·
Okunma
·
Beğeni
·
5114
Gösterim
Adı:
Oğlak Dönencesi
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
342
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055903503
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Tropic of Capricorn
Çeviri:
Avi Pardo
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siren Yayınları
Baskılar:
Oğlak Dönencesi
Oğlak Dönencesi
Ölmeden önce okumanız gereken 1001 kitaptan biri!

Arkadaşlığın gerçek anlamını kavrayabilmek için insanın arkadaşlarından kopması gereken zamanlar vardır. Bunu söylemek biraz tuhaf kaçacak ama, bu kitabın keşfi etrafımda bulunan ve benim için artık bir şey ifade etmeyen arkadaşlarımı yaralayabileceğim bir silah, bir aygıt keşfetmekten farksızdı. Bu kitap dostum oldu çünkü bana arkadaşa ihtiyacım olmadığını öğretti. Bana tek başıma durma cesareti verdi ve yalnızlığın kıymetini bilmemi sağladı.

Sözünü sakınmayan dev bir yazardan, isyanla haykıran bir klasik: Oğlak Dönencesi.

Dünyaya biçili koordinatlara, medeniyet adı altında savaş, silah ve beton üreten düzene, insanı yok etmek pahasına köleleştiren sisteme karşı bir çığlık, gemlenemeyen bir ezgi ya da çağdaş yaşamın çarklarına atılan sert bir tekme... Henry Miller, Oğlak Dönencesi'nde rahimden mezara, kasıklardan zihne uzanıyor, benzersiz bir atlasın sayfalarını kendi renklerine boyayarak bambaşka bir dünya resmi ortaya koyuyor. Burada savaş saçma, yaşam beyhude; burada aşk siyah bir yıldızın gölgesinde ve ekmek aslanın ağzında... Burada kölelik özgürlüğü, yalanlar gerçekleri ve sürü bireyleri ezip geçiyor; burası Amerika, ama başka bir yer de olabilir; kitlelerin günbegün topluca cephelere veya işe yürüdüğü herhangi bir yer... Ve Henry Miller, akıntının tersine doğru gitmekte, kendi şarkısını haykırmakta kararlı.

Yayımlandığı günden bu yana yasaklarla boğuşan Oğlak Dönencesi, bir açıdan Henry Miller'ın yaşam öyküsü... Rahme düşmesinden aşka yuvarlanmasına, sürüye katılmasından kendi yazgısını ele geçirmesine ve dünyanın başlangıcından geleceğin müziğine varan bir öykü. Yaşam adı verilen sonsuz döngünün her zerresine uzanan bir varoluş çığlığı bu ve şiddeti dünyayı yerinden sarsmaya yetiyor.

Tek başına duracak, kendi doğrularınca yaşayacak cesareti olanlar için.
(Tanıtım Bülteninden)
%61 (208/342)
·5/10
Yeraltı Edebiyatından hoşlanıyorsanız ve yasaklı kitaplarda mutlaka saklı bir hazine olduğunu düşünüyorsanız okumayı başarabilirsiniz.

Ancak başlamadan şunu kabullenmekte fayda var; insan doğasının her şeyden bağımsız ve her şeye açık olduğu:
Ensest ilişki, tecavüz, cinayetler...bunlar aslında her insanın doğasında var olan; ancak vicdan, ahlak, utanç, erdem, din gibi saplantılar nedeniyle engellenmeye, sınırlanmaya çalışılan 'doğal' içgüdüler.

Bu cümle ağır geliyorsa hiç başlamayın; aksi halde "yeter artık" diyerek kitabı fırlatabilirsiniz benim gibi. Tamamen okuyabilmek için ne yeterli olur diye düşünüyorum; özgüven mi, önyargılardan arınmak mı...

Malum, kitap otobiyografik özellikler taşıdığından, samimiyeti tartışılmasa da edebi dili tartışılır. Üslup akıcı ve akılcı; uzaklara dalıp satır aralarında derinlik aramanıza gerek kalmıyor, yazar zaten tetiği çeker gibi okuyucuyu kurşuna dizercesine oldukça keskin, apaçık ve sert bir dil kullanmış.

Özellikle Amerikan rüyası ve kapitalizme yönelik mükemmel eleştiriler ve tespitler var.
Bu döngüye; insanın tek bir dürtüsünün üzerinde durarak karşı çıkması da bir noktaya kadar kabulümdü, yazarın bu kadar saldırgan, uzlaşmadan uzak ve kışkırtıcı tutumu olmasaydı. Bu noktada ben objektif kalmayı başaramadığım için bıraktım.

