·
Okunma
·
Beğeni
·
19,8bin
Gösterim
Adı:
Uykusuzluk
Baskı tarihi:
Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
62
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055904258
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Insomnia
Çeviri:
Haluk Erdemol
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Notos Kitap Yayınevi
Baskılar:
Uykusuzluk
Uykusuzluk
Uykusuzluk
Uykusuzluk-Insomnia

ya da Şeytan İşbaşında

Ayrıksı bir yazardan ayrıksı bir kitap…

Henry Miller yirminci yüzyılın başkaldırıcı yazarlarından. Kapitalizmi reddederken sosyalizmi efendi değiştirme olarak gördü. Anarşizmi Amerikan “doğaya dönüş” geleneğiyle, Beat Kuşağı ve “çiçek çocuklar” ile ilişkilendirilen Miller, Yitik Kuşak içinde de sayılmaz.

Miller’ın Uykusuzluk’ta (Insomnia) sözünü ettiği Japon kadın, 1967’de yetmiş altı yaşındayken tanışıp âşık olduğu kabare sanatçısı Hoki Tokuda. Yine bu dönemde yaptığı suluboya resimler de kendi resimleri arasında özel bir bölümü, Insomnia Dizisi’ni oluşturur.

“Henry mitolojik bir yaratığa benziyor. Yazıları ateşli, yıldırım gibi, girift, hain ve tehlikeli. ‘Çağımızın şiddete gereksinimi var.’

