Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·352 syf.·
Beğendi
·
2018 45. kitabı
"Bu incelemeyi okuma gereği duymuyor olabilirsiniz ama kitabı lütfen okuyun hemi." Aah ah! Bu kitabı okumama mani olan yeşil gözlü sevdiğim, ben şimdi sana ne diyeyim. Bu muhteşem eseri bir yıl önce okumama mani olsan da yine de senin canın sağolsun. "Atsız'ı seviyorum ve saygı duyuyorum," diye nutuklar atan ben, onun bir eserini dâhi okumamış olmanın utancıyla yaşayamayacağımı anladım ve kitabı alıp bir solukta okudum. İki soluk da olabilir.. Ufacık SPOİLER içeriyor olabilir!!!!!! Askerliğe aşık olan birinin "vatan haini" ilan edilip görevinden alınması.. Ne kadar gurur kırıcı, onur zedeleyici bir durum. Bunun acısını kelimelerle tarif edebileceğimi düşünmüyorum. Ve bunun sonucunda Yüzbaşı Selim Pusat artık "Ruh Adam"a dönüşmüş idi. İnsanlardan tiksiniyor ve harp kitaplarıyla meşgul oluyordu bizim Ruh Adam. Taa ki karşısına yeşil gözlü, büyüleyici kız ( Güntülü ) çıkana kadar. Ve bunun devaminda yasak aşk. Neden bilmiyorum ama ( biliyorum da bilmezlikten geliyorum sanırım) bu kitap beni çooook derinden etkiledi. Zaman zaman tüylerimin diken diken olmasına bazı zamanlar da gözlerimin dolmasına neden oldu. Harika bir kitap HARİKA! Kitabı okumanızı şiddetle değil sevgiyle öneriyorum.
1000Kitap
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · İrfan Yayıncılık · 201534bin okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2021 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2021 13:10
"Mutlak seveceksin beni bundan kaçamazsın" gibi aşk şiirinin yoğunluğu Selim Pusat'ın ne denli derin bir aşk acısı çektiğini ve bu acıların düşünce yapısına nasıl yansıdığını çok iyi gösteriyor ve kendi nefsi ile mücadele eden Selim' in macerasını anlatıyor. Özellikle mahkemede sorgulandığı kısım çok iyi kaleme alınmıştı sanki bir film izler gibi okudum. Sembollerle dolu bir kitap ve insanın kendisine sormaya korktuğu sorularla boğuşan bir insanın dünyası. Keyifli okumalar..
Edebiyat
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · İrfan Yayıncılık · 201534bin okunma
Izdırap çekiyorum sen de beni seviyor musun?
8/10
·328 syf.·
Beğendi
·
2023 16. kitabı
Hayattaki her şeyi sevgisi, nefreti, hüznü, aşkı mesleği olan bir adamdan mesleğini alırsanız adama ne olur? Ondan geriye ne kalır? Peki yüzlerce yıl önce meydana gelen bir olayın laneti hala devam eder mi? Peki bu lanet ne kadar daha devam edecek? Bu lanetin bir gün sizi bulma ihtimali var mı? Kitap askerlik mesleğini hayatının merkezine koyan Selim Pusat'ın hiç beklemdiği anda mesleğinin elinden alınması ile aslında hayatta savaş ve askerlikten başka durumların mevcut olduğunu fark etmesi ve kendine yasakladığı duyguları yaşamasıyla başından geçen olayları anlatıyor. Bu olaylar sırasında Selim Pusat'ın ruhunun derinliklerine iniyor ve orada kopan fırtınaların hayatını nasıl etkilediğini görüyoruz. İnsanın mantığı ve ruhun çelişmesi sonucu meydana gelen olayları Selim Pusat nasıl karşılıyor kitap boyunca bunu görüyoruz. Kitabın sonunda ise bize başta anlatılan efsane acaba Pusat'ı mı buldu diye sorduruyor.
