1000Kitap Logosu
Engin Demirci
TAKİP ET
Engin Demirci
@GaribCobanDivani
Garib Çoban Divan ı m.antoloji.com/engin-demirci/siirl... Bismillah İllah İlla Hû Kapımıza değil, gönlümüze vuran buyursun. Kavl-i Pir Şems-i Tebrizi k.s. Bizi bilen bilir, bilmeyende kendisi gibi bilir Pir Mevlâna k.s
Gönül Bostanı - Garib Çoban
Kendini bilen insan, başkalarının övgü veya sövgülerine itibar etmez. Duyduklarından ne mahzun olur ne de mağrur. Söyleyenler kendin bilmez bilenler zaten söylemez. Çünkü kendisinin aslında neye müstehâk olduğunu herkesten daha iyi bilir. Yaşama sevincini kaybedenler arasında canımın cananını arar dururum. Bu bilgi, böylece ona bir ruh dinginliği, anlayış ve özgüven bahşeder. Birkaç sene evvel yazdıklarımı okuyorum, sanki yazan ben değilim. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Hislerimi ve düşüncelerimi hatırlıyorum, bir başkası gibi. İnsan daimî şekilde değişir. Eski günler,eski benlik hep bi geçmişte kalır. Bir yerde lezzetli bir kahve içerseniz, bir daha başka yerde içemezsiniz. İnsan, en iyisini bulduğunda, daha aşağısına tenezzül etmek istemez. Pahadan değil değerden bahsediyorum. Bizler mâziyi aramıyoruz!.. Mâzide var olup da kaybettiğimiz ve yerine koyamadığımızı arıyoruz. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Hisler de böyledir; en coşkun hislerin ardından, artık her şey yavan gelir. Zaman insanı öyle güzel yoğurur ki, bambaşka bir hâle getirir insanı. Ve sen bu hale dönüşüyor olduğun için Rabb'e binlerce şükredersin. Ve bilirsin ki bir gün mutlaka sende güleceksin. Sevginin karşılığında bana yoldaşlık sunmayan insanların, yalnızlığımı çalmalarından nefret ederim. Neden bir insan, yüreğinde olan şeyleri açık saçık söylemez ki?.. Rabb'e bırakırsın. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Geçmiş zamanın ölüsüyüz. İnsan durmadan değişiyor; zamanla, kendi geçmişine bile yabancılaşıyor. Bütün yollar kapandığında, yeni yollar aramak zorunda kalır insan. Başımızdaki sıkıntılara da bu zaviyeden bakıyorum. Kesif bir tıkanıklığın ardından yeni fikirler, cümleler ve eylemler zuhur edecek. İki insanın birbiriyle karşılaşması kadere, tanıştıktan sonra yan yana kalmaları ise onların gayretine bağlıdır. Bazen az miktarda şer olmadan çok miktardaki hayrın varlığı tam olarak gerçekleşmeyebilir Sancıların ardı doğumdur. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Zamanında söylenmeyen sözün veya eylemin hiçbir ehemmiyeti kalmıyor. Her şeyin bir zamanı var. Çok şey vardı anlatılacak, o yüzden sustum. Ben kendime bile anlatamıyorum şems vakti bunu. Bu, bir istasyonda treni beklemek gibi. Tren gelene kadar hiçbir adımın ehemmiyeti yok, gittikten sonra olduğu gibi. Koşullar, zamana bağlı, insanın arzularına değil. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Kuş, kanadının kıymetini, kanadı yandıktan sonra anlar. Neyin aslını öğrendiysem orada acı buldu beni. Olanda olduğu gibi olmayanda da hayır vardır. Hayatın yolları türlü türlüdür; bir yol kapanırsa, başka bir yoldan yürümen gerektiği içindir. Yeniden kendimi hissedebilmek istiyorum. içten ve yoğun bir duygu kurtaracak beni. Sabrı, sebatı, sükûnu ve vakti gelir, idraki öğretir olmayanlar; hayrı, yalnız olanlarda aramak beyhude. Seni hiç görmesem bile, bana aitsin. