·
Okunma
·
Beğeni
·
6523
Gösterim
Adı:
Yengeç Dönencesi
Baskı tarihi:
Şubat 2019
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055903367
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Tropic Of Cancer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siren Yayınları
Ölmeden Önce Okumanız Gereken 1001 Kitaptan Biri!

Henry Miller, yıllarca yasaklı kalmasına rağmen bugün çağdaş edebiyatın en önemli başyapıtlarından biri sayılan Yengeç Dönencesi ile karşınızda.

"O günden bu yana her kaçığın Paris'te er ya da geç keşfettiği bir şeyi keşfettim: cehennem azabı çekecek olanlar kendilerine uygun cehennemi ısmarlayamıyordu."

Akıntıya kapılmış, dümensiz bir gemi. Anahtarı olmayan bir delik. Haz, hüzün, hezeyan. Zamanın çarkında, medeniyetin kokuşmuş sularında sürüklenen, çivisi çıkmış bir dünya burası. Birileri tüller, kadifeler içindeyken diğerleri balçıklara gömülmüş debelenmekte. Zaman geçip gidiyor. Ne dün var ne yarın. Ve Henry Miller, çorak topraklar üzerinde yeraltı baharlarının peşinde.

"Zaman zaman patlayan, bizi yaralayan ve içimizi dağlayan, bizden iniltiler, gözyaşları ve beddualar koparan sayfalar okuyorsak, bilin ki bunlar sırtı duvara dayalı, tek savunması sözcükler olan biri tarafından yazılmıştır; sözcükler dünyanın yalancı ve ezici ağırlığından, yüreksizlerin kişilik mucizesini çökertmek için yarattığı işkence aletleri ve çarklardan her zaman daha güçlüdür."
(Tanıtım Bülteninden)
288 syf.
·2 günde
Yıllarca neden yasaklı olduğunu okumaya başlar başlamaz anlıyorsunuz. Henry Miller bir erkeğin tüm hayvani duygularını kelimelerle ifade etmiş herhalde. Fransa’da geçen anlatıların çoğunda medeniyetsizliği, hastalıkları, yaşam koşullarını ve cinsel yaşamını gözler önüne seriyor yazarımız. Fransa’mı böyleydi, yazarın kafası mı böyleydi orasını bilmiyorum. Kitabı üçe böldüğünüzü düşünürseniz son bölümde, yazarın verdiği çok güzel mesajlar var lakin tümünü ele aldığınızda çoğu kişinin bitiremeyeceği bir kitap olarak düşünüyorum. Başlarda bütünlüğü kurmak zor oluyor, ilerledikçe anlatıcının çevresindeki insanlar netleşiyor ve belli bir yere öyküyü oturtuyorsunuz. Para, yemek ve kadın üçgeninde geçiyor dersem yanlış olmaz herhalde. Kitabın başında: “Edebiyat sayılan her şey beni terk etti. Yazılacak kitap kalmadı tanrıya şükür. Bu mu? Kitap değil bu. Karalama iftira, haysiyete karşı bir saldırı. Sözcüğün alışılagelmiş anlamında kitap değil, hayır, uzun bir hakaret bu, Sanatın yüzüne tükürülmüş bir balgam….” diyerek bir nevi daha başında tarifi ve uyarıyı yapıyor okuyucuya.
Cebinde 10 dolarla Paris’e ayak basan bir Amerikalının yaşam mücadelesini hüzün, hasret ve iğrençlikleriyle anlatımı diyebiliriz. Çağdaş edebiyatın klasikleri arasında sayılıyor, yine de satın alacaksanız bir araştırın derim. Kitabı seslendirmeye kalksaydınız epey bip sesi koymak zorunda kalırdınız. Sansüre gerek olmayan bölümlerden birkaç seçmece size:
“Bunlar erkek ve kadın mı diye soruyorum kendime. Yoksa gölge mi? Görünmez iplerden sarkan kuklaların gölgeleri mi bunlar? Özgür iradeyle hareket ediyorlar ama gidecek yerleri yok. Sadece bir alanda özgürler, o alanda istedikleri yere gidebilirler ama kanatlanmayı öğrenmemişler henüz. Kanatlanmış tek bir düş bile yok daha. Dünyayı terk edecek kadar hafif, neşeli tek bir insan bile çıkmamış!”
“Fikirde, giyimde, ahlakta altın ayarı tutturamadığımızda ne olacak dünyanın hali, diye geçiriyorum içimden. Sevgide altın ayar!”
288 syf.
·4 günde·6/10
Henry MILLER – Yengeç Dönencesi

Gerçek bir Yeraltı Edebiyatı şöleni. Bir tezim var. “Yasaklı kitaplar genelde iyidir. “ diye. Yine kendimce yanılmadım. Okuması zor bir kitap fakat derine inince sürüklüyor. Kitabın başında “Neler oluyor..” diyorsunuz. İşte bu tehlikeli kısım. Burada kitabı okumayı sakın bırakmayın devam edin . Pişman olmazsınız

Henry MILLER’da çekinmenin, korkunun zerresi olmadığından tüm o dillendiremedikleriniz üstünüze geliyor, baskı kuruyor falat sonra hak veriyorsunuz..

