Yeryüzüne Dayanabilmek İçin

·
Okunma
·
Beğeni
·
6,7bin
Gösterim
Adı:
Yeryüzüne Dayanabilmek İçin
Baskı tarihi:
Ocak 2019
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750826917
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Neden yazılır? Dünya acılı olduğu için yazılır. Duygular taştığı için yazılır. İnsanın kendi zavallılığından sıyrılması çok güç bir işlemdir. Ama insan bir kez bu zavallılıktan sıyrılmayagörsün, o zaman yaşamı kendi egemenliği altına alabilir. İşte böylesi bir egemenliği bir iki kişiye daha anlatmak için yazı yazılır. (Ya da kendi kendine kanıtlamak için). Çünkü, insanın kişisel özgürlüğü, kendi dünyasına egemen olmasıyla başlar.

Tezer Özlü'nün yurtdışındayken Türkiye'deki dergilere yazdığı, dünya edebiyatıyla, sinema ve tiyatroyla kurduğu ilişkiyi kendi edebiyatı içinden yorumladığı yazılardan oluşan Yeryüzüne Dayanabilmek İçin, yazarın iç dünyasını takip eden tutkun okurlar için yeni bir ışık sağlıyor. Çocukluğun Soğuk Geceleri ve Yaşamın Ucuna Yolculuk'un yazarından yine yaşamla ve ölümle hesaplaşan yazılar...
168 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
İtiraf etmem gerekirse Tezer Özlü okumak beni çok ama çok yoruyor. Onu okurken hüzünleniyorum günlerce kendime gelemiyorum. En son da Zaman Dışı Yaşam'ı okumuştum ve günlerce bu hüzün bulutlarından kaçamamıştım.

Ben de biraz kitap okumayayım da düzeleyim dedim ve iki gün zor dayanıp tekrar Tezer'ime dönüş yaptım.

Kitabımız Yeryüzüne Dayanabilmek İçin. Tabii bu isim insanın aklına farklı şeyler çağrıştırıyor ama hepsinden farklı.

Karşımızda çok farklı bir Tezer Özlü var.
Neredeyse bütün kitaplarını okuyan birisi olarak, kitaplarından da anlaşılabileceği gibi kendisinin çok sevdiği 3 yazar vardır. Kitap okumayı çok seven entellektüel birisidir kendisi. Hatta Yaşamın Ucuna Yolculuk adlı kitabı başta olmak üzere birçok kitabını Almanca yazmıştır.

Bu kadar bilgi birikimine sahip bir kadından okuyacağınız bu kitap Tezer Özlü'nün çeşitli dergilere yolladığı yazılarıdır.

Berlin'de olan festivaller hakkında, sanat hakkında, yazarlar hakkında bir çeşit yaptığı röportajları okuyacaksınız.

Tezer Özlü'yü çok sevdiğimi ki kendisine aşığım, bu kitabının yeri bence çok ayrı.

En başta da söylediğim olay olan hüzünlenme bu sefer olmadı ve çok kaliteli,bilgilendirici bir kitap okudum.

Tezer Özlü sevenler kesinlikle okumalıdır.

Okumak isteyen herkese iyi okumalar dilerim :)
168 syf.
·3 günde·6/10
Ben bu kitabı büyük bir heyecanla okumaya başladıktan sonra hayal kırıklığına uğramam uzun sürmedi. Kitabın kabı bile soğuk bir gri ton. Çekici değil.

Yeryüzüne Dayanabilmek İçin, Tezer Özlü’nün kız kardeşi Sezer Duru tarafından derlenmiş ve şimdiki haline getirilmiş.

Kitabın girişini (5-10 sayfalık bölüm) kendi yazıları, diğer bölümlerde ise Cesare Pavese , Fernando Pessoa . Franz Kafka gibi yazarlardan alıntılar var.

Tezer Özlü okumak isteyen okurlarımıza önerim kesinlikle bu kitaptan başlamayın.