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Sen bana ışık ver yeter, bende filiz çok. Bir uzuvdan ziyade, insan için her neyin kıymeti varsa, kaybettikten sonra anlaşılıyor. Ve fakat anlamak, hiçbir şeyi geri getirmiyor. İnsan her zaman güzelliğe, gerçeğe ulaştığında ulaşır. İnsan kendi kâlbini biliyor. Bir bütün olarak kalbî; vicdanı, sevgisi, niyeti, merhameti, ameli ve diğerleri. İnsan çoğunlukla yalana inanmaz, inanmak istediği için inanır. Ama yaşamak, işte o b/aşka bir şey. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Bunu diğer insanlardan gizliyor olsa da biliyor. Bilmemezlikten gelse de yine biliyor.!.. İnsan kendi hakkında basiret sahibidir, ne kadar mazeret ileri sürse bile. Kıyamet 14, 15) Hiç kimse kendi durumunun cahili değildir. Kendine teheccüt vakti Estağfirullahtan kalan heyecanlardan ancak kötü şeyler çıkar, ya da hiçbir şey çıkmaz. Kişi pek çok duruma cahil olabilir, lakin kendi kâlbini biliyor. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Her zaman uçurumun kenarındasın; bazen farkındasın ve bazen farkında değilsin. Hayatta bir düzlük yok esasında; attığın her adım senin sonun ve/veya yeni bir başlangıcın olabiliyor. İncecik bir dengede yürüyorsun; bazen düşer ve bazen çıkarsın. Lakin hep uçurumun kenarındasın. Reddetmeyi bilmemek yahut becerememek adında bir mefhum var, biliyorsunuz. Biri sizden olmadık bir şey istese bile reddedemiyorsunuz. Kırılır mı, gücenir mi, isteyenin bir yüzü kara mı, olmuyor. Zahmetini çekeceksin, bunu biliyorsun; ama reddedemiyorsun. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Bazen kendimi kandırabilmeyi isterdim; her şey ayan beyan ortadayken bile, öyle olmadığına dair bir inancım olsun isterdim. Lakin farkındasın bazı hakikatlerin. Herkesin gidebileceği bir yeri olmalı. Çünkü öyle bir an olur ki, insanın mutlaka bir yere gitmesi gerekir. Bazen kanmamak, kanmaktan daha fazla yoruyor. Her şey sevgiyle ilgili. İnsan sevdiğini arar her zaman gecede, gündüzde, yollarda, sokaklarda, evlerde, her yerde en çokta kendinde. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Herkesin konuştuğu yerde susmak erdemdir. Herkesin sustuğu yerde ise konuşmak erdemdir. Erdemin doğasında nadide olmak var. Herkesin farklı görünmeye çalıştığı yerde, sıradan olan, hem erdemli hem de asıl farklı olandır. Mutlaka susun, denmiyor. Sözün senin kimliğini ele verir, dikkat et! deniyor. Konuşmak ahmak kişinin ahmaklığını. Akıllı kişinin de aklını ortaya çıkarır. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Herkes varlığını artırma peşinde. Lakin; İnsan, kuruş kuruş, tane tane, zerre zerre, her nimetten hesaba çekileceğini bilse!.. Nimetinin artmasını mı ister, azalmasını mı?.. Nihayet o gün dünyada yararlandığınız nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz. Tekâsür-8) Dünya huzuru için gayret. Yani çalışmak, emek vermek ve mücadele etmek gerekiyor. Ruh huzuru için hayret. Ey aşk senin gücün, bendeki duaların hep içimde olmasında yatıyor. Yani tahayyül, idrak ve nihayet acziyyet gerekiyor. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Düşmanının kim ve ne olduğu değil. Asıl senin ne ve kim olduğun önemli. Başkalarına evet derken kendinize hayır demediğinizden emin olmalısınız. İnançlı mümin için bir fil bir sinek. Korkak bir inançsız için bir sinek bir fildir. Güçlü ol ama güvenin Allah'a olsun. Düşmanın filleri varsa Allah'ın ebabilleri vardır. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Gerçekleşmeyen bütün hayaller, insanı kendine mahkûm ediyor. Hayali kuran sensin, ama hükmün onun ellerinde. Bir kafes, kuş aramaya çıktı, diyordu; sanıyorum. Hayal kurmak, bazen bir kafes gibi alıyor bizleri içine. Kimse beni yenemez!.. diyen nice mağrur fil suretliler vardır ki bir kuşun kanadıyla yerle bir olmuştur. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Tozpembe bir resim çizmek isterdim, hayat hakkında; cıvıl cıvıl kuşlar, çağlayan sular ve karlı dağlar mesela. Ama sade bu renklerle tuval değil göz boyanır ancak. Hayatta güzel günler olduğu gibi kötü günler de var. Yine de bazen sabır bazen de şükür, en güzel resmi icra eder. İnsanı gücü güçlü kılmaz, o gücü veren güçlü kılar. En büyük silah inanç, en büyük düşman ümitsizliktir. Nihai zafer güçlü olanın değil, haklı olanındır. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Her şey vakti geldiğinde yıkılmaya mahkûmdur; devletler, şehirler, düzenler, arzular, emeller ve her şey. Dünyada ebedi bir nesne yoktur. Bunu anladığımda, birçok kaygımı terk ettim. Ebedi olan hariç, hiçbir şeye tutkuyla bağlanmamam gerektiğini anladım. Nedir bizi mahveden?.. Çokluk şehveti!.. Çok mal, çok şöhret, çok yakın, Çok itibar, çok servet, çok ömür, Çok yeme, çok içme, çok uyuma, çok çevre. Çokluk kuruntusu sizi o derece oyaladı ki, sonunda mezarları ziyaret ettiniz. Tekâsür-1-2) İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Biri yazmış mutlu olmak için ölmeyi bekleyin diyor. Ölmeyi bekleyin demiyorum!.. Mutlu olmayı beklemeyin diyorum. Bugün nimet görünen, ama Yarın felaketimiz olacak tuzaklar vardır!.. Allah’ım!.. Bana, beni ahirette senin rahmetinden uzaklaştıracak bir dünya nimeti verme. Beklentiler umut yaratıyor, o da gelmeyince yıkılıyor insan. Akıllı, burada mutlu olamayacağı bilgisiyle mutlu olandır. Çünkü hiç bir şey onu yıkamaz. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Mükemmel insanı bularak değil. Kusurlu birini mükemmel bir şekilde tanıyarak aşık olursunuz. Değeri olan her şey sabrı hak eder. Aşk tutkudur tutunamadıkların arasında. Birlikte olma arzusu değildir. İstediğin kişiyle daha doğrusu bir tamamlanmamış ben ruhuyla. Karşı konulmaz bir şekilde arzu edilen biz ruhuna kavuşmaktır. Diğer yarısı, tam bir hayat yaşamak için karşılıksız ahiret için sevmektir. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Hüzün, zihni esir almıyor belki, yine de darmaduman ediyor. Mutluluğa giden yol yoktur; sevmek yoldur. Herkes kendi canavarına dikkat etsin!.. Bir âlime: Neden uzunca sükût ediyorsunuz?..diye sorulunca o âlim şöyle demiştir!.. Ben dilimi yırtıcı bir canavar gibi görüyorum ve salıverdiğimde beni de parçalamasından korkuyorum. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Sen uyandığında her sabah güneş ışığı kalır vakitte. Rabbinizden yeni bir başlangıç için hala şansınız olduğuna dair bir mesajdır. Kendiniz için bir kişilik yaratın ve kimseyi taklit etmeyin. Kim olduğunla gurur duy ve başkalarının seni görme şeklinden utanma!.. Sen geçen yıl, şimdiki yıl ve gelecek yılsın diyerek sevene aşk olsun. Sevginin gönül evlerini aradığı gibi hepimiz mutluluğu ararız. Burası dünyadır. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Nedir dünya hayatı?.. Ahiret ağırlığı için bir kazançhâne!.. O gün mahşer günü kimin tartılan ameli ağır gelirse işte o hoşnut edici bir yaşayış içinde olur. Kâria: 6-7) Nereye varsan, varamadığın yerdesin. İnsan alıştığını arar, ne sen bâki, ne ben bâki, kul, kul ile sınanır. Mutlu olmak sadece sevincin tadını çıkarmak değil. Aynı zamanda üzüntüyü de düşünmektir. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Huzurunuzu korumak için sınırlar koyduğunuzda asla suçlu hissetmeyin. Düşüncem ol ki yalnızlık her şeyi almasın sevmenin şehvetini hissedebiliyorum. Seninle bir olmak bana her şeyi veriyor. Muhteşem manzaralar umurumda değil. Ben sadece senin huzurunda olmak istiyorum diyene aşk olsun. Sevmek bir fırsattır, her bireye. Olgunlaşmak ve kendi içinde bir şey olmak için. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. İnsanları eleştirmek için onları tanımalısınız ve onları tanımak için onları sevmelisiniz. Bazı düşüncelere dokunulduğunda suç ortağı oluruz. Duyduğu ateşi tarif edebilen yeterince yanmıyor demektir. Sadece g/özlerimle konuşuyorum, s/özlerimde gözlerimin sessizliği var. Güzel ve kalıcı, solmayan, birbirimizi sevmenin. Ve her gün sevginin bizi seçmesinin sonsuzluğunu seninle duada hissetmek. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Kendini şu karanlık kuyudan çıkar şems vakti. Başını rahmânî arşın zirvesinde yükselt teheccüt vakti. Yusuf aleyhisselâm gibi zindandan ve kuyudan geç de yücelik Mısır'ına pâdişah ol!.. Böyle bir mülke erişirsen, sıddık olan Yûsuf aleyhisselâm sana dost olur. Seni dünyadada benimle ya da ahirettede seninle istiyorum. Her zaman beraberiz aşkım diyene aşk olsun. Sevmeye cesaret etmek, bir anlığına dünyayla dengeyi kaybetmektir. Ölüme cesaret etmemek kendini kaybetmektir. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. Şems vakti yalnızım iki kolumu da açtım duaya. Ve aşktan b/aşka kimse bana nereye ait olduğumu söyleyemiyor. Sevgi dünyanın farkındalığıdır, gerçeklikle ilişki kurmanın özel bir yolu. Sen olmuyor dersin!.. Allah ise halka halka diziyordur hakkında hayırlı olanı. Ve omuzunda ruhunla yürürken vaktin. Vadinin dibinde şems vakti bir adam görürdün. Seninle tamamen aynı ruh halinde olduğunu anlarsın. Ama b/aşka bir rengi vardır aşkın. İnsan birkaç damla kan ve bin bir endişe ve bir muamma. (Y.ed - Olduğum Gibi Kim Görebilir Beni Albümü) Engin Demirci Şiirleri© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Kayıt Tarihi : 18.1.2022 16:45:00 antoloji.com/gonul-bostani-garib...
2
Bir Zamanlar İnsan - Garib Çoban
Cümleler doğrudur sen doğruysan. Doğruluk bulunmaz sen eğriysen. Aşk sevenin kalbini sarar, onu sevgiliden başkasına bakamayacak hale getirerek kör yapar. En nihayetinde diyeceğin şu!.. Ben O' yum!.. Fakat bu zamirin gösterdiği şey ben zamirinin gösterdiği değildir. Öyleyse amaçladığın şeyi hiçbir zaman saf olarak elde edemezsin. Böyle bir saflık imkansız olunca, artık hem Huu de, hemde kendinden söz et ve O'ndan ayrış!.. O' nu kendinden ilkin sondan sonun ilkten ayrılması gibi ayrıştır. Alemden de ayrıl. Alemi de kendinden zahirin batından batının Zahirden ayrılması gibi ayrıştır. Alem içinde sen alemin ruhusun. Alem ise görünen bedenindir!.. Aşk Allah katından sana gelen bir elçidir. O elçiye Rabbinin nezdinde şems vakti salavatlarla teşekkür etmelisin. Biz, rüyaya itibar olmaz, deriz. Peki bu rüya için ne diyeceğiz!.. Hayat, uykuyla gelen rüyadan biraz daha yavaş değişen bir rüyadır. Maddeci batı zihniyetinden Vahdeti vücut irfânını anlamalarını bekleyemeyiz. Vahdeti vücud ehlinin dediği Lâ mevcûde illallah, Allahtan başka mevcudat yoktur dan kasıt şudur!.. Erenler cemine her can giremez. Edep ile erkan yol olmayınca. Tüm mevcudat aslı itibari ile yokluktur. Ve Allahu teâlanın sürekli yeniden var etmesi ile vardırlar. Aşk Allah katından sana gelen bir elçidir. O elçiye Rabbinin nezdinde şems vakti salavatlarla teşekkür etmelisin. O, Kendisinden önce bir şey olmaksızın