“Yazdıklarının gücünü, o günahtan arındırıcı, yıkıcı, gözüpek, korkunç gücünü seviyorum. Yaşama duyulan hayranlığın, coşkunun, her şeye olan tutkulu ilginin, enerjinin, taşkınlığın, gülüşün ve ansızın patlayan fırtınaların bu tuhaf karışımı aklımı başımdan alıyor. Her şey silinip süpürülüyor: ikiyüzlülük, korku, basitlik, yalancılık. İçgüdünün ortaya konması bu. Birinci tekil kişiyi, gerçek adları kullanıyor; düzenden biçimden hatta kurmacadan bile nefret ediyor.”
Anaïs Nin
62 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Kitaptan bir olay örgüsü beklemeyin. Benim başucu kitabım olur kendisi. Hep kendini ve daima daha gerçeği yazma peşinde olduğundan mıdır bilmiyorum kendime çok yakın buluyorum. Mutlaka Henry Miller gibi hissetmişsinizdir. O yüzden okumalısınız.
62 syf.
·1 günde
Kitabı sadece bu kısım için aldım, okudum;
"Umutsuz bir aşk çökmüşse gönlüne sabahın üçünde, özellikle onun orada, yerinde olmadığı kuşkusuna kapıldığında telefon etmeyi gururuna yediremiyorsan, ister istemez içe dönüp kendinle baş başa kalırsın; o anda akrep gibi sokarsın kendini ya da hiçbir zaman postalamayacağın mektuplar yazarsın ona, ya da odanda ileri geri volta atarsın, hem küfür hem dua edersin, sarhoş olursun ya da kendini öldürecekmiş gibi davranırsın..
Bu gidişat bir süre sonra tatsızlaşır, bıktırır insanı.. Yaratıcı biriysen -ama unutma, o anda boktan bir durumdasın- acılı anılardan ortaya elle tutulur bir şeyler çıkarabilir miyim diye sorarsın kendi kendine.. Ve işte bir gece saat üç sularında başıma gelen tam buydu.. Birden karar vermiştim; çektiğim acıyı tuvale dökecektim.. O günlerde sıkı bir teşhirci olduğumu ancak şimdi, bu satırları yazarken anlıyorum.."
Bence değdi, güzeldi. Okunabilir.
  • Albertine Kayıp
    8.8/10 (366 Oy)472 beğeni1.224 okunma5bin alıntı29,9bin gösterim
  • Anlamaktan Yoruldum
    8.4/10 (295 Oy)412 beğeni1.013 okunma8,4bin alıntı19,7bin gösterim
  • Kaos'un Kutsal Kitabı
    8.2/10 (390 Oy)398 beğeni1.115 okunma6,5bin alıntı18bin gösterim
  • Burukluk
    8.3/10 (309 Oy)339 beğeni1.110 okunma9,9bin alıntı9,8bin gösterim
  • İlahi Komedya
    8.6/10 (944 Oy)1.204 beğeni3.483 okunma8,4bin alıntı62bin gösterim
  • Gece
    8.1/10 (295 Oy)314 beğeni1.058 okunma2.080 alıntı11,3bin gösterim
  • Kum Kitabı
    7.8/10 (262 Oy)238 beğeni981 okunma1.533 alıntı9,4bin gösterim
  • Yeryüzü Ayetleri
    8.6/10 (531 Oy)585 beğeni1.880 okunma9,5bin alıntı16,6bin gösterim
  • Uyuyan Adam
    8.4/10 (677 Oy)632 beğeni2.023 okunma6,5bin alıntı18,6bin gösterim
  • Lolita
    7.6/10 (510 Oy)427 beğeni1.564 okunma1.420 alıntı33bin gösterim
62 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Miller'ın sert, şeytani, alaycı, dağınık bir karakteri var. Bu karakterine uygun da bir dili ve bir yaşamı var. Ne bir şehire, ne bir eve, ne bir düşünceye ne de bir kadına bağlanabilmiş. Son egzotik karısı Hoki' nin tetiklediği bir iz bırakma dürtüsü müydü? (varım ve kafa tutuyorum). Yoksa şeytan iş başında mıydı? İnsan yaratıcılığını sürdürmek için bir aşk mı arardı?
Ben 'evet' dedim.
43 syf.
·1 günde·1/10 puan
Aşkla karıştırılmış şehvetin anlatıldığı metinde çok sayıda cinsel tanımlama argonun sınırlarını aşan açıklıkla yer alması metinde rahatsız edici bir duygu oluşturuyor. Yazarın başka kitapları da bu dil yüzünden yasaklanmış. Konusu ise Miller’in üçüncü karısı olacak olan kabare oyuncusu bir Japon kadın üzerine diğer erkekler ve kendisinin cinsel fantezileri. Metin kısa olmasına rağmen okumak işin harcanacak zamana değeceğini düşünmüyorum.
62 syf.
·3/10 puan
Kitap 62 sayfadan ibaret, ama resimler ve boşluklar fazla olduğu için 30 sayfayı geçmez. Toplam 3 4 saate bitirmek bile mümkün, ama fazla sıkıcı ve anlamsız bence. Tabii seçdiğim cümleler oldu. Kitap şu cümlelerle bitiyor:

Aşka inanabilsen, onun gereklerini yerine getirebilsen mükemmel olur. Yalnızca bir ahmak, katıksız bir aptal becerebilir bunu. Bir tek o özgürdür derinliklere inmeye ve göklerde fink atmaya. Masumiyeti, korumaya alır onu. Kendisi korunma isteğinde bulunmaz
62 syf.
·2 günde·6/10 puan
Henry Miller'ı Yengeç Dönencesi isimle duymuştum. Bu kitabı kız kardeşimin sayesinde okudum. O bir dizide görüp istemişti; bu sayede bende okumak istedim. Kısa bir kitap 62 sayfa. 62 sayfanın da etrafı boşluk ve bazı sayfalar resimlerle dolu. Yani toplasanız 30 sayfalık bir eser bile değil.

Öylesine kopuk bir hikaye inanın uzun süredir sıkıcı kitap okumamıştım. Aralarda çok çok seçme güzel cümleler var bunu da es geçemem. Kapağını kitapla çok uygun ve güzel buldum. Japon bir kadına aşık olan yazarımızın kendi hikayesinin anlatımı. Kitabın türü de anlatı zaten; bir roman değil. Konusuz bir kitap ya... Boş boş bakıyorum şu an inceleme yazmak için ne yazsam diye. Yazarın diğer iki kitabını okumak istiyordum iyice beklemeye aldım. Sırf içindeki güzel cümleler var diye böyle puan veriyorum...

