nasıl da geç tanıdık, nasıl da geç kıymetini anladık(ki kıymetini anlamak şöyle dursun biraz kalbimize istikamet çizdirdiysek ne mutlu) bu ahir zamanda kaybolup giderek diye üzülsem mi? Ne de güzel, ne de edep ile, ne de severek, bir kitap için ne kadar zaman vererek yazmışsın Üstad. Selam olsun Resullullah'a ve Ashabına. Allah'ın rahmeti ve bereketi önce sizlerin sonra bu kıymetli eseri bizlere bırakan Üstad Necip Fazıl'ın üzerine olsun inşaAllah...
Okuyun, okutun zamanında okumak şöyle dursun evinde bulundurmaya bile müsade edilmeyen bu kitabı...