Evvel’dir. O, Kendisinden sonra bir şey olmaksızın Ahir’dir. O görünen her şeyde görünür. O, gizlenen her şeyde apaçık olarak bilinir. O, herhangi bir belirişle zuhur bir ilintisi olmaksızın bütün suretlerde ve şekillerdedir. O, varlığın başlangıcını bildiren ilk harfin hem bâtını hem de zâhiridir. O, Evvel’e ait olan bütün harflerin ve Ahir’e ait olan bütün harflerin hazretidir. Ve zâhir olan bütün harflerin ve bâtın olan bütün harflerin hazretidir. Aşk Allah katından sana gelen bir elçidir. O elçiye Rabbinin nezdinde şems vakti salavatlarla teşekkür etmelisin. Allah'ın Peygamberiyle sohbet ederken ki onunla sohbet kendisinden aktarılan hadisleri okuma vaktidir sabırlı davranman gerekir.. İnsan namazda Rabbiyle konuşur. Allah ile konuşmak ve bu konuşmayı çoğaltmak, insanın en şerefli halidir. Kendini hataya düşürme. Hak ile yaratılmış bir araya gelmez. Neyi müşahede ettiğini düşünmelisin. Hak ise, O'na ancak O'nun gözüyle bakabilirsin. Çünkü O'nu kendisinin gözünden başka bir şeyle idrak edemezsin. Aşk Allah katından sana gelen bir elçidir. O elçiye Rabbinin nezdinde şems vakti salavatlarla teşekkür etmelisin. Dünya her nefse tatlı gelen bir yerdir. Herkesin iyi zannettiği ama iyi olmayanlar vardır. Çok özgür olmak iyi değildir. İhtiyaç duyulan her şeye sahip olmak iyi değildir. Bu itibarla nimet tabiatı gereği nefislere tatlı gelir. Zahidin zühtte bulmuş olduğu nimet olmasaydı zahit olmayacağı gibi Allah'a itaat eden de itaatte haz bulmasaydı Allah'a itaat etmezdi. Aşk Allah katından sana gelen bir elçidir. O elçiye Rabbinin nezdinde şems vakti salavatlarla teşekkür etmelisin. Allahu teâla kayyumiyet tecellilerini bir an bile mevcudatın üzerinden çekerse herşey yok olur gider. Bu sebeten Allahtan gayrı mevcudat Allahın ezeli ve ebedi olan varlığına nisbeten Mecâzidir ve sanki yok hükmündedir. Bu yüksek bir bilinçtir. Mevcudat Allahın yaratması ile vardır. Allahu teala sıfatlarının tecellerini çekerse bir anda her şey yok olur gider. İşte hakiki tevhid budur. Dar kafalı batı bu hakikati kafalarına sığdıramadığı için vahdeti vücutu panteizme yoruyorlar. Aşk Allah katından sana gelen bir elçidir. O elçiye Rabbinin nezdinde şems vakti salavatlarla teşekkür etmelisin. Sapık panteizm itikadı Vahdeti vücuttan taban tabana farklıdır. Bu mülhidlere göre gerçekte Allah yoktur. Ve Allah’tan gayrı mevcudat vardır. Yani bunlar masivaya ilah diye taparlar. Oysa masiva Allahın var etmesine bağlı mecazi varlıklardır. Bu hakikati anlamazlar. Ne yazıkki bazı vahdeti vücut taklitçileri sözde tasavvufcular de bu minvalde gidip her şey Allahtır demeye getiriyorlar böylece Allahu telanın varlığını inkar ediyorlar. Hakiki vahdeti vucut ehlini ve hakiki sufileri tenzih ederim. Aşk Allah katından sana gelen bir elçidir. O elçiye Rabbinin nezdinde şems vakti salavatlarla teşekkür etmelisin. Aşığa bu garib ben romantik bir ruhum, melankolik giyinmiş. Ama kalbimdeki fırtınayla, öyle bir şey arıyorum ki, lebbeykle huu’lar deminden. Hayal etmeye cesaret edemediğimsen aşk olsun. İnsanların kötülerinden olmaktan kendini muhafaza eyle. Böyle yaparsan insanlar senin dilinden çekinir. En kötü insanlar dillerinden korkulan ve çekinilen kimselerdir. Aşk Allah katından sana gelen bir elçidir. O elçiye Rabbinin nezdinde şems vakti salavatlarla teşekkür etmelisin. Ayrıldığın her şeyin bir bedeli vardır da Aşktan ayrılırsan Allah'ın bir bedeli yok. Tuttuğunda saadete uluşmana vesile olacak şekilde, tavsiyede bulunan