'Ben sizden de değilim, diğerlerinden de.'
Ben, ölüme dair yemin etmeyenlerden, tehdit savurmayanlardan, dinini ve ırkını aklının yerine koymayanlardanım. 'Ben hâlâ şiir okuyanlardanım.'
Bu özleyişte bir sebep yok muydu?
Elbette vardı. Selim şimdi beyninde ve gönlündeki kasırga arasında onu seçmek üzere idi. Adını koymak için bu kasıp kavurucu, kök söktürücü kasırganın bir an yavaşlamasını bekliyor, fakat yavaşlamasını da istemiyordu. Kasırga hoşuna gidiyor, kendisine yaşama arzusu veriyor, enerjisini arttırıyordu. Sarhoş gibiydi. Sarhoştu.
Bu sarhoşluğun ebedi olmasını istiyordu.