Umarım siz eserin içeriğini, aykırı bölümlerden arındırıp daha objektif kalarak yakalayabilir ve umduğunuzu bulabilirsiniz.

Keyifli okumalar
368 syf.
Üç günde okuyup bitirdiğim ancak alıntılarını paylaşmayı halen bitiremediğim eser ilk basım(1985) olduğu için sansürsüz yayımlanmış olup sonraki basımlarda içerikleri sansürlenmiştir.Neyse ki bende hem sansürsüz hem de sansürlü baskısı vardı.

- “Oğlak Dönencesi” başta cinsellik olmak üzere yaşamın hemen hemen her alanındaki tabulara saldıran ‘Çağdaş kapitalizmin çarklarına atılan sert bir tekme’ de diyebiliriz.
- İlk kez 1938’de Paris’te yayınlanmış olup ABD Adalet Bakanlığı’nca müstehcen olduğu gerekçesiyle yasaklanıp ülke sınırları içine sokulması engellenmiş ve bu yasak 1961’e kadar sürmüştür ve yine ABD’de hakkında açılan altmışa yakın davadan ‘beraat’ ederek 1964 yılında yayımlanmıştır.Ne acep ki eseri yasaklayan iki ülkeden biri de Türkiye’dir. Basıldığı Fransa dahil başka hiçbir ülkede kitap yasaklanmamış.

Eserin konusuna kısaca değinecek olursak : Bireysel ahlakla toplumsal ahlakın birbiriyle doğruduan bağlantılı olmasından ve bundan dolayı da bireysel ahlakın çöküp beraberinde toplumsal ahlakı şiddetli bir şekilde çökertmesiyle ortalık kan revan olmaya başlıyor Yani bildiğimiz üzere “Bireysellik en ala bencilliktir.”

Bunun yanında eser her ne kadar aşırı müstehcenlikten dolayı yıllarca yayın yasağına uğramış olsa da romanın ana temasının cinsellikle alakası yok aksine gerçekleri çekinmeden açıklamış.

Bende buna ek olarak şu sözü söyleyip bitiriyorum :
“Ahlak sükut etmiş,meydan gevezelere kalmış.”
342 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Bu kitap günümüz insanin değer yargılarını anlatmış. Ahlâkilik kavramını yoksayarak bu yuzden kitap basta kendi Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere müstehcenlik sebebiyle yasaklanmış bir kitap.
Kitap yazarın yari otografi olarak getirdiği ve her kitabında oldugu gibi sivri dilini kullanarak yazdığı bir eserdir. Eserde günümüz bir kesim yaşam biçimini ele alıp kendi uzerinden anlatıyor. Bunun icinde çocuk yaşlarda cinayetten ensest iliskiye kadar konular var. Zaten düşünce tarzını yazar
"Tabular ne de olsa hastalıklı zihinlerin ürünüdür, bir artıktır, yaşamaya cesaret edememiş, din ve ahlak adı altında bize bunları dayatan korkak insanlara ait olduğunu söyleyebilirsiniz" sözüyle anlatiyor
Amerikan rüyası denen şeye, basamakları birer birer atlayıp altta kalanları ezerek yükseklere çıkma iddiasına, doğru bildiklerindense doğru belletilenlerle yaşama fikrine sırtını çeviren Miller, Oğlak Dönencesi’nde kendi geçmişine uzanır ve Amerika’nın kof yapıtaşlarını yerinden oynatmaya, doğrularını haykırmaya, kendi gerçeğinin peşinden gitmeye koyulur. Oğlak Dönencesi, yumurtalıklardan başlayan bir yaşam serüvenidir ve yaşam döngüsünü tüm çelişkileri, hezeyanları ve coşkularıyla ortaya koyar. Savaş sonrasının ‘gelişen’ medeniyetinde benlik arayışını konu ettiği Oğlak Dönencesi’nde Miller, aynayı sadece kendine değil, tüm insanlığa tutar ve yoğun bir esrime ihtiyacıyla geçmişe ve geleceğe dalar. Yazarın sözünü sakınmadan, olanca dürüstlüğüyle kaleme aldığı bu metin, belki saklı kalması gerekenlerin altını çizdiğinden, belki Amerikan ideallerini sertçe eleştirdiğinden, belki de insanın en temel dürtülerinden biri olan arayışı bunca çıplaklığı ve aciliyetiyle resmettiğinden tehlikeli bulunmuş, Millerin çizdiği ‘büyük resim’ görmezden gelinerek kitabın müstehcenliği tartışmaya açılmıştır. Ülkesindeki mahkeme sürecinin yirmi yılı aştığı düşünülürse, günümüzün çağdaş klasiklerinden sayılan bu kitaba açılan savaşın boyutlarının kavranması mümkün olabilir.
342 syf.
·8 günde·8/10
Sıradışı yazar Henry Miller'ın yarı otobiyografik olarak nitelendirilen bu kitabında Miller'ın hayatında çeşitli evrelerden geçtiğini görüyoruz ki bunlar talihinin kötü olmasından ziyade Miller'ın 'dünyanın durumunu' gereğinden fazla kafaya takmasından, sonra kendi tabiriyle bu otomatik sistemin bir parçası olmak istemeyişinden kimbilir belki de tamamen sahip olduğu umarsızlıklardan oluşmaktadır. Dünyanın gidişatı sorunu ve sistem eleştirilerini uzun uzun cümlelere döken Miller'in bu 'Oğlak Dönencesi'ni okuyan okur: " gerçekten doğruyu söylüyor - bunları görebildiyse bravo - müthiş bir analiz yeteneğine sahipmiş" türünden cümleler kuruyorsa şayet; diğer taraftan da " bütün bu farkındalıklardan sonra nasıl olur da bir ahlaki çöküntüye düşebiliyor - bunların da süreçlerini anlatmalı mıydı" gibisinden sorular sorması gerekiyor mu aynı okurun, şimdi bilemiyorum.
Nitelendirdiği gibi yarı otobiyografik bir romandır bu, kronolojik bir sıra gözetlenmemiştir, orta yaşlarındaki izlenimlerinden sonra çocukluk anılarını okuyoruz, sonra sonra yeni yetmelik dönemlerini anlatıyor bazen Miller, cok garip fakat ana rahmindeki hallerini dahi anlatmaya çalışıyor. En çok okuduğumuz cümleler ise sürekli bir arayış ve eleştiri modunda olduğunu hatırlatan felsefik kısmen de psikolojik analizlerdir. Okurun ilgisini cezbeden de bu cümlelerdir zaten...
İyi okumalar...
342 syf.
·Beğendi·8/10
Oğlak Dönencesi tam ifadesi ile bir Amerikan ideali eleştirisidir. Yazarın neredeyse tüm romanları gibi bu kitapta da otobiyografik öğeler ağır basar. Miller, ABD’de çalıştığı işler ve pamuk ipliğine bağlı insan ilişkileri üzerinden yaşamın kısır diyebileceğimiz çelişik döngüsünü ortaya koyar. Amerika’nın kof yapıtaşlarını yerinden oynatmaya, doğrularını haykırmaya, kendi gerçeğinin peşinden gitmeye koyulur: Diyalog ve betimlemenin çok az kullanıldığı roman 344 sayfalık bir tirad, bir manifesto, bir tür günah çıkarma ayini gibidir.
342 syf.
·5 günde
Amerika ve Türkiye’de müstehcen olduğu gerekçesiyle yasaklanan kitapta yazar yaşamından kesitler sunuyor. Ailesi, çocukluk arkadaşları, işi, iş arkadaşları, evliliği, hayatına giren kadınlar, siyaset, felsefe ve edebiyatla ilgili düşüncelerini, görüşlerini anlatıyor. Çoğunluğa aykırı düşen fikirleri var.
Yazarın sürekli iç sesini dinlemek zaman zaman beni yordu, geriye dönüşler yapmak zorunda kaldım. Bunda zorunlu okumaya ara vermem de etken olabilir. Bir çırpıda okunacak kitap değil diye düşünüyorum.
342 syf.
·16 günde·8/10
Spoiler İçerebilir