herkes, fırsatım olmuyor!..diye bir put vardır. Hz. Peygamber'in şöyle dediği aktarılır!.. Ben haklı olsa bile tartışmayı terk edenin cennetin civarında köşke kefilim; şaka bile olsa yalanı terk eden içinde cennetin ortasında bir köşke kefilim. Meşgul olacağımız fiil, söz veya davranış olan sünnetleri, ihata edemeyeceğimiz kadar çoktur. Hal böyleyken yeni âdete nasıl vaktimiz olabilir ki?.. Biz ümmeti belirlenenlerden farklı şeylerle yükümlü tutamayız. Aşk Allah katından sana gelen bir elçidir. O elçiye Rabbinin nezdinde şems vakti salavatlarla teşekkür etmelisin. Yeryüzünde ululuk peşinde olma, tevazuyu şiar edin!.. Allah senin kelimeni yüceltirse, gerçekte sadece hakkı yüceltmiştir. Allah senin için yaratılmışların kalplerinde üstünlük duygusu kazandırırsa bu da O'na dönen bir iştir. Sana yaraşan tevazu, zillet ve kırıklıktır. Allah seni topraktan yaratmıştır. Annen olan toprağa karşı büyüklük taslama!.. Annesine karşı büyüklük taslayan, hiç kuşkusuz, saygısızlık etmiş demektir. Anne-babaya saygısızlık ise yasaklanmıştır. Aşk Allah katından sana gelen bir elçidir. O elçiye Rabbinin nezdinde şems vakti salavatlarla teşekkür etmelisin. Gerçekte yaratılmış en büyük şey ki kuşatıcı Arş'tır ile zerre veya sivrisinek arasında yaratılış ve yokluktan varlığa çıkma itibarıyla bir fark yoktur. Vaadini yerine getir, tehdidini ise uygulama!.. Tehdidini bozmakla nitelenmen vaadini bozmakla nitelenmen gibi değildir. Öğüt almaya ve ibretle düşünmeye sevk ettiği için hastaları ziyaret etmelisin. Allah insanı zayıflıktan yaratmıştır. Kendisini ziyaret ederken hastaya bakmak aslına bakman hususunda dikkatini çeker. Kendisine itaat etmede lazım olan güçte de Allah'a muhtaç olduğunu görürsün. Aşk Allah katından sana gelen bir elçidir. O elçiye Rabbinin nezdinde şems vakti salavatlarla teşekkür etmelisin. Bilmelisin ki!.. Nur idraki sağlar, fakat kendisi idrak edilemez. Halbuki karanlık idraki mümkün kılmazken kendisi idrak edilir. Bazen ışık öyle büyür ki, kendisi idrak edilir. Fakat onunla idrak mümkün olmaz. Bazen latifleşir ve bu kez kendisi idrak edilmez. Fakat onunla idrak gerçekleşir. Sahih bir hadiste şöyle denilir. Bir adam Allah'ı kızdıracak bir söz söyler, sözün nereye ulaşacağını bilmez, sonra sözü nedeniyle cehennemde yetmiş çukura düşer. Aşk Allah katından sana gelen bir elçidir. O elçiye Rabbinin nezdinde şems vakti salavatlarla teşekkür etmelisin. Bir adam Allah'ı razı edecek bir söz söyler, sözün nereye varacağını bilmez, o söz nedeniyle illiyyin'de yükselir. Sadece Allah'ı razı edecek şekilde konuşmalısın. Allah'ın gazabını üzerine çekecek sözleri söylememelisin.. Hz. Peygamber şöyle der!.. İnsanları çeneleri üzerine cehenneme düşüren şey dillerinin ürünleridir. Hakim şöyle der!.. Hapsedilmeye en layık olan dildir. Allah onu iki dudak ile dişlerin arasına yerleştirmiştirki. Yinede gereksiz konuşur ve kapıları açar. Aşk Allah katından sana gelen bir elçidir. O elçiye Rabbinin nezdinde şems vakti salavatlarla teşekkür etmelisin. Her doğru Allah'ı razı etmez. Bu itibarla söz taşımak veya gıybet doğru söz iken Allah'ı razı etmeyen sözlerdir. Allah sana gıybeti yasakladığı kadar söz taşımayı yasaklamıştır. Yapamasan bile içinden iyi işler yapmaya niyet et; kötülüğe niyetlenirsen Allah rızası için onu bırakmaya gayret et. Bununla beraber ezeli kader ve kaza galip gelirse durum b/aşkadır. İçinden niyetlendiğin hayrı ve iyiliği yapmanı Allah takdir etmemiş olsa bile, o fiili senin adına