Kitap uzun yıllar boyunca Amerika ve İngiltere’de yasaklı kitaplar listesinde iken yasak kalktığında kült eserler arasındaki yerini almış. Çok sağlam bir dili olduğunu düşünüyorum..

Kitapta kendinizden bir cümle bulacaksınız. Gizem gibi.. Bunun için bile değer okumaya.. Henry Miller bu kitapta hayatta olan biten her şeyden bahsetmiş. Geçim sıkıntısından, hiç unutmadığımız aşklarımıza kadar. Kitap bu açıdan mutlaka sizin de hissettiğiniz, yaşadığınız, katıldığınız bir noktaya değinecektir.

Hayatınızdan izler bulacak ve Henry MILLER’ın hayatını keyifle okuyacaksınız. En azından ben öyle hissediyor ve düşünüyorum.. Henry MILLER bütün kitaplarında kendi hayatını anlatmaktadır. Hatta şöyle der usta yazar;

"Yaşantımı hem daha kolay hem de daha gerçek olduğu için yazdım.Yaşamım benim açımdan önemi olduğu için, hayal ürünü kişiler ve olaylar aramaya gerek duymadım.."

Yengeç Dönencesi nevi şahsına münhasır bir kitap. Herkese tavsiye etmiyorum. Kendine güvenen, ben yeniliğe açığım diyenlere daha çok hitap ediyor kanaatindeyim. Sadece cinsellik baz alınarak okunursa kitaba yazık etmiş olursunuz. Çok daha öte bir kitap.. Net tavsiyemdir..

Herkese keyifli okumalar...
288 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Daha önce yazarın Oğlak Dönencesi'ni okumuştum.Yazarın Fransa'daki günlerini anlatıyor bu kitapta.Gerçeküstücü olduğunu okuyanlar bilir.Maddi zorluklarını okuma ve yazma yoluyla hafifletmiş.Geniş ve derin yazın okuması yaptığı belli.Kendine özgü bir üslubu var.Bana göre bir putkırıcı.Hayatı,kendisine yaşatılanları anlamakla kalmıyor meydan okuyor.Paris ve sokaklarında yaşarken tanıştığı,birlikte kaldığı kadın erkek karakterleri anlatımı keyifli.Özdeşlik kurabiliyorsunuz.Bazen söyledikleri ipe sapa gelmez bir delinin mırıldanmaları gibi gelse de öyle olmadığını anlıyorsunuz.
288 syf.
·10 günde·Beğendi·Puan vermedi
'Bazı kitaplar, onları kuşatan tartışmalar ile hatırlanır.'

Fransa'da obelisk yayınevi tarafından yayımlanmış olan bu kitap ABD'de otuz yıla yakın bi süreyle yasaklanmıştır.(ülkeye sokulması dahi yasak)
Peki niye yasaklanmış? Çünkü insan olmanın sefaletini, son derece dürüst, can yakıcı ve sarsıcı biçimde ele alan eser 'sakıncalı' bulunulmuş.


Otobiyografik niteliklerle bezeli kitabımız, karakteriyle Avrupa-Paris'in tüm yönlerini iyi kötü okuyucuya sunuyor.
Ayrıca kitap altmışın üzerinde farklı farklı davalarla meşhurlaşmıştır.
Ana karakter Joe; kendi sefil durumunu, beş parasızlığını, etrafındaki insanların yolsuzluğunu akıl süzgecinden geçirip alaycı bir anlatımla anlatmasıdır kitabın genel havası. Paris'i açlık, umutsuzluk ve kendi iç sıkıntısıyla yoğurur. Otobiyografik olduğu için, belli bir olay örgüsü de yok kitabın.

Henry Miller'in kalemini fazlasıyla beğendim. Ama kitabı beğendim mi tartışılır. Bu eseri Avi Pardo'dan başkası çeviremezdi bence muhteşem çevirmiş. Okumak isteyenler iki kere düşünmeli çünkü rahatsız olacağınız kadar küfürlü bir dili var yazarımızın.
288 syf.
·15 günde·9/10
Açlıktan nefesi kokar bir şekilde, meteliksizliğe kurşun ata ata yazmış insanlığın en çirkin, en tutarsız hallerini ve onun tüm çıplaklığıyla Henry Miller. Bu yüzden hiçbir satırında neden ama sorusunu sordurtmadan nutkunuzu tutturuveriyor. Ve gerçek olanın, göz, beyin açıcının kaderi gibi bu kitapta yasaklanıyor. Hem de tam 30 yıl.
Şimdi siz Hakan Günday' ı, Emrah Serbes ve türevlerini geçin asıl yeraltı edebiyatı nasıl olurmuş Henry' nin kaleminden bir şahit olun.
Bu arada insanlık demişken, çelişik demişken bu kitap ölmeden okunası 1001 kitap arasında.
Şimdiden bol keyifler.

“Sahip olduğum her şeyi kaybetmenin, sokaklarda açlık ve polis korkusu içinde yürümenin ne olduğunu bilmekle birlikte, korkunç denebilecek bir şey gelmemişti başıma o güne dek. Tek bir arkadaş bile bulamamıştım henüz, ki üzücü olmaktