Pazartesi sendromu denilen gerçek hayatımızda büyük bir yer etmiş durumda. Haftanın ilk günü olan Pazartesiler, ilk iş gününü ve okulun ilk gününü her zaman hatırlatır. Bunun dışında genel olarak büyük bir buhran veren bu gün bizleri sıktıkça sıkar. Bazen sıkıntıdan patlayacak, mutsuzluktan ölecekmiş gibi hissederiz.
Brenda Ann Spencer adındaki 16 yaşındaki kız da bizim gibi pazartesilerden sıkılanlardanmış.
Fakat onun sıkıntısını yansıtma yöntemi bir hayli korkunçtu…
Brenda Ann Spencer 1962’de Kaliforniya, San Diego’da dünyaya geldi. Kendisini ünlü yapan şey ise 16 yaşında yaptığı katliamdı…
Brenda, San Diego Kaliforniya’da evinde otururken canı sıkılıyordu. Ve bu can sıkıntısını gidermek için silahını alıp evinin karşısından geçen ilkokul öğrencilerine ateş açtı.
Brenda 2 kişinin ölümünden ve 9 kişinin yaralanmasından sorumlu tutularak hüküm giydi…
19 Ocak 1979’da bu katliamı gerçekleştiren Brenda’nın bu duruma gelmesi aslında sadece pazartesiyle alakalı değildi. Sınıf arkadaşları onun okulda da çok garip olduğunu düşünüyorlardı. Görünüş olarak 16 yaşında, kızıl saçlı, zayıf ve 1.60 boyunda olan kızın arası kimseyle iyi değilmiş ve de sporla yakından ilgileniyormuş.
Brenda’yı ailesi de garip buluyormuş. Kızın sürekli intihar etme isteği varmış. Fakat ona göre bunun farklı bir sebebi var…
Brenda yılbaşı nedeniyle babasından hediye olarak radyo istiyor. Fakat babası radyo yerine kızına silah hediye ediyor. Brenda ise bunun ailesinin kendisini istemediği için gerçekleştiğini bu yüzden de intihar etmek istediğini belirtiyor.
Evinde 200’den fazla mermiyle yakalanan Brenda’nın bir pazartesi günü canı sıkılmış ve evin karşısından geçen ilkokul öğrencilerine ateş etmiş
2 çocuğun ölümü ve 9 kişinin yaralanmasından sorumlu tutulurken, bunu neden yaptığını şu sözleriyle
III
Sana büyük caddelerin birinde rastlasam
Elimi uzatsam tutsam götürsem
Gözlerine baksam gözlerine konuşmasak
Anlasan
Elimi uzatsam tutamasam
Olanca sevgimi yalnızlığımı
Düşünsem hayır düşünmesem
Senin hiç haberin olmasa
Senin hiç haberin olmaz ki
Başlar biter kendi kendine o türkü
Yağmur yağar akasyalar ıslanır
Bulutlar uçuşur geceleyin
Ben yağmura deli buluta deli
Bir büyük oyun yaşamak dediğin
Beni ya sevmeli ya öldürmeli
Yitirmeli büyük yolların birinde ne varsa
Böcekler gibi başlamalı yeniden
Bu Allahsız bu yağmur işlemez karanlıkta
Yan garipliğine yürek yan
Gitti giden
Gülten AKIN
Çünkü,insanın kişisel özgürlüğü,kendi dünyasına egemen olmasıyla başlar.Dünyasına egemen olan insan,acıları coşkuya,bunalım yaratmaya,sevgisizligi sürekli aşka dönüştürebilir..