Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·352 syf.··
2024 12. kitabı
kitabın edebi yönü hakkında lüzumundan fazla inceleme yapıldığı için ben biraz Atsız'ın iç dünyasına ve kitaptaki karakterlerin gerçekte kimi canlandırdığına değinmek istiyorum. ilk olarak Nihal Atsız, 1925 de, kendisinden selam isteyen Arap kökenli bir teğmene selam durmayı reddettiği için askeri tıbbiyeden atılan, bu sebepten mütevellit, askerliğe tapan Atsız, askerlik mesleğine talip olma hakkını kaybetmiş birisidir. Kitaptaki 'Askerlik, rütbe ve elbise değil ruhtur' sözünü yazmasındaki birinci sebep budur. 1944'de vatan haini ve CİA ajanı olduğu gerekçesiyle hücreye atılmış, Türkçülük-Turancılık davasından dolayı da adalete olan inancını kaybetmiştir. Gerek gelenekçi gerekse padişahçı fikirlerinden dolayı kendisinin Cumhuriyet rejimine karşı kini büyüktür. şimdi kitaba gelelim; 1) Kitabın başrolü Selim Pusat karakteri; Atsız'ın ta kendisidir. Atsız gibi, aynı şekilde kitapta da Selim Pusat ordudan atılıyor ve vatan haini olarak yargılanıyor. Selim Pusat da tıpkı Atsız gibi kralcı-padişahçıdır. 2) Selim Pusat'ın zevcesi Ayşe Pusat ise; gerçekte Nihal Atsız'ın eşi Bedriye Atsız'dır. Kitaptaki küçük çocuk 'Tosun' ise Nihal Atsız'ın oğlu Buğra Atsız'dır. Nihal Atsız bu romanı yazmaya başladığında Buğra'nın yaşı kitaptaki Tosun ile yaklaşık aynıdır. Lakin Selim Pusat'ın hapiste olmasından dolayı diğer oğlu Yağmur Atsız'dır da aynı zamanda. 3) Prenses Leylâ Mutlak karakteri; güzelliği ve asaleti ve kralcı-padişahçı ve tarih öğretmeni oluşu göze çarpmaktadır. Leylâ Mutlak gerçekte Halife abdülmecid'in torunu olan Hanzâde Sultan'dır. Kitapta bu bizzat yazmaktadır. Selim Pusat, Leylâ'yı seviyor, lakin bunda duygusal bir yaklaşım yok sadece güzelliğine ve kendisine saygıdan dolayı seviyor. Osmanoğulları sürgünle yurtdışına gönderildiği için Leyla Mutlak, yani Hanzâde
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Baysan Yayınları · 199234bin okunma
Puan vermedi
İnsanlar okunmamış birer kitaptır. En basitleri hakkındaki hükmü bile tamamının okunmasına bırakmalı. Biraz derince olanların ise, iyice okunduktan sonra üzerinde az veya çok düşünmek lâzım." Hüseyin Nihal Atsız | Ruh Adam
Tarih
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Baysan Yayınları · 199234bin okunma
Ruh Adam: Bir Ruhun Derinliklerinde Kayboluş
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2025 12:50
Hüseyin Nihal Atsız’ın "Ruh Adam" kitabı, okuduğumda beni hem büyüleyen hem de içsel bir sorgulamaya sürükleyen bir eser oldu. Bu roman, sadece bir hikâye değil, adeta insan ruhunun en karanlık ve en aydınlık köşelerine yapılan bir yolculuk. Selim Pusat’ın disiplinli, katı ama bir o kadar da kırılgan dünyası, beni kendi sınırlarımı ve duygularımı düşünmeye itti. Kitabı okurken, sık sık kendime sordum: Bir insan, kendi zihninin labirentinde bu kadar derine inebilir mi? Atsız’ın üslubu, sade ama bir o kadar da etkileyici. Kelimelerle kurduğu dünya, okuyucuyu içine çekiyor ve bırakmıyor. Selim Pusat’ın hayatındaki çelişkiler, aşkı, hayal kırıklıkları ve yalnızlığı, bana sanki kendi iç sesimi dinliyormuşum gibi hissettirdi. Özellikle onun ruhsal dönüşümü, gerçekle hayal arasındaki o ince çizgide gezinmesi, beni derinden etkiledi. Bu kitap, bence bir psikolojik roman olmanın ötesinde, bir varoluş sorgulaması. Hikâyenin