İyi okumalar...
168 syf.
·1 günde
Yeryüzüne dayanabilmek için diyor yazar ve insanı hummalı bir düşünce seline sürüklüyor. Sahiden dayanabilir muyuz yeryüzüne, peki ya insanlara, olan veya olmayanlara, anılara yaşanan veya yaşanmayacaklara .. İnsan dayanıyor da katlanıyor da birçok şeye. Belki de en çok tahammül ediyor her şeye. Ne diyor şair;
"Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
'Yaşadım' diyebilmen için... " Bütün çabamız yaşadım diyebilmek için değil midir sevgili okur. Yaşayalım öyleyse.
168 syf.
·8 günde·6/10
''Neden yazılır?
Dünya acılı olduğu için yazılır.
Duygular taştığı için yazılır.'' (ALINTI-#42680924)

Tezer Özlü’nün yurtdışındayken Türkiye’deki dergilere (en çok milliyet sanat) çoğu alman edebiyatı olmak üzere dünya edebiyatı, sinema, tiyatro eserleri hakkında yazdığı yazıların derlenmesinden oluşan bir eser. Kardeşi Sezer Duru bu yazıları toplayarak kitap formatına getirmiş.

Öncelikle neden yazdığından bahsediyor ve Italo Svevo, Cesare Pavese, Djuna Barnes gibi çeşitli yazarların alıntıları yer alıyor. Sonrasında Kafka ve Zweig hakkındaki düşüncelerini ve yaşamlarından kesitleri okuyoruz. Bu kısımları okumak epey keyifliydi. Ancak Federal Almanya’nın 1982 yılına ait sinema gösterilerini, tiyatrolarını, festivallerini, Frankfurt’ta yapılan ‘’Din Barışı Sağlar Mı, Sağlamaz Mı?’’ , ‘’Dinler Birliği’’… konulu kitap fuarını, çeşitli insanların röportajlarını okuma kısmı benim açımdan keyifli değildi. Kitaba başlarken ne okuyacağımdan bihaberdim ve kitabın adı ile uyuşmayan yazıları okumak sıkılmama yol açtı. Eğer bu tarz konulara ilginiz varsa hoşunuza gidebilir, ama benim ilgi alanım dışındaki yazılardı. Bunun yanısıra kenara not ettiğim film, tiyatro eserleri ve yazarlar oldu. Bu bağlamda baktığımda Tezer Özlü’nün sanatın çeşitli dallarındaki yorumlarını okumak ilgi çekiciydi. İki arada bir derede kaldığım bir eser oldu diyebilirim. Beğendiğim kısımları ise şu şekilde açıklayabilirim.

Kitaplarla alakalı farklı ülkelerin kitap üretimi istatistikleri, çeviri istatistikleri kısmı merak uyandırıcıydı.
Bertrand Russel, Jean Paul Sartre, Casare Pevase, Peter Weiss dokundurmaları vardı.
1972 yılında UNESCO’NUN belirlediği ‘’Kitabın Temel İlkeleri’’ ise ilginçti.
‘’-Herkes okuma hakkına sahiptir.
-Kitap eğitim için kaçınılmaz bir gereksinimdir.
-Toplum, yazarların yaratıcılığını destekleyecek ön koşulları yaratmakla sorumludur(!)
-Kitap basımı ve yayınevleri olmadan ulusal gelişme düşünülemez.
-Kitapçılar ve kütüphaneler, hem yayıncı hem de okuyucunun gereksinimlerini yerine getirmek zorundadır.
-Uluslararası kitap alışverişi temel bir gereksinimdir.
-Kitap, uluslararası anlayış ve barış içinde bir arada yaşamayı sağlayan, bu açıdan da desteklenmesi gereken olgulardır.’’ (sayfa 93)

Bir bölümde Almanya film festivalinde Erden Kıral’ın yönetmenliğini yaptığı ‘’Hakkari’de Bir Mevsim’’ adlı filmin Gümüş Ayı ödülü almasından, kitabın yazarı olan Ferit Edgü’den bahsetmesi Her şeyin sonundayım adlı kitapta okuduğum Ferit-Tezer mektuplarında birbirlerini ne çok sevdiklerini ve güzel bir dostlukları olduğunu gördüğüm için ‘’ Hakkari'de Bir Mevsim ’’ ile ilgili yazıyı okumak keyifliydi. Sonrasında ise ‘’Akıntıya Karşı’’ başlıklı kısa bir yazıda bir yazarın neden yazdığından, kendisinin neden yazdığından ve ilk olarak Almanca olarak kaleme aldığı ‘’Bir İntiharın İzinde’’ kitabını Türkçeye çevirdiğinden bahsediyor. Bu kitabın bizim bildiğimiz adı ise ‘’ Yaşamın Ucuna Yolculuk’’. Bu adın verilme serüvenini, Her Şeyin Sonundayım'da Ferit Edgü’nün önerisi sayesinde olduğunu okumuştum. Bir sonraki bölümde ise Bir İntiharın İzinde adlı eserle Almanya’da ödül aldığından ve milliyet sanat dergisinin yazarı olarak bu ödülden ve kitaptan tarafsız bir şekilde bahsediyor.

