suyu bulandırmayalım
belki bu akan su gidiyor ayağına bir kavağın
yıkasın diye bir kalbin kederin
belki bir dervişin eli
kurumuş ekmeğini suya banmıştır
güzel bir kadın su kenarına gelmiştir
suyu bulandırmayalım
güzel yüz ikiye katlanmış!
Sohrab Sepehri
biz gamsız sarhoşlarız, aydın karanlıklarız
hem kadehle solukdaş, hem ayrılıklarız!
sevgilinin kaşları eğdi kaderimizi
o günden bugüne dek düşmüş yaratıklarız.
ey gülüm, sen daha dün parçaladın göğsünü
ama biz ta doğuştan kızıl şakayıklarız!
lale gibi ortada yalnız kadehi görme
şu yaramıza da bak, gör nasıl aşıklarız.
Hafız-ı Şirazi
Ey Temiz huylu zahit,rintleri ayıplama
Başkalarının günahını yazmayacaklar ki sana.
İyiysem de kötüysem de sen git kendi işine bak
Herkes kendi ektiğini biçecektir sonunda.
İster ayık ister sarhoş, herkes yâre taliptir.
Her yer aşk evidir, isten mescit ister havra.
Ezeli lütuftan ümitsiz kılma beni
Ne bilirsin kim güzel kim çirkin perde ardında
Takva perdesi dışına sadece ben düşmedim
Ebedi cenneti elinden kaçırmıştı babam da
Ey Hafız ecel günü bir kadeh geçirirsen ele
Seni meyhaneden cennete götürürler doğruca
Hafız-ı Şirazi
Arza hacet yok, halim sana ayandır. Dile gerek yok, sessizliğim sana beyandır. Söze lüzum yok, susuşum sana kelamdır. Kelama ihtiyaç yok, aşk sana figandır.
Şems-i Tebrizî