Edebiyat
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · İrfan Yayıncılık · 201534bin okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2021 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2021 00:00
Selim Pusat karakterini fazlasıyla hissedeceğiniz, neler oluyor bu yaşananlar gerçek mi hayal mi diyeceğiniz bir roman. Selim kralcılık fikri suçundan görevinden olur ve bütün sorumluluk eşi Ayşe'ye kalır. Selim var ile yok arasında yaşarken kendisinden 25 yaş küçük bir kıza Güntülü'ye aşık olur. Bir de aklından çıkmayan Prenses Leyla var tabi...
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · İrfan Yayıncılık · 201534bin okunma
10/10
·308 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
Nihal Atsız’a büyük önyargımı yıkan kitaptır. Aslında psikolojik bir roman olarak görünse de esasında otobiyografi özelliği de taşımaktadır. Ana karakter Selim Pusat’ın hayat örgüsü, gayet romantik ve iç dünyasında fantastik bir akış sergilemektedir. Atsız’ın diğer kitaplarını okumama sebep olup kendisine hayranlığımı kazandırmıştır. Atsız’ın hayatını da yaşadıklarını da gerçek hayatı ile karşılaştırdığımızda bir iç muhasebe de söz konusudur. Kanımca Türk Edebiyat Tarihinin en güzide şiirlerinden biri olan “Geri Gelen Mektup” şiiri bu kitapta okuyucusuyla buluşmaktadır.
Edebiyat
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · İrfan Yayıncılık · 201534bin okunma
Ruh Adam
Puan vermedi
[Hüseyin Nihal] Atsız - Kapak: Olcay Okan - Ötüken Yayınevi - Murat Matbaası - İstanbul 1972 - Birinci basım [ilk baskı] - 301+2 sayfa. İlk baskı görseline aşağıdaki bağlantıdan ulaşılabilir. — İlk baskı - literaturk.com/804
Edebiyat
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · İrfan Yayıncılık · 201534bin okunma
“Ruh Adam”
8/10
·328 syf.··
2021 37. kitabı
İlk kez okuduğum Nihal Atsız ve “Ruh Adam” ile birlikteyim. Yazar şahsın ismi malumumuz ancak Sabahattin Ali ile aralarının pek iyi olmamasından (eski dost) dolayı bu zamana kadar okumamıştım bir yandan merak da ediyordum yazı ve edebi dilini. Öncelikle arkadaşımın önerisi/ kitabı ile ve de İlber Ortaylı’nın da “Bir Ömür Nasıl Yaşanır”da Nihal Atsız’dan bahsetmesi okumama vesile oldu diyebiliriz. Edebi dilini farklı buldum, yer yer Türk usulü mistik bir anlatım vardı. Yazarın kendi şiirlerinden olan “Mutlak Seveceksin” i ve diğer şiirlerini aralara serpiştirmesi başarılıydı. :) (Bu şiiri seviyorum galiba.. :) ) Roman baş karakterlerinden olan “Selim Pusat“ garip biri... Kitap boyunca hem Ayşe’yi hem beni üzdü. Ahh Ayşe ne güzel seversin sen öyle... Ama Atsız döneminde de günümüzde de seven, anlayan, sadakat duyan kadınlar bunu yaşıyor işte. Gel de sev!.. Roman konusu işlenirken handikaplar, olmamışlıklar ve belki de reenkarnasyon vardı. Tüm bu olanların sembolik bir biçimde anlatıldığı düşünülürse ben o sembolü pek alamadım sanırsam ki. Kıyaslamak istemiyorum ama Sabahattin Ali hikayelerine baktığımda ülkesinde yaşanan sorunlara, haksızlığa, adaletsizliğe; emekçinin emeğini zayi eden patrona, fakire kötü davranan zengine, köylüyü ezen şehirliye dair gerçek diyebileceğimiz hikayeler yazan kişi vatan haini damgası yiyor ve bunları yaptığı için işkence ile öldürülüyor diğer tarafta sadece bu kitap bazında baktığımda güzel eşi Ayşe ve çocuğu için şükretmeyen, ne istediğini bilmeyen, insanları sevmeyen/ saymayan bir karakteri buluyoruz. Osmanlı veliahtları, prensesler, harem vari birden fazla aşklar, bir de erkeğe her şey mübâh kadına gelindiğinde kız ve kadın ayrımı!.. Neyse fanları/
1000Kitap Gerçek Okurlar
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · İrfan Yayıncılık · 201534bin okunma
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2019 8. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2019 20:13
Her Türk milliyetçisi gibi bende Hüseyin Nihal Atsız'ın adını daha evvelden işitmiştim fakat onun edebi yönüne az evvel bitirdiğim "Ruh Adam" kitabıyla başladım. Kitap'da Selim Pusat'ın her Türk erkeğinde olması gereken askerlik mesleğinin gerekliliklerini yerine getiremediği için duyduğu vicdan azabıyla birlikte Atsız'ın "Aşk, şehvetin ete kemiğe bürünmüş halidir." düsturuyla içinde bulunduğu aşk ve melankoli halini fazlasıyla betimlenmiştir. Selim içinde bulunduğu bu halin yükünü kaldıramayıp kitabın sonunda bilinmezliklere gitmesi ve bu durum acaba bu kitap gerçektende Atsız bu duyguları yaşadımı diye düşünmenize sebep oluyor.
1000Kitap
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · İrfan Yayıncılık · 201534bin okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2020 14:00
Ilk defa Hüseyin Nihal Atsiz kitabı okuyan biri olarak hayran kaldim, zevkle okudum. Anlatımı ile kitaptaki olayları gerçekten yaşanmış bir olay mi yoksa roman mi olduğunda çelişkiye düştüm. Ama diyebilirim ki bu düşünceyi okura yansıtmak gerçekten bir usta yazarın yapabileceği bir şey. Şiddetle tavsiye olunur. Vaktiyle bir Atsız varmış, varolsun...
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · İrfan Yayıncılık · 201534bin okunma
9/10
·328 syf.··
2022 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2022 17:16
Ruh adam, son zamanlarda okuduğum en kaliteli kitaplardan birisi ve okuduğum ilk Atsız romanı. Kitap sizi ilk başta bir Uygur Masalı ile karşılıyor daha sonra ise Cumhuriyetin ilk döneminde kralcı bir asker olan Selim Pusat'ın ordudan atılmasıyla birlikte iç dünyasında meydana gelen değişimleri ve vicdani sorgulamaları okuyorsunuz. Bu sorgulamayı okurken ise doğaüstü olaylarla karşılaşıyorsunuz. Ama doğaüstü olaylar sizi rahatsız etmiyor dahası sizi içine çekiyor. Gerçek ile hayal,geçmiş ile günümüz birbirine karışıyor... Ayrıca kitapta satır aralarında divan edebiyatının gazellerine, Atsız'ın aruzla yazdığı şiirlere, derin tasavvuf bilgine, aşka, ve Eski Türk Uygarlıklarına rastlayacaksınız.Kitapta birçok can alıcı kısım var.Kitabın belkide en can alıcı kısmı ise "Büyük Mahkeme" de yapılan savunmaydı. Selim Pusat'ın kendi vicdanı mahkemesi ve kendisini savunması...