Demir Özlü, Sevgi Soysal, Güner Sümer, Orhan Duru, Leyla Erbil'den bahsediyor. Kısa bir paragrafta değerli Yaşar Kemal var. Sait Faik Abasıyanık var. Çokça Pavese var.

‘’On üç yıldır okuduğum Cesare Pavese’nin tüm kitaplarını burada bir kez daha okudum. Dostoyevski ile başlayan bir edebiyat dünyasını, Beckett,Kafka,Camus,Sartre, yitik kuşak Fitzgerald,Heminggway’den geçip, Cesare Pavese’de duraklamıştım.’’ (sayfa 113)

‘’Ülkemizde de Pavese döneminde yetişmiş, ününü onun kadar dünya yazınına duyurabilecek bir yazar daha vardı: Sait Faik..’’ (sayfa 113)

Kısaca 1980-1984 yılları arasındaki sanat, edebiyat, sinema, tiyatro, fuar, röportaj yazıları …
Sitedeki diğer incelemelerde kitabı çok sevdiklerini söyleyenler de var, ama tek ortak bir kanı var. O da şu; ‘eğer daha önce Tezer Özlü ile tanışmadıysanız farklı bir kitap ile başlayın.
168 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Okuduğum her Tezer Özlü kitabı dönüş yollarıma barikatlar kurarak beni bir yerlere götürüyor. İsmini gördüğüm zaman sanki bir tren istasyonundayım ve uzanacağım kitap nereye gideceğini bilmediğim bir tren.Yeryüzüne Dayanabilmek İçin adlı kitabı da beni aldı ve geçmişe götürdü. Seksenli yılların film festivallerine,kitap fuarlarına,edebiyat ödüllerine.

Tezer Özlü her yönüyle kendine hayran olunası bir kadın bence. Edebiyatımıza kazandırdığı kendine has üslubu, yazdıklarınu okurken hissettiğimiz samimiliği yetmez gibi bu kitabında ağırlıklı olarak sinemaya olan tutumunu görüyoruz. Ve itiraf etmek gerekirse benim gibi film izlemekten pek hoşlanmayan,sinema kültürü zayıf birine bile gerek eleştiri gerek yorumları ile bir film listesi hazırlatıyor.

Gelelim kitabın en beğendiğim, tamamının altını çizemeyeceğim için başlığı çizdiğim bölüme.Başlığı Tarkovski: " İnsanlar ve Politikacılar Kendi Yarattıkları Sistemin Tutsağı Oldular " olan yazıda 1983 yılında gazeteci ve psikiyatrist İrena Brezna'nın yönetmen Andrei Tarkovski ile yaptığı röportaj yer alıyor. Röportaj içeriğine özet şeklinde yer verip o caanım sohbeti burada heba etmek istemiyorum ama hepinizin o sohbeti- röportajı- okumanızı çok çok isterim.( Bahsettiğim sohbet Milliyet Sanat'ta 1 Ağustos 1984 yılında yayımlanmış.)

İmcelememi Tezer Özlü'nün kitapta geçen "İnsana inanıyorsak, her insana inanmalıyız." sözüyle bitirmek istiyorum.

Keyifli okumalar. :)
168 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Kitap, Tezer Özlü’nün yurtdışındayken Türkiye’deki dergilere yazdığı, dünya edebiyatıyla sinema ve tiyatroyla kurduğu ilişkiyi kendi edebiyatı içinden yorumladığı yazılardan oluşuyor.

Avrupa sinemasının tarihi ve özellikle Federal Almanya’nın sanat anlayışına merakınız yoksa kitap sıkıcı gelebilir.