geçtiği atmosfer, Atsız’ın Türk tarihine ve kültürüne olan hâkimiyetini hissettiriyor. Selim’in askeri disiplinle şekillenmiş hayatı, bana Türk toplumunun köklerindeki o güçlü iradeyi hatırlattı. Ama aynı zamanda, bu iradenin altında yatan kırılganlıkları da gözler önüne seriyor. Okurken, bir yandan Selim’in sert mizacına hayran kaldım, bir yandan da onun içindeki fırtınalara tanıklık etmek beni hüzünlendirdi. Özellikle eşinin onu sonuna kadar yalnız bırakmaması, hep destek olmaya çalışması, gerçek sevgiyi hatırlattı. "Ruh Adam"ı okurken en çok etkilendiğim şey, belki de yalnızlık ve aidiyet arasındaki o ince dengeydi. Selim’in ne tam anlamıyla dünyaya ait olabilmesi ne de tamamen kopabilmesi, bana kendi hayatımdaki bazı anları hatırlattı. Atsız, bu romanda sadece bir karakter yaratmamış; adeta hepimizin içinde bir yerlerde gizlenen o "ruh adam"ı ortaya
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Baysan Yayınları · 199234bin okunma
Ruh Adam/Hüseyin Nihal Atsız
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
Öncelikle Atsız gibi birinin böyle bir roman yazması beni derinden etkiledi. Kitabı okumaya başlarken merakla başladım, haliyle bu merak beni sürükleyip götürdü. Dil ve anlatımı gayet akıcı, sıkmıyor. Kurgusu bana göre harikulade. Kitaptaki mitolojik ögeler de gayet hoştu. Beni en derinden etkileyen kitaplardan birisiydi diyebilirim.
Edebiyat
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Baysan Yayınları · 199234bin okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
Lise yıllarımda okuduğum en güzel kitap . Bozkır da at koşturmak için illa at üzerinde olmaya gerek yok. Romanı okurken sanki öyle bir hayalin içinde yaşıyor gibi insan.
Edebiyat
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Baysan Yayınları · 199234bin okunma
10/10
·352 syf.·
2019 70. kitabı
️Selim Pusat adlı baş karakterin sembolizmden yararlanarak kendi içinde yaşadığı fırtınalı hayatı kaleme alıyor yazarımız. ️ Ruhen de asker olan bir karakterin sivil hayatı ve aşkla tanışmasını içeriyor kitap. ️ Eser bir roman gibi akarken sonlara doğru doğaüstü karakterlerin hakimiyeti ortaya çıkmakta ve bu durum; okuru, verilmek istenen mesajı doğru algılayabilmek için düşünmeye, çaba göstermeye sevk etmekte. ️ Dili oldukça sade olan eser gerek doğaüstü gerek gerçek kişilerin isimlerinden milliyetçiliği ilmek ilmek işlemiş ve bir Atsız imzasını içinde barındırmış durumda. Dikkatle incelendiğinde hem doğaüstü karakterlerin hem belirtilen sembollerin karşılıklarının bulunduğu kabul edilecektir. Özellikle karakterin iç konuşmaları, karakterin kendisiyle olan samimi ama bir o kadar da çetrefilli düşünce-duygu ikileminde yüzmek okuyucuyu okyanusta başı boş bırakıyor gibi. ️ İlk Atsız romanımdı. Keşke daha önce okusaymışım. Çok ama çok etkileyiciydi. H. Nihal ATSIZ'ın yaşamından kesitler de sunmakta bize kitap.
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Baysan Yayınları · 199234bin okunma
10/10
·308 syf.··
Beğendi
·
2019 58. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2019 16:21
Farklı düşünmenin sancılarını çekmiş bir kralcı. Fırtınalı bir hayat, sanrılar, insanlardan nefret ve onu hayata bağlamaya çalışan fedakar bir eş. Askerlik, tasavvuf, aşk, edebiyat... Atsız'ın düşünce dünyasında muhteşem bir seyir. Nasıl başlayıp nasıl bitirdiğinizi bilemeyeceksiniz.