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · İrfan Yayıncılık · 201534bin okunma

Yazar Hakkında

Hüseyin Nihâl AtsızYazar · 45 kitap
Hüseyin Nihal Atsız, Türk yazar, şair, tarihçi ve ideologdur. Nejdet Sançar'ın ağabeyidir. Yağmur Atsız ve Buğra Atsız'ın babasıdır. Rıza Nur'un mânevi oğludur. Kendisini Türkçü ve Turancı olarak tanımlar. Atsız'ın babası Gümüşhane'nin Torul kazasının Midi köyünün Çiftçioğulları ailesinden Deniz Güverte Binbaşısı Mehmet Nail Bey, annesi Trabzon'un Kadıoğulları ailesinden Deniz Yarbayı Osman Fevzi Bey'in kızı Fatma Zehra Hanım'dır. Mehmet Nail Bey'in ilk eşinden üç çocuğu olmuştur. 12 Ocak 1905'de Hüseyin Nihal (Atsız), 1 Mayıs 1910'da Ahmet Nejdet (Sançar) ve Aralık 1912'de Fatma Nezihe (Çiftçioğlu) dünyaya geldi. 1930 yılında ilk eşinin damar sertliğinden vefatı üzerine Mehmed Nail Bey, 1931 yılında yeniden evlenmiştir. İkinci eşinin adı da Fatma Zehra'dır. İkinci eşinden 1932 yılında Necla (Çiftçioğlu) adlı bir kızı olan Mehmed Nail Bey ikinci eşiyle geçinememiş ve iki yıl sonra ayrılmıştır. Hüseyin Nihâl Atsız, 12 Ocak 1905'te İstanbul Kadıköy'de doğdu. İlköğrenimini Kadıköy'deki çeşitli okullarda, orta öğrenimini Kadıköy ve İstanbul Sultanilerinde (İstanbul Lisesi) yaptı. Buradan mezun olunca Askeri Tıbbiye'ye yazıldı. Atsız, yükseköğrenim çağına gelip Askeri Tıbbiye'ye kaydolduğu çağlarda Türkçülük fikrinin etkisi altına girmeye başladı. Ziya Gökalp'in cenaze töreninin yapıldığı günün gecesi Türkçülük fikrine karşı öğrencilerle kavga ettiği ve daha sonrasında ise aralarında bir takım problemler geçen Arap asıllı Bağdatlı Mesut Süreyya Efendi adlı bir mülazım (teğmen)'a selam vermediği gerekçesi ile 4 Mart 1925 tarihinde 3. sınıf talebesiyken Askeri Tıbbiye'den çıkarılmıştır. Bu olaydan sonra üç ay kadar Kabataş Erkek Lisesi'nde yardımcı öğretmenlik yapan Atsız, daha sonraları Deniz Yolları'nın Mahmut Şevket Paşa adlı vapurunda kâtip muavini olarak çalışmış ve bu vapurla İstanbul-Mersin arasında birkaç sefer yapmıştır. Üniversite Yılları ve İlk Fikirler 1926 yılında İstanbul Dârülfünunu'nun Edebiyat Fakültesinin "Edebiyat Bölümü"ne ve İstanbul Dârülfünunu'nun yatılı kısmı olan Yüksek Muallim Mektebi'ne kaydolan Atsız, bir hafta sonra askere çağırılmış, tecil isteği kabul edilmeyen Atsız askerliğini 9 ay olarak 28 Ekim 1926-28 Temmuz 1927 tarihleri arasında İstanbul'da Taşkışla'da 5. piyade alayında er olarak yapmıştır. Ahmet Naci adlı arkadaşı ile birlikte hazırladığı 'Anadolu'da Türklere Ait Yer İsimleri' adlı makalenin Türkiyat Mecmuası nın ikinci cildinde yayınlanması ile hocası olan Mehmet Fuad Köprülü' nün dikkatini çeken Atsız, 1930 yılında Edirneli Nazmi'nin divanı üzerinde mezuniyet çalışması yapmıştır ('Divân-ı Türki-i Basit, Gramer ve Lügati', 1930, 111 s. Türkiyat Enstitüsü Mezuniyet Tezi, no 82). Aynı yıl Edebiyat Fakültesi'nden mezun olmuştur. Atsız'ın sınıf arkadaşları arasında Tahsin Banguoğlu, Ziya Karamuk, Orhan Şâik Gökyay, Pertev Nâili Boratav, Nihad Sâmi Banarlı gibi isimler yer alıyordu. Mezuniyetinden sonra Edebiyat Fakültesi Dekanı olan hocası Prof. Dr. Mehmet Fuad Köprülü, Maarif Vekâleti'nde Atsız için girişimde