Vee Tezer Özlü ‘yü daha önce okumadıysanız başka bir kitabıyla başlamanızda kesinlikle fayda var:)
168 syf.
·2 günde·2/10
Kalemi çok hoşuma gitti açıkçası. Kitabı internet üzerinden aldığım için roman olarak düşünmüştüm lakin eserde önemli günleri kaleme aldığı görünmektedir. Bir çok yazardan, yönetmenden, filmlerden, oyunculardan bahsediliyor. Sanat üzerine çok durulan ve sizinle sohpet eder bir havada yazılmış bir eserdir. Tavsiye eder miyim ? Sanmıyorum. Elinizde varsa elbette okunur ama yoksa tabiki alınması gerekli bir kitap olarak görmüyorum
168 syf.
·Puan vermedi
Sanırım bu, Tezer Özlü’yü son okuyuşumdu. Diğer kitaplarından ikisi hakkında yorum yapmıştım zaten.
Yazarın bu kitabı, yaşadığı dönemlerde çeşitli gazetelere yazdığı makalelerden bir derleme. Dolayısıyla, hiçbir güncelliği kalmamış konular fazlaca. İşte o seneki film festivali mesela ya da bir sergi haberi gibi. Açıkçası atlaya atlaya okudum.
İlgimi çeken tek konu, ünlü yönetmen Tarkovsky ile yapılmış detaylı bir röportaj oldu. Bu sayede bu yönetmenin kadınlar hakkındaki fazlaca maskülist tavırlarını öğrenmiş oldum.


Okumak isteyenlere keyifli okumalar :)
168 syf.
·2 günde·7/10
”Güzelliklerimiz,
sanatla ilgilendiğimizde,
sanatın içine girdiğimizde ortaya çıkar.
Edebiyattan, resimden, heykelden,
sinemadan -gerçekten sanatsallarsa-
öğreneceklerimiz sonsuzdur.
Bu kahredici düzende bize
mutluluk verenler de onları yaratanlar ve yapıtlarıdır."
.
••Tezer Özlü'nin kardeşi Sezer Duru'nun
bu sözleri ile başlıyor kitap..
.
Yeryüzüne Dayanabilmek İçin;
Tezer Özlü'nün yurtdışından,
zamanın dergilerine gönderdiği
yazılarından oluşan bir eser.
.
"İnsanın kişisel özgürlüğü,
kendi dünyasına egemen olmasıyla başlar.
Dünyasına egemen olan insan,
acıları coşkuya, sevgisizliği sürekli aşka dönüştürebilir.
Ben dünyama egemen olmayı edebiyatla öğrendim."
derken ekliyor..
.
••"Çok sevdiğim üç yazarın, üç cümlesini
-benim neden yazdığımı çok iyi anlattığı için-
burada vurgulayacağım"
diyor ve şu cümlelere yer veriyor;
.
”Hiçbir zaman sakin olamamak,
sanırım benim kaderim." (Italo SVEVO)
.
”İnsanın konuşmak için konuşmadığını
böylece öğrendim,
‘bunu yaptım', 'şunu yaptım', 'yedim, içtim'
demek için konuşmadığını,
aksine kendi yaşam görüşünü geliştirmek,
bu dünyada neler olup bittiğini kavramak için
konuştuğunu." (Cesare PAVESE)
.
”İşte gidiyor, feleketlerin anası,
koşuyor ve tüm dünyayı kendisiyle birlikte
eve götürmeye çalışıyor...
Ne garip, insan keşfetmeyegörsün,
nasıl da tüm dünyaya sahip olabiliyor." (Djuna BARNES)
.
••Ve tüm bunlara bir cümle de Tezer ÖZLÜ ekliyor;
.
"YAŞAMLA VE ÖLÜMLE HESAPLAŞMAK İÇİN YAZIYORUM."
.
#tezerozlu #yeryüzünedayanabilmekicin #200320
168 syf.
·17 günde·8/10
Yeryüzüne Dokunmak İçin, Tezer Özlü'yü anlamada önemli bir kitap. Bu kitapta Özlü'nün çok yönlülüğünü görmüş oluyoruz. Yazıların bir kısmı katıldığı festivallerden, yaptığı röportajlardan bir kısmı da Milliyet Gazetesi'nde yazmış olduğu yazılardan derlenmiş.

Onun katıldığı film festivalleri, yazarlarla yaptığı röportajlar ve katılmış olduğu daha pek çok edebi-sanatsal etkinliğin aslında, yazınsal uzamda ona nasıl bir düzlem sağladığını, onu nasıl etkilediğini anlamak açısından kitap bence faydalı.
Edebiyatı ve sinemayı değerlendiriş biçimini, hayran olduğu yazarları, görmüş olduğu filmlerde özellikle sevip sevmediği noktalar vb. durumlar aslında Tezer Özlü'nün entelektüel yönüyle ilgili bizlere ipuçları sunar nitelikte.