Bu kitabı yasaklı kitaplar arasında yer alması ilgimi çektiğinden almıştım. Alışılmışın dışında bir kitap Oğlak Dönencesi. Yazar çocukluğundan başlayarak kendi hayatından, çevresindeki insanların yaşamından ve dünya düzeninden kesitler sunmakta. Sistemin çarpıklığını, kokuşmuşluğunu cesurca ortaya koyan aykırı bir yazar Henry Miller. Öyle okuyup kenara koyabiliceğiniz kitaplardan değil de okurken düşündüren derin bir kitap aslında. Felsefi yönünün olmasıyla birlikte fazlasıyla müstehcen sayılabilecek satırlara sahip. Keyifli okumalar
368 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Henry Miller ile tanışma olanağı bulduğum bu yapıtı, yazarın derin ve anlamlı düşünceleri eşliğinde fazlasıyla sorgulayarak okudum. Yapıt uzunca bir süre başta ABD olmak üzere, birçok ülkede müstehcen içerik dolayısıyla yasaklı kalmış ve yapıtın basımına engel olunmuştur. Ancak bana göre cinsellik unsuru yapıtın ara öğelerinden biri. Yani yapıtın çoğu yerinde insan hayatında cinselliğin kavranmasına yönelik ve insan hayatında cinselliğin önemine dair anektodlar sunsa da yazar, benim bakış açım dolayısıyla beni rahatsız etmedi.
Hâlâ birçok insan tarafından ağır olumsuz eleştirilere maruz kalsa da yazar, bence olağanüstü bilinçakışı tekniğiyle gerek felsefi düşüncelerini, gerek insan hayatında savaş olgusunu, gerek "insan" kavramını, gerek de modernite üzerine sağlam bir üslup ve bakış açısıyla ruhunda yaşadıkça oluşan düşüncelerini aktarmış.
Otobiyografik bir eser olarak da nitelendirilebilecek bu yapıtta, gözlem tekniğiyle birlikte Amerika'daki hayatın bir kâbus olduğuna dair güçlü kanıtlarla yaşamındaki izleri ustalıkla anlatmış Henry Miller.
Ana temalardan biri yalnızlık güdüsüdür. Yalnızlıkla beraber insanın kendi içinde nasıl boğulduğunu ve boğulurken kendi benliğinden ne derece uzaklaşacağını ve yaşama dair edindiği deneyimleri büyük bir dürüstlükle anlatmış yazar. Öyle ki çoğu zaman, bu dürüstlük olgusu yazarın kendisine dair en büyük tedirginliği olmuş.
Sistem karşıtı olması yönüyle de dikkat çeken bu yapıtı okumak zor gelebilir, kimilerine göre. Çünkü yazarın dikkat çektiği noktalar ,ilk paragrafta belirttiğim noktalar haricinde, yer yer metaforik ve simgesel bir anlatım da kullanmış oluşundan da geçiyor. Çoğu yerde kendimi yazarla konuşurken buldum aynı zamanda ve bu durum beni keyiflendirdi.
Vakit ayrılması gerektiğini düşündüğüm yapıtlardan biri haline geldi Oğlak Dönencesi.
Herkese iyi okumalar diliyorum.
342 syf.
·Beğendi·7/10
Otomatik süreç olarak bahsettiği Amerikanın çirkin düzenini, insanların tek düzeliği ve yüzeyselliğini eleştiriyor. Cinselliği dejenere olmuş toplumun çıkış noktası olarak yorumladığını düşünüyorum. Yazarın ümidinin yarınlarda ve yeni doğacak nesilde olduğuna ilişkin mesajlar olduğunu düşünüyorum. Kitabın yazım dilini biraz ağır buldum, edebi ve felsefi bir değer. Kitaptaki göndermeleri anlamak için geniş bir bilgi birikimi gerekiyor.
Bu kitap dostum oldu çünkü bana arkadaşa ihtiyacım olmadığını öğretti Bana tek başıma durma cesareti verdi, yalnızlığın kıymetini bilmemi sağladı. Kitabı hiçbir zaman anlamadım; anlamanın eşiğinde olduğumu hissettiğim zamanlar oldu, fakat hiçbir zaman anladım. Anlamamak daha önemliydi benim için. Elime kitabı alıp arkadaşlarıma yüksek sesle okumak, onları sorgulamak, onlara izah etmek hiç arkadaşım olmadığını, dünyada bir başıma olduğumu idrak etmemi sağladı.
Dostoyevski okumaya başladığım o ilk gece, hayatımın en önemli olaylarından biriydi, ilk aşkımdan bile daha önemli.
Hayata karşıydım, ilke olarak. Hangi ilke mi ? Beyhudelik ilkesi. Etrafımdaki herkes çaba gösteriyordu. Ben şahsen hiç çaba göstermedim.
Ekmek parası ve kira; uğruna savaşılacak tek şey buydu. Savaşmak kolaydı, fakat ekmek parası ve kira uğruna savaşmak bir hayalet ordusu ile savaşmaktan farksızdı.
Uç ey yamyam kuş, evrenin sınırlarına uç! Hep geri döneceksin.. Çünkü seni dünyanın dışına çıkaracak kanatların yok... Karanlığın egemen olduğu bu yılan mezarı, senın yaşayabileceğin tek dünya.....
Henry Miller
Can Yayınları-Sansürlü Baskı
" Sürüye katılmayı seçersen bağışıklık kazanırsın. Kabul görmek ve takdir edilmek istiyorsan kendini hiçliğe indirgemen ,sürüdeki diğer koyunlardan ayırt edilmez kılman gerekir. Düş görebilirsin , ama herkesle aynı düşü görmek koşuluyla. "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Oğlak Dönencesi
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
342
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055903503
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Tropic of Capricorn
Çeviri:
Avi Pardo
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siren Yayınları
Baskılar:
Oğlak Dönencesi
Oğlak Dönencesi
Ölmeden önce okumanız gereken 1001 kitaptan biri!