bulunarak, Yüksek Muallim Mektebi'ni öğrenci olarak bitirdiği için, liselerde yapması gereken 8 yıllık mecburi hizmetini affettirmiş ve 25 Ocak 1931'de Atsız'ı kendisine asistan olarak almıştır. Atsız, yine 1931 yılında Dârülfünunun felsefe bölümünden mezun olan ilk eşi Mehpare Hanım ile evlenmiş, ancak 1935 yılında ayrılmıştır. Atsız, 15 Mayıs 1931'den 25 Eylül 1932 tarihine kadar Atsız Mecmua (17 sayı)'yı çıkarmaya başladı. Mehmet Fuad Köprülü, Zeki Velidi Togan, Abdülkadir İnan gibi edebiyat ve tarih bilginlerinin de içinde bulunduğu bir kadro ile yayın hayatına atılan bu Türkçü ve Köycü dergi, devrinde ilim, fikir ve sanat alanında çok tesir yaratan Türkçü bir çığır açmış, âdetâ Cumhuriyet devri Türkçülüğünün öncüsü olmuştur. Atsız, kendini tanıtmaya başlayan ilk yazılarını (H. Nihâl) imzası ile, hikâyelerini de (Y.D.) imzasıyla, bu dergide yayınlamaya başlamıştır. 1932 Temmuzunda Ankara'da toplanan Birinci Türk Tarih Kongresi esnasında, Prof. Dr. Zeki Velidi Togan'a Dr. Reşid Galib'in yaptığı eleştiriler üzerine Atsız, içerisinde ikinci eşi Bedriye Atsız ile Pertev Nâili Boratav' ın da bulunduğu 8 arkadaşı ile, Dr. Reşid Galib'e "Zeki Velidi'nin talebesi olmakla iftihar ederiz" diyen bir protesto telgrafı çekmiş ve bu telgraf üzerine de Reşid Galib'in tepkisini üzerine çekmiştir. 19 Eylül 1932'de Reşid Galib, Maarif Vekili olmuştu. Kısa bir süre sonra da Mehmet Fuad Köprülü'nün dekanlıktan ayrılması üzerine Edebiyat Fakültesi Dekanlığı'na vekâleten bakan Ali Muzaffer Bey asâleten tâyin edilmiştir. Reşid Galib, Atsız Mecmuanın 17. sayısındaki 'Dârülfünun'un kara, daha doğru bir tabirle, yüz kızartacak listesi' adlı makalesi nedeniyle Edebiyat Fakültesi Dekanı'na baskı yaparak, 13 Mart 1933 tarihinde Atsız'ın üniversite asistanlığına son vermiştir. Atsız, 1975 yılının kasım ayının ortalarında hasta olduğundan şüphelenmiş, ancak yapılan muayene ve testler sonucunda bir hastalık bulunamamıştır. 10 Aralık 1975 Çarşamba gününün akşamı kalp krizi geçirmiş, gelen doktor enfarktüs olduğunu anlayamamıştır. Ertesi akşam Atsız yeni bir kriz geçirmiş, 11 Aralık 1975 Perşembe günü vefat etmiştir. 13 Aralık 1975 tarihinde Kurban Bayramı'nın ilk günü Kadıköy Osmanağa Câmii'nde Kılınan ikindi namazını müteakip Karacaahmet Mezarlığı'na defnedilmiştir. Türkçülüğün öncülerinden olan Nihâl Atsız, Turancı çevreler tarafından aynı zamanda güçlü bir Türkolog olarak kabul edilir. Bu çevrelere göre Türk dilini, tarihini ve edebiyatını gayet iyi bilen Atsız, özellikle Türk tarihinin Göktürk kısmında uzmanlaşmıştı. Çok sevdiği bu devreyi "Bozkurtların Ölümü" ve "Bozkurtlar Diriliyor" adlı iki eser ile romanlaştırmıştır. "Deli Kurt" adlı romanı Osmanlı tarihinin ilk devrelerinin romanlaştırılmış şeklidir. "Ruh Adam" 'daki Selim Pusat'ın şahsiyetinde Atsız'ı görürüz. "Ruh Adam" 'ın devamı olarak "Yalnız Adam" 'ı yazacağını söylüyordu. Yine yazacağını bildirdiği bir eseri de Bozkurtlar serisi'nin 3. cildi idi. Yayınlanmamış eserlerinin içerisinde "II. Mahmut'tan Günümüze Kadar Osmanlı Hanedanı Tarihi" adlı bir eseri de vardır. Nihâl Atsız'ın şiirleri "Yolların Sonu" adı ile kitap halinde basılmıştır.