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Baysan Yayınları · 199234bin okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2023 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2023 21:08
Bu kitaba nereden başlayacağımı gerçekten bilmiyorum. Öncelikle ilk defa Atsız okuyorum. Eminim ki son olmayacak. Hatta geç kaldığım için üzüldüğüm bir kitap ve yazar oldu. Çünkü konuyu işleyiş tarzı, akıcılığı, sürükleyiciliği zirvede yaşadım. Her sayfa, her okuduğum cümle beni daha da merak içinde bıraktı. Sona gelmek istemeyerek ama sonunu merak ederek okudum. Spoiler vermek istemiyorum. Bu kitabı herkese okutana kadar öveceğim. Kitap Türk mitolojisinden bir masalla başlıyor bu yönünü ayrıca sevdim. Mitolojiyle eserin kurgusu çok güzel harmanlanmış. Ardından Selim Pusat ve yasak aşkı dolayısıyla gerçirdiği psikolojik buhranlarla baş başa kalıyorsunuz. Bu buhranlara bir de Selim Pusat'ın canından çok sevdiği mesleğini kaybetmesi girince iş daha da içinden çıkılmaz bir hâl alıyor. Sonra kendinizi olayın içinde sanki film izliyormuş gibi buluyorsunuz. Şiirlerle desteklenmesi beni daha çok içine çekti. En çok alıntı kaydettiğim eser olabilir. Her sayfasına her cümlesine ayrı aşık oldum Okumakta tereddüt ediyorsanız sakın etmeyin ve vakit kaybetmeden tanışın Ruh Adam'la. Şiddetle tavsiye ediyorum!!!
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Baysan Yayınları · 199234bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2025 20. kitabı
Ruh Adam adlı eseri yazarın kendi düşlerinin, hayallerinin hatta gerçek yaşamındaki çeşitli olaylardan da söz eden otobiyografisidir. Ruh Adam büyük ölçüde yazarın düşsel, imgesel, fikirsel düşüncelerinin, ruhsal ve içsel bunalımlarının özgeçmişi olsa bile yazarın gerçek yaşamındaki bazı olayları da yansıtmaktadır. Yazarın kendisi de tıpkı romandaki Selim Pusat gibi askerlikten atılmış, bir edebiyat öğretmeni ile evli olan birisidir. “Ruh Adam, kendi nefsi ile mücadele eden bir insanın macerasıdır.” KONUSU Ruh Adam, geçmişte Mete’nin ordusunda subaylık yapan Yüzbaşı Burkay’ın günümüzdeki Selim Pusat ‘ın kimliği ile karşımıza çıkması, Padişaha bağlılık yemini eden subayın Cumhuriyet’in kurulması ile ordudan atılması ve geçmiş yaşamındakine benzer acılar çekmesini ve çektiği aşk ıstıraplarını anlatmaktadır.
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Baysan Yayınları · 199234bin okunma
Muhteşem eser
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
Atsızın muhteşem romanlarından bir tanesi daha.Muhteşem ve akıcı anlatım ile kendinizi kitaba kaptıracaksınız.Vaktiye bir ATSIZ varmış varolsun !
