İnsan teknoloji karşısında kendini aciz hissetmektedir. Kendi eliyle meydana getirdiği teknoloji, bu insanın karşısında tanrısal, mistik bir güce sahip olmuş gibidir, insan kendini, onun karşısında aciz hissetmekte, ondan medet ummaktadır. Kısaca, bu insan, teknolojiye kulluk etmektedir.
İletişim araçlarının geçmişin hiç bir döneminde görülmediği biçimde çoğaldığı ve günlük hayatımızı doğrudan etkilediği bir dünyada, insanların fertler olarak iletişimsizlikten bu kadar yakındığı bir tablo ile karşılaşıyorsa, bu işte bir bozukluğun olduğunu teslim etmek zorundayız demektir.