Üzgünüm ki beğenmedim, başka kitap okumanızı tavsiye ederim. Böylesine inceleme yazacağımı da hiç düşünmemiştim...
62 syf.
·Puan vermedi
Kitabı Filiz Puluç'un ATEŞ adlı eserinde yaptığı alıntılarla fark ettim. Sonra da gidip aldım. Bir gecede iki defa okuyup bitirdim. Ateş'i okurkan kitabı böyle hayal etmemiştim ama yine de çok sevdim. Güzel bir kitap zevkle okudum ama biraz anlaşılması güç onu da ikinci okuyuşta anlarsınız .
62 syf.
·2/10 puan
Böyle bir puan vermek istemezdim ama beni bir nebze hayal kırıklığına uğratan bir kitap oldu. Belki de çok büyük beklenti ile okumaya başladığımdan olmuş olabilir. Kitabın konusu bambaşka ve yazarın dili bende baygınlık hissi uyandırdı.
62 syf.
·1/10 puan
“Miller kendince bi tanışma anısını anlatmış. Kapağına bakınca daha farklı bir kitap olmasını bekliyordum. Fakat oldukça lüzumsuz bir kitap.*Okumayın*. Daha kaliteli bir kitaba vakfedin buna ayıracağınız zamanı.”
62 syf.
·4/10 puan
Sanırım ''Kiralık aşk'' dizisinde görmüştüm bu kitabı. Ömer'in okuduğu kısım ilgimi çekmişti, sonrasında kitapçıda görünce aldım bende. Bir adamın aşk anlayışı, aşkı anlatışı var bu kitapta. Altını çizdiğim cümleler oldu elbette ama hepsi bu kadar. Ne farklı bir şeydi benim için, ne de değerli. Merakımdan alıp okuduğum ve sadece merakımı giderdiğim, bana hiçbir şey katmayan bir kitaptır.
62 syf.
·3/10 puan
Uykusuzluk (Insomnia), Henry Miller’ın okumaya fırsat bulduğum ilk kitabı oldu. Aslında yazarın  ‘Yengeç Dönencesi’ adlı kitabını okumak istesemde bir türlü fırsat bulmadım, ki bu kitabı da cinsel içerik ve müstehcen yazımları sebebiyle 1960 senesine kadar Fransa dışında bir çok ülkede yasaklanmış.

Uykusuzluk, 70’li yaşlarında tanışıp evlendiği Japon kabare sanatçısı Hoki Tokuda ile tanışma anlarını ve ona olan aşkını, tutkusunu ve saplantılı düşüncelerini paylaşıyor sevgili okur, bu paylaşım bana  sanki o an aklından geçenleri kağıda aktarmış hissi verdi.

Bu kitabı nasıl yorumlamam gerektiğinden emin olamazken en sonda yazarın biyografisini de okudum. Açıkçası seyahatler ve 5  evlilikle geçen ömrü kitaptan daha fazla ilgimi çekti.

Sadece 60 sayfa olan kitapta yazarın “Çektiğim acıyı tuvale dökecektim” tümcesinde sözünü ettiği suluboyalarda sergilemiştir.

Piyano barda, Japon eşine duyduğu ilgi başka pek bir şey bulunmayan kitapta bir kaç güzel söz hariç benim dikkatim çeken hiçbir şey yoktu. Zaten normal bir punto ile yazılsa 20 sayfa falan tutacak olan kitapta yorum yapabileceğim bir şey de yok sevgili okur.

