İman ve Küfür Muvazeneleri

9,1/10  (37 Oy) · 
139 okunma  · 
25 beğeni  · 
971 gösterim
Her çağın kendine özgü birtakım problemleri olduğu gibi çağımızın da problemleri vardır. İslam ümmetinin tarihi süreci dikkatle izlenecek olursa görülecektir ki, her fetret döneminde o dönemin manevi hastalıklarına ve yaralarına Kur’an ve Sünnet eczahanesinden reçeteler çıkaran büyük mücedditler, mürşitler ve gönül erleri gelmiştir. Ümmetin en sıkışık olduğu dönemlerde mana âleminin bu yıldız-misâl kahramanları birer meşale gibi dalalet ve bidat karanlıklarını dağıtarak, şüphe bulutlarını bertaraf etmeye ve hakikat güneşini göstermeye muvaffak olmuşlar, ümmeti inkıbaz halinden kurtararak ona bast ve inşirah halini bahşetmişlerdir. İşte Bediüzzaman Said Nursî de tıpkı kendi selefleri gibi ümmetin hayatında tecdid misyonunu üstlenerek bu nurlu ve aydınlık yolu göstermeye çalışmıştır.

Hadiste rivayet edildiği gibi, “Şüphesiz ki Allah, her yüzyılın başında bu ümmetin dinini tecdid edecek olan bir müceddit gönderir.” Nübüvvet kapısının kapanmasından sonra teceddüd hareketini üstlenen mücedditler, her asrın ihtiyaçlarını ve koşullarını gözönünde tutarak dinin yenilenmesi anlamında veraset-i nübüvvet makamını deruhte etmişlerdir. Dolayısıyla, Said Nursî de tarihi süreç içerisinde bu geleneğin bir devamıdır. İslam tefekkür tarihinin altın zincirinde çağdaş halkayı teşkil eden Bediüzzaman, bu çağın, hayatı süratle kayıp giden evladı için Kur’an ve Sünnetten en kısa ve en selametli bir yolu ve metodu çıkarmıştır. Bu yol, her şeyin herc ü merc olduğu günümüzde, en kısa ve en selametli bir metotla bidat rüzgarlarına ve dalalet hücumlarına karşı çabuk sönmeye maruz kalan taklidi imanı, hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak ve küfrün hiçbir saldırısı karşısında sarsılmayacak olan tahkiki imana çevirme yoludur. Böylece Kur’an ve Sünnetin ulvi semasından tereşşuh eden bu nur damlaları günümüz müslümanlarının manevi yaralarına şifalı birer merhem ve iksirli birer tılsım olmaktadır.

İman ve Küfür Muvazeneleri, Risale-i Nur Külliyatından aynı konuyla alâkalı parçalar bir araya getirilerek hazırlanmıştır. İman ve küfür muvazaneleri yahut hidayet ve dalâlet mukayeseleri yapılırken, imanın ve hidayet yolunun ne kadar kolay ve kârlı, küfür ve dalâlet yolunun ise ne kadar müşkilâtlı ve zararlı olduğu en âmi bir insanın bile anlayıp idrak edebleceği bir dille örnekler verilerek anlatılmaktadır. Bu itibarla İman ve Küfür Muvazeneleri kitabı, bu konuyla ilgili olarak Risale-i Nur’da geçen bahislerin bir hülâsası ve özetidir, denilebilir.
  • Baskı Tarihi:
    2004
  • Sayfa Sayısı:
    245
  • ISBN:
    9789756382201
  • Yayınevi:
    Zehra Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Mihemedê NOJDAR 
20 Oca 22:12 · Kitabı okudu · 30 günde · Beğendi · 10/10 puan

En az üç defa okudum. Daha önce kuran hakkında şüphelerim vardı sözlerden 25. Sözü okumuş ve şüphelerim gidermişti. 16 kitaplık seriyi okumak için ilk burdan başlamıştım, kelime çalışması yaptığım ilk kitap ve risalenin dilini bu kitapta çözdüm. 4. Kez bitirmek için yine bu kitaptan başlayacağım inşallah

Ömer Faruk Kaya 
02 Ağu 15:07 · Kitabı okudu · 32 günde · Beğendi · 10/10 puan

Her bir parçası hayat kurtaran, hayatı yeniden anlamlandırmamızı sağlayan mahiyette.
Hakkını verip her bir kelimesini dikkatle idrak edebilmek isterdim.
İnşallah Allah ömür verir de bu kitabı tekrar ve tekrar okuyabilirim.

İbrahim Karabaş 
 08 Şub 10:57 · Kitabı okudu · 5 günde · 9/10 puan

Şimdi Said Nursi din adamıdır din dışında ne öğrenebilirim ki diyenler çoktur. Elinize alın Tolstoy' un "İtiraflarım" kitabını okuyun. Kitabın büyük kısmında insan hayatını misalen kuyudaki bir adamın çaresizliği betimlemesi vardır. Sonra elinize bu kitabı alın 8.söz kısmını okuyun bakalım ne düşüneceksiniz...

Kitaptan 19 Alıntı

Ey nefsim! Kalbim gibi ağla ve bağır ve de ki:

"Fâniyim, fâni olanı istemem. Âcizim, âciz olanı istemem. Ruhumu Rahman'a teslim eyledim, gayr istemem. İsterim, fakat bir yâr-ı bâki isterim. Zerreyim, fakat bir şems-i sermed isterim. Hiç ender hiçim, fakat bu mevcudatı umumen isterim."

İman ve Küfür Muvazeneleri, Bediüzzaman Said Nursîİman ve Küfür Muvazeneleri, Bediüzzaman Said Nursî
Vedat yadikar 
26 Nis 22:49 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Madem her şey manen Bismillah der. Allah namına Allah'ın nimetlerini getirip bizlere veriyorlar. Biz dahi Bismillah demeliyiz. Allah namına vermeliyiz. Allah namına almalıyız. Öyle ise, Allah namına vermeyen gafil insanlardan almamalıyız...

İman ve Küfür Muvazeneleri, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 15 - Rnk yayınevi)İman ve Küfür Muvazeneleri, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 15 - Rnk yayınevi)

Ey nefsim! Madem öyledir, sen dahi kalbim gibi ağla ve bağır ve de ki:

"Fâniyim, fâni olanı istemem. Âcizim, âciz olanı istemem.

Ruhumu Rahman'a teslim eyledim, gayr istemem.

İsterim, fakat bir yâr-ı bâki isterim.

Zerreyim, fakat bir Şems-i Sermed isterim.

Hiç-ender-hiçim, fakat bu mevcudatı birden isterim."

İman ve Küfür Muvazeneleri, Bediüzzaman Said Nursîİman ve Küfür Muvazeneleri, Bediüzzaman Said Nursî
Celal Aslan 
04 Nis 16:28 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Dünyanın lezzetini, zevkini, saadetini, rahatını isterseniz; meşru dairedeki keyfe iktifa ediniz. O, keyfinize kâfidir.

İman ve Küfür Muvazeneleri, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 54)İman ve Küfür Muvazeneleri, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 54)

İnsan Zayıftır; belaları çok.
Fakirdir; ihtiyacı pek ziyade.
Âcizdir; hayat yükü pek ağır.
Eğer Kâdir-i Zülcelâle dayanıp tevekkül etmezse ve itimad edip teslim olmazsa, vicdanı daim azap içinde kalır.

İman ve Küfür Muvazeneleri, Bediüzzaman Said Nursîİman ve Küfür Muvazeneleri, Bediüzzaman Said Nursî

İnsan zaîftir, belaları çok. Fakirdir, ihtiyacı pek ziyade. Âcizdir, hayat yükü pek ağır. Eğer Kadîr-i Zülcelal'e dayanıp tevekkül etmezse ve itimad edip teslim olmazsa, vicdanı daim azab içinde kalır. Semeresiz meşakkatler, elemler, teessüfler onu boğar. Ya sarhoş veya canavar eder. 

İman ve Küfür Muvazeneleri, Bediüzzaman Said Nursîİman ve Küfür Muvazeneleri, Bediüzzaman Said Nursî
2 /