Hilal

Hilal
@Hilalceken
Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) bir hutbesinde buyurdular ki: “Ey insanlar, günler geçiyor, ömürler tükeniyor, bedenler eskiyor. Ve muhakkak gece ve gündüz, okların hedeflerine koşuştuğu gibi koşuşuyor. Uzakları yaklaştırıp her yeniyi eskitiyor. Ey Allâh’ın kulları şu sözlerimde nefsin arzu ve isteklerinden alıkoyacak, sâlih amellere rağbet ettirecek (nasîhatler) vardır.” Ensâr’dan bir zât Resûlullah Efendimize (s.a.v): “İnsanların en akıllısı kimdir?” diye sorması üzerine “Ölümü en çok hatırlayan ve ona en iyi şekilde hazırlanan kimselerdir. İşte bu kimseler dünya şerefi ve âhiret kerâmetlerine nâil olarak bu dünyadan giderler.” buyurdular. (Edebü’d-Dünyâ ve’d-Din)
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
goethe diyor ki; “insan kalbinde ne taşırsa dünyayı da öyle görür.” ismet özel bunu; “neyi bastırdıysan göğsüne, göğsünü soludukça büyüyen odur.” diye anlatmış. bu böyledir. insan neyle beraberse o olur ona dönüşür. neye sarıldıysa, dünyaya onun gözüyle bakmaya başlar ve değişir.
Ne güzel özetlemiş Nuri Pakdil; “Yapayalnız dolaşıyor bu çağın insanı, çünkü birlikte yürüyecek kadar güvenmiyor kimse birbirine.”🍃
Sevgili Peygamberimiz H.z. Muhammet ( s.a.v. ) sahabeleriyle birlikte otururlarken, içeriye Ebu Leheb girer ve Peygamberimiz ( s.a.v. )'e; - Ya Muhammet ( s.a.v. ), ömrümde bir çok insan gördüm, senden çirkinini görmedim, sen ne kadar çirkinsin. Demiş. Peygamberimiz ( s.a.v. )'de O'na; - Haklısın Ya Ebu Leheb. Demiş. Bir süre sonra içeriye H.z. Ebu Bekir ( r.a ) girer ve tevafuk bu ya, Peygamberimiz ( s.a.v. )' e dönüp; - Ey Allah'ın Resulü ( s.a.v. ), çok kişiler gördüm ama senden daha güzeline hiç rastlamadım, sen ne güzel bir insansın. Demiş. Peygamberimiz ( s.a.v. )'de H.z. Ebu Bekir ( r.a )'ye dönerek; - Haklısın Ya Ebu Bekir ( r.a. ). Demiş. İçerde bulunan sahabeler bu duruma şaşırır ve içlerinden biri dayanamaz ve sorar; - Ya Muhammet ( s.a.v. ), bu nasıl olur? Ebu Leheb sana ne kadar çirkinsin dedi, haklısın dedin, daha sonra H.z. Ebu Bekir ( r.a. )'de sana dönüp senden başka güzel görmediğini söyledi, O'na da haklısın dedin. Bu nasıl iştir? Demiş. Güzeller güzeli Resulümüz ( s.a.v )'in yanıtı gecikmemiş; - Kişi, kişinin aynasıdır, her ikisi de kendisinde olanı bende gördüler. Demiş... Ne kadar manalı, ne denli güzel bir söz...Yüreğinde olanını karşındakinde görmek. Burada önemli olan öze inmek...derine, çok daha derine inebilmek...işte o zaman asıl güzelliği idrak edebilecek ve her baktığını güzel görebileceksin... Unutma! Kusurlu olan göz, kusurlu görür !!!
Hoca, Uhud dağına uzun uzun bakıp sormuş; -Okçular tepesini terk eden sahabeler kimdi? Cevap yok.. Tekrar etmiş.. -Okçular tepesini terk eden sahabeler kimdi?!!! Sonunda muhibbanları mahçup bir şekilde; -Bilmiyoruz hocam.. demişler. İşte o an her birimizin beynini, kalbini titretmesi gereken şu kelamlar dökülmüş dilinden.. Okçular tepesini terk eden sahabeler kimdi? İnanın bunu bende bilmiyorum.. Aslında hiç kimse bilmiyor! Bu asla İslam tarihinde de yazmaz.. Hatta o okçular kimdi öz çocukları da bilmez, karıları da bilmez. Çünkü Ashab-ı kiram kimseye söylememiş, saklamış! Radiyallahu Teala Anhum Ecmain.. Ağızlarından bu konu hakkında hiçbirşey çıkmamış. Hatta ve hatta yıllar sonra Cemel, Sıffın gibi hadiselerde birbirlerine ters düştükleri vakitlerde bile; -Sen zaten Uhud'da da tepeyi terketmiştin!" dememişler! Orada dahi birbirlerini hataları ile vurmamışlar. Ya Rabbi.. Bu nasıl bir ahlak..