Ben yazarları tanımayı, onların nelerden etkilendiğini öğrenmeyi seven biriyim. Yazarın gerek diğer eserlerinden gerekse direkt olarak hayatından kendime bir şeyler katmayı seviyorum, bu nedenle kitabı da beğendim. Tezer Özlü gibi samimi ve özgün bir yazarın sanata, edebiyata bakış açısı hakkında ve entelektüel yönü hakkında bilgi edinmek isteyen herkese bu kitabı öneririm...
168 syf.
·Beğendi
"İnsan yazarlık hastalığını -az da olsa- içinde taşır. Ben, bu hastalığa ancak dayanamayacak hale gelince, neredeyse psikoza girecek duruma geldiğimde yazabilen bir hastayım."/Tezer Özlü

Yeryüzüne Dayanabilmek İçin, Tezer Özlü'nün özellikle edebiyat, sinema ve festivaller üzerine yazdığı denemelerinden oluşuyor. Festivalden festivale koşturan bir yazar var karşımızda. Eser, yazarın "Yaşamla ve Ölümle Hesaplaşmak İçin Yazıyorum" isimli "yazmak" ve "niçin yazdığı" nı anlattığı bir denemesiyle başlıyor. Ardından dünya edebiyatının en büyük isimlerinden kabul edilen ve her daim yazarın da hayranlığını dile getirdiği Franz Kafka ile devam ediyor. Kafka'nın 100.doğum yılı üzerine kaleme alınan denemeler birbirini izliyor.
Eserin orta ve son bölümünde ise uzun uzun festivaller, bu festivallere katılan eserler, alınan ödüller, ödüllerin değerlendirilmesi, festivallerin sosyo-kültürel etkilerinden oluşan değerlendirme yazıları yer alıyor.
Özellikle sinema festivallerini takip eden okuyucular için tavsiye edilebilir. Diğerleri için ise doğrusunu söylemek gerekirse biraz sıkıcı bile diyebilirim. Yeryüzüne Dayanabilmek İçin Tezer Özlü
İnsanlara üç çağrım var. Her bireyi insanlığa ihanet etmemeye çağırıyorum. 1) akıl için kafaya 2) duygu için yüreğe 3) omurgaya : Buda kimse önünde sürünmemek için.
Bireysel kurtuluş diye bir yaşam biçimi yoktur. İnsan, sınıfının bilinçlenmesi ve daha insancıl koşullara kavuşması için çaba gösterdikçe mutlu olabilecek, yaşamını değerlendirecektir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yeryüzüne Dayanabilmek İçin
Baskı tarihi:
Ocak 2019
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750826917
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Neden yazılır? Dünya acılı olduğu için yazılır. Duygular taştığı için yazılır. İnsanın kendi zavallılığından sıyrılması çok güç bir işlemdir. Ama insan bir kez bu zavallılıktan sıyrılmayagörsün, o zaman yaşamı kendi egemenliği altına alabilir. İşte böylesi bir egemenliği bir iki kişiye daha anlatmak için yazı yazılır. (Ya da kendi kendine kanıtlamak için). Çünkü, insanın kişisel özgürlüğü, kendi dünyasına egemen olmasıyla başlar.

Tezer Özlü'nün yurtdışındayken Türkiye'deki dergilere yazdığı, dünya edebiyatıyla, sinema ve tiyatroyla kurduğu ilişkiyi kendi edebiyatı içinden yorumladığı yazılardan oluşan Yeryüzüne Dayanabilmek İçin, yazarın iç dünyasını takip eden tutkun okurlar için yeni bir ışık sağlıyor. Çocukluğun Soğuk Geceleri ve Yaşamın Ucuna Yolculuk'un yazarından yine yaşamla ve ölümle hesaplaşan yazılar...

Kitabı okuyanlar 1.364 okur

  • Ece Ak
  • Gamze
  • Hayalperest
  • remzi
  • Duygu Yazıcı
  • Aybek Canbek
  • İBRAHİM EROL
  • Kurdish Girl
  • Yeşim Meltem Tekin
  • Alis Altınel

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.3
14-17 Yaş
%3.3
18-24 Yaş
%29.9
25-34 Yaş
%37.5
35-44 Yaş
%19
45-54 Yaş
%4.3
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%73.5
Erkek
%26.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.2 (70)
9
%16.2 (51)
8
%26 (82)
7
%16.8 (53)
6
%7.6 (24)
5
%5.4 (17)
4
%1.9 (6)
3
%1.6 (5)
2
%1.3 (4)
1
%1 (3)

Kitabın sıralamaları