Edebiyat
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Baysan Yayınları · 199234bin okunma

Yazar Hakkında

Hüseyin Nihâl AtsızYazar · 45 kitap
Hüseyin Nihal Atsız, Türk yazar, şair, tarihçi ve ideologdur. Nejdet Sançar'ın ağabeyidir. Yağmur Atsız ve Buğra Atsız'ın babasıdır. Rıza Nur'un mânevi oğludur. Kendisini Türkçü ve Turancı olarak tanımlar. Atsız'ın babası Gümüşhane'nin Torul kazasının Midi köyünün Çiftçioğulları ailesinden Deniz Güverte Binbaşısı Mehmet Nail Bey, annesi Trabzon'un Kadıoğulları ailesinden Deniz Yarbayı Osman Fevzi Bey'in kızı Fatma Zehra Hanım'dır. Mehmet Nail Bey'in ilk eşinden üç çocuğu olmuştur. 12 Ocak 1905'de Hüseyin Nihal (Atsız), 1 Mayıs 1910'da Ahmet Nejdet (Sançar) ve Aralık 1912'de Fatma Nezihe (Çiftçioğlu) dünyaya geldi. 1930 yılında ilk eşinin damar sertliğinden vefatı üzerine Mehmed Nail Bey, 1931 yılında yeniden evlenmiştir. İkinci eşinin adı da Fatma Zehra'dır. İkinci eşinden 1932 yılında Necla (Çiftçioğlu) adlı bir kızı olan Mehmed Nail Bey ikinci eşiyle geçinememiş ve iki yıl sonra ayrılmıştır. Hüseyin Nihâl Atsız, 12 Ocak 1905'te İstanbul Kadıköy'de doğdu. İlköğrenimini Kadıköy'deki çeşitli okullarda, orta öğrenimini Kadıköy ve İstanbul Sultanilerinde (İstanbul Lisesi) yaptı. Buradan mezun olunca Askeri Tıbbiye'ye yazıldı. Atsız, yükseköğrenim çağına gelip Askeri Tıbbiye'ye kaydolduğu çağlarda Türkçülük fikrinin etkisi altına girmeye başladı. Ziya Gökalp'in cenaze töreninin yapıldığı günün gecesi Türkçülük fikrine karşı öğrencilerle kavga ettiği ve daha sonrasında ise aralarında bir takım problemler geçen Arap asıllı Bağdatlı Mesut Süreyya Efendi adlı bir mülazım (teğmen)'a selam vermediği gerekçesi ile 4 Mart 1925 tarihinde 3. sınıf talebesiyken Askeri Tıbbiye'den çıkarılmıştır. Bu olaydan sonra üç ay kadar Kabataş Erkek Lisesi'nde yardımcı öğretmenlik yapan Atsız, daha sonraları Deniz Yolları'nın Mahmut Şevket Paşa adlı vapurunda kâtip muavini olarak çalışmış ve bu vapurla İstanbul-Mersin arasında birkaç sefer yapmıştır. Üniversite Yılları ve İlk Fikirler 1926 yılında İstanbul Dârülfünunu'nun Edebiyat Fakültesinin "Edebiyat Bölümü"ne ve İstanbul Dârülfünunu'nun yatılı kısmı olan Yüksek Muallim Mektebi'ne kaydolan Atsız, bir hafta sonra askere çağırılmış, tecil isteği kabul edilmeyen Atsız askerliğini 9 ay olarak 28 Ekim 1926-28 Temmuz 1927 tarihleri arasında İstanbul'da Taşkışla'da 5. piyade alayında er olarak yapmıştır. Ahmet Naci adlı arkadaşı ile birlikte hazırladığı 'Anadolu'da Türklere Ait Yer İsimleri' adlı makalenin Türkiyat Mecmuası nın ikinci cildinde yayınlanması ile hocası olan Mehmet Fuad Köprülü' nün dikkatini çeken Atsız, 1930 yılında Edirneli Nazmi'nin divanı üzerinde mezuniyet çalışması yapmıştır ('Divân-ı Türki-i Basit, Gramer ve Lügati', 1930, 111 s. Türkiyat Enstitüsü Mezuniyet Tezi, no 82). Aynı yıl Edebiyat Fakültesi'nden mezun olmuştur. Atsız'ın sınıf arkadaşları arasında Tahsin Banguoğlu, Ziya Karamuk, Orhan Şâik Gökyay, Pertev Nâili Boratav, Nihad Sâmi Banarlı gibi isimler yer alıyordu. Mezuniyetinden sonra Edebiyat Fakültesi Dekanı olan hocası Prof. Dr. Mehmet Fuad Köprülü, Maarif Vekâleti'nde Atsız için