Arkadaşlığın gerçek anlamını kavrayabilmek için insanın arkadaşlarından kopması gereken zamanlar vardır. Bunu söylemek biraz tuhaf kaçacak ama, bu kitabın keşfi etrafımda bulunan ve benim için artık bir şey ifade etmeyen arkadaşlarımı yaralayabileceğim bir silah, bir aygıt keşfetmekten farksızdı. Bu kitap dostum oldu çünkü bana arkadaşa ihtiyacım olmadığını öğretti. Bana tek başıma durma cesareti verdi ve yalnızlığın kıymetini bilmemi sağladı.

Sözünü sakınmayan dev bir yazardan, isyanla haykıran bir klasik: Oğlak Dönencesi.

Dünyaya biçili koordinatlara, medeniyet adı altında savaş, silah ve beton üreten düzene, insanı yok etmek pahasına köleleştiren sisteme karşı bir çığlık, gemlenemeyen bir ezgi ya da çağdaş yaşamın çarklarına atılan sert bir tekme... Henry Miller, Oğlak Dönencesi'nde rahimden mezara, kasıklardan zihne uzanıyor, benzersiz bir atlasın sayfalarını kendi renklerine boyayarak bambaşka bir dünya resmi ortaya koyuyor. Burada savaş saçma, yaşam beyhude; burada aşk siyah bir yıldızın gölgesinde ve ekmek aslanın ağzında... Burada kölelik özgürlüğü, yalanlar gerçekleri ve sürü bireyleri ezip geçiyor; burası Amerika, ama başka bir yer de olabilir; kitlelerin günbegün topluca cephelere veya işe yürüdüğü herhangi bir yer... Ve Henry Miller, akıntının tersine doğru gitmekte, kendi şarkısını haykırmakta kararlı.

Yayımlandığı günden bu yana yasaklarla boğuşan Oğlak Dönencesi, bir açıdan Henry Miller'ın yaşam öyküsü... Rahme düşmesinden aşka yuvarlanmasına, sürüye katılmasından kendi yazgısını ele geçirmesine ve dünyanın başlangıcından geleceğin müziğine varan bir öykü. Yaşam adı verilen sonsuz döngünün her zerresine uzanan bir varoluş çığlığı bu ve şiddeti dünyayı yerinden sarsmaya yetiyor.

Tek başına duracak, kendi doğrularınca yaşayacak cesareti olanlar için.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 198 okur

  • Kurtuluş
  • Orçun Türk
  • Muzaffer Akça
  • Makbule Esen Öksüzoğlu
  • Esma Ersül
  • Ra
  • sevde
  • Esas Adam
  • SihirliFlut
  • Burhan bulanıkkan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.4
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%14.3
25-34 Yaş
%47.6
35-44 Yaş
%21.4
45-54 Yaş
%9.5
55-64 Yaş
%2.4
65+ Yaş
%2.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%47.8
Erkek
%52.2

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.6 (17)
9
%17.2 (11)
8
%25 (16)
7
%7.8 (5)
6
%7.8 (5)
5
%3.1 (2)
4
%3.1 (2)
3
%3.1 (2)
2
%1.6 (1)
1
%0