hayır olarak yazar. Aşk Allah katından sana gelen bir elçidir. O elçiye Rabbinin nezdinde şems vakti salavatlarla teşekkür etmelisin. Şunu da öğrenmelisin!.. İnsanlar Allah'a itaatte ısrarlı davranan kulları arasından doğru sözlülerin kimler olduğu hakkında yanılmışlardır. Gerçeği olduğu hal üzere bilmeyen ve sufilerin yöntemini tatmayan kimse Allah'a davet eden insanın dürüstlüğünün göstergesinin dinleyenlerin davete olumlu karşılık vermesi olduğunu zannetmiştir. Davetçi dürüst olursa, insanlar onun davetini reddetmezler. Diliyle davet edip kalbi dünya sevgisi ve arzularıyla doluysa, onun duası bir sanat olur ve kalplere etki etmez. Böyle bir davet kulakları aşmaz. İnsanlar şöyle der!.. Söz kalpten çıktığında kalbe düşer, fakat dilden çıkarsa kulakları aşmaz. Bu, yanılgının son noktasıdır. Allah'a yemin olsun ki!.. Nice Peygamber, dürüst bir dil, masum bir gönül, hatadan korunmuş bir lisanla ve halkına karşı olabildiğince şefkatle davetlerini yapmıştır. Bunlar peygamberlerin Allah' a davet ederken sahip oldukları halleridir. Aşk Allah katından sana gelen bir elçidir. O elçiye Rabbinin nezdinde şems vakti salavatlarla teşekkür etmelisin. Bununla birlikte bir peygamber şöyle der!.. Kavmimi gece ve gündüz davet ettim, onları davetim sadece nefret kazandırdı. Kendilerini bağışlasın diye onları davet ettikçe, kulaklarına parmak tıkadılar, elbiselerine örtündüler, ısrar ettiler ve büyüklendiler.(Nuh-7) B/aşka bir ayette ise!.. Sen sevdiklerine hidayet edemezsin. (Kasas-56) Peygamberin görevi tebliğdir.( Nur-54) buyrulur. Bir peygamberin sözündeki dürüstlüğü dinleyene, peygamberin hitabının ulaştığı herkesin teslim olması gerekirdi. Aksine peygamberler yalanlamış, sözleri reddedilmiş ve bir kısmı öldürülmüştür. Allah bir insana inayet ederse onun kalbinde kabul etme özelliği yaratır ve Nebilik kandilinden olan ilahi nuru ona atar. Allah 'Aydınlatıcı kandildir.(Ahzab-46) Aşk Allah katından sana gelen bir elçidir. O elçiye Rabbinin nezdinde şems vakti salavatlarla teşekkür etmelisin. Hakkın özellikleriyle zuhur etsek bile, biz kullarız. Bizim niteliklerimizle zuhur etse bile O da bizim Rabbimizdir. Sevginin kalbe ilk düşmesi ve orada gerçekleşmesine Heva denir. Ardından Vüdd meveddet gelir. Vüdd, sevginin sebat bulması demektir. Ardından Hub gelir. Hub, sevgideki duruluk ve sevenin iradesinden çıkması demektir. Böyle bir durumda seven sevdiğinin iradesine göre hareket eder. Ardından Aşk gelir. Aşk sevginin kalbi sarması demektir. Aşk Allah katından sana gelen bir elçidir. O elçiye Rabbinin nezdinde şems vakti salavatlarla teşekkür etmelisin. Ruhsuz suretin bir manası yok olduğuna göre sensiz de alemin bir manası yoktur. Kendini alemden ayırt edersen, Hakkı bilmekle kendi değerini, alemi bilmekle de mertebeni öğrenirsin. Sen ayetin kendisi olunca delili olduğun kimseye en yakın şey bizzat kendin olursun. Ayete daldığında ise delil değil delilden hareket eden kişi olur. Allah'a ayet olmaktan uzaklaşırsın. Başka bir ifadeyle maksattan uzaklaşmış, perdelenmiş olur, körlükte kalırsın. Kendine derin bir şekilde dalmamalısın, keşif üzere zatına bakıp kiminle irtibatlı olduğunu görmelisin. Aşk Allah katından sana gelen bir elçidir. O elçiye Rabbinin nezdinde şems vakti salavatlarla teşekkür etmelisin. (Y.ed - Dünya Bir Hiçtir Bizde Hiçleriz Albümü) Engin Demirci Şiirleri© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Kayıt Tarihi : 11.1.2022 13:49:00 antoloji.com/bir-zamanlar-insan-...
4