Hilal Aras

İstanbullu Gelin
Vaktinde yaşamak istediğini yaşayamayan hep ters yöne koşuyor .
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
İstanbullu Gelin
-Bazen böyle zamanlarda üstüne gitmemek lazım + Bazen de üstelemek gerekiyor , kendileri kırılıp dökülmesin diye bazen üstelemek gerekiyor onlara rağmen üstelemek gerekiyor. - Ben böyle bir otoriteye inanmıyorum. Kendi çocuğuma da bunu yapmicam + Hata edersin . Çünkü her çocuğun otoriteye ihtiyacı vardır , dozu tartışılır. Ama gerekliliği tartışılmaz. Bak anne bir koza gibidir, eğer çok yumuşak olursa kelebeğin kanatları güçlenemez hayata dayanamaz .
İstanbullu Gelin
İlk taşı yanlış koyduğumu o kadar geç gördüm ki , hayatımı o konağa taş taş ben ördüm. Kırk yıl hiç sorgulamadan inandığım doğrularla yaşadım. O çocukları da o doğrularla ben yetiştirdim. Yani şimdi ağızlarından çıkan her itiraz aslında benim itirazım. Bir başkası bunu yaşasaydı ben de yargılardım. Demek ki insan yaşayamadığı için yargılıyormuş , yaşayamadıkları ile yargılıyormuş , yargılamayı da ben öğrettim onlara . Yani kafalarındaki anneyi değiştiremiyorum. Ne ektiysem onu biçiyorum. Ama şimdi hasatı beğenmedim diye tarlayı mi yakayım?
İstanbullu Gelin
Hepimizin hayatta kaçırdığı trenler vardır, bazı şeyler zamanında yapıldığında doğrudur.
İstanbullu Gelin
Kalbini okuyamadığın kimsenin satırlarını da okumayacaksın