girişimde bulunarak, Yüksek Muallim Mektebi'ni öğrenci olarak bitirdiği için, liselerde yapması gereken 8 yıllık mecburi hizmetini affettirmiş ve 25 Ocak 1931'de Atsız'ı kendisine asistan olarak almıştır. Atsız, yine 1931 yılında Dârülfünunun felsefe bölümünden mezun olan ilk eşi Mehpare Hanım ile evlenmiş, ancak 1935 yılında ayrılmıştır. Atsız, 15 Mayıs 1931'den 25 Eylül 1932 tarihine kadar Atsız Mecmua (17 sayı)'yı çıkarmaya başladı. Mehmet Fuad Köprülü, Zeki Velidi Togan, Abdülkadir İnan gibi edebiyat ve tarih bilginlerinin de içinde bulunduğu bir kadro ile yayın hayatına atılan bu Türkçü ve Köycü dergi, devrinde ilim, fikir ve sanat alanında çok tesir yaratan Türkçü bir çığır açmış, âdetâ Cumhuriyet devri Türkçülüğünün öncüsü olmuştur. Atsız, kendini tanıtmaya başlayan ilk yazılarını (H. Nihâl) imzası ile, hikâyelerini de (Y.D.) imzasıyla, bu dergide yayınlamaya başlamıştır. 1932 Temmuzunda Ankara'da toplanan Birinci Türk Tarih Kongresi esnasında, Prof. Dr. Zeki Velidi Togan'a Dr. Reşid Galib'in yaptığı eleştiriler üzerine Atsız, içerisinde ikinci eşi Bedriye Atsız ile Pertev Nâili Boratav' ın da bulunduğu 8 arkadaşı ile, Dr. Reşid Galib'e "Zeki Velidi'nin talebesi olmakla iftihar ederiz" diyen bir protesto telgrafı çekmiş ve bu telgraf üzerine de Reşid Galib'in tepkisini üzerine çekmiştir. 19 Eylül 1932'de Reşid Galib, Maarif Vekili olmuştu. Kısa bir süre sonra da Mehmet Fuad Köprülü'nün dekanlıktan ayrılması üzerine Edebiyat Fakültesi Dekanlığı'na vekâleten bakan Ali Muzaffer Bey asâleten tâyin edilmiştir. Reşid Galib, Atsız Mecmuanın 17. sayısındaki 'Dârülfünun'un kara, daha doğru bir tabirle, yüz kızartacak listesi' adlı makalesi nedeniyle Edebiyat Fakültesi Dekanı'na baskı yaparak, 13 Mart 1933 tarihinde Atsız'ın üniversite asistanlığına son vermiştir. Atsız, 1975 yılının kasım ayının ortalarında hasta olduğundan şüphelenmiş, ancak yapılan muayene ve testler sonucunda bir hastalık bulunamamıştır. 10 Aralık 1975 Çarşamba gününün akşamı kalp krizi geçirmiş, gelen doktor enfarktüs olduğunu anlayamamıştır. Ertesi akşam Atsız yeni bir kriz geçirmiş, 11 Aralık 1975 Perşembe günü vefat etmiştir. 13 Aralık 1975 tarihinde Kurban Bayramı'nın ilk günü Kadıköy Osmanağa Câmii'nde Kılınan ikindi namazını müteakip Karacaahmet Mezarlığı'na defnedilmiştir. Türkçülüğün öncülerinden olan Nihâl Atsız, Turancı çevreler tarafından aynı zamanda güçlü bir Türkolog olarak kabul edilir. Bu çevrelere göre Türk dilini, tarihini ve edebiyatını gayet iyi bilen Atsız, özellikle Türk tarihinin Göktürk kısmında uzmanlaşmıştı. Çok sevdiği bu devreyi "Bozkurtların Ölümü" ve "Bozkurtlar Diriliyor" adlı iki eser ile romanlaştırmıştır. "Deli Kurt" adlı romanı Osmanlı tarihinin ilk devrelerinin romanlaştırılmış şeklidir. "Ruh Adam" 'daki Selim Pusat'ın şahsiyetinde Atsız'ı görürüz. "Ruh Adam" 'ın devamı olarak "Yalnız Adam" 'ı yazacağını söylüyordu. Yine yazacağını bildirdiği bir eseri de Bozkurtlar serisi'nin 3. cildi idi. Yayınlanmamış eserlerinin içerisinde "II. Mahmut'tan Günümüze Kadar Osmanlı Hanedanı Tarihi" adlı bir eseri de vardır. Nihâl Atsız'ın şiirleri "Yolların Sonu" adı ile kitap halinde basılmıştır.