Kitap bittikten sonra aklıma gelen sadece, “kırkından sonra azanı teneşir paklar” oldu ve bu atasözünün yazarın yazım tarzına gayet uyduğunu düşünüyorum. Miller’ın arkadaşları, yazarın tarzını ‘yüz kızartıcı ama pornografik değil.’ olarak ifade ediyordu sevgili okur.

Miller’ın yazım tarzının benlik değildi, başka bir kitabını okuyacağımı da pek sanmıyorum, elbette benim tam zıt görüşüme sahip, yazarın yazılarına bayılan bir kesimde var.

Umarım okuyunca sizin hoşunuza gider ve bana neyi kaçırdığımı da söylersiniz.
62 syf.
·8/10 puan
beklediğimden biraz farklı bir kitap olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. kitabın aslında bir anlatı olduğunu bilmiyordum. Ancak bazı yerlerde çok alakasızlık var.Ama okunmaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum.
...insan kalbi çok dayanıklıdır, yok edilemez; kırıldığını ancak belleğinde canlandırabilirsin. Asıl tokadı yiyen insanın ruhudur ama ruh da güçlüdür, istenirse eski canlılığı kazandırılabilir ona.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Uykusuzluk
Baskı tarihi:
Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
62
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055904258
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Insomnia
Çeviri:
Haluk Erdemol
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Notos Kitap Yayınevi
Baskılar:
Uykusuzluk
Uykusuzluk
Uykusuzluk
Uykusuzluk-Insomnia

ya da Şeytan İşbaşında

Ayrıksı bir yazardan ayrıksı bir kitap…

Henry Miller yirminci yüzyılın başkaldırıcı yazarlarından. Kapitalizmi reddederken sosyalizmi efendi değiştirme olarak gördü. Anarşizmi Amerikan “doğaya dönüş” geleneğiyle, Beat Kuşağı ve “çiçek çocuklar” ile ilişkilendirilen Miller, Yitik Kuşak içinde de sayılmaz.

Miller’ın Uykusuzluk’ta (Insomnia) sözünü ettiği Japon kadın, 1967’de yetmiş altı yaşındayken tanışıp âşık olduğu kabare sanatçısı Hoki Tokuda. Yine bu dönemde yaptığı suluboya resimler de kendi resimleri arasında özel bir bölümü, Insomnia Dizisi’ni oluşturur.

“Henry mitolojik bir yaratığa benziyor. Yazıları ateşli, yıldırım gibi, girift, hain ve tehlikeli. ‘Çağımızın şiddete gereksinimi var.’

“Yazdıklarının gücünü, o günahtan arındırıcı, yıkıcı, gözüpek, korkunç gücünü seviyorum. Yaşama duyulan hayranlığın, coşkunun, her şeye olan tutkulu ilginin, enerjinin, taşkınlığın, gülüşün ve ansızın patlayan fırtınaların bu tuhaf karışımı aklımı başımdan alıyor. Her şey silinip süpürülüyor: ikiyüzlülük, korku, basitlik, yalancılık. İçgüdünün ortaya konması bu. Birinci tekil kişiyi, gerçek adları kullanıyor; düzenden biçimden hatta kurmacadan bile nefret ediyor.”
Anaïs Nin

Kitabı okuyanlar 1.255 okur

  • Turan
  • Umut Yay
  • Tuğçe Çakır
  • x
  • Nurşin
  • Hayli Patırtı
  • Ebru
  • Ufuk Zafer Ada
  • sonsuza dek mutlu yaşadılar
  • Merve Şimşek

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%1.5
13-17 Yaş
%5.9
18-24 Yaş
%26.5
25-34 Yaş
%45.6
35-44 Yaş
%19.1
45-54 Yaş
%1.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%70.2
Erkek
%29.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17 (70)
9
%10.4 (43)
8
%19.9 (82)
7
%17.2 (71)
6
%12.4 (51)
5
%10 (41)
4
%4.4 (18)
3
%3.9 (16)
2
%1.2 (5)
1
%2.2 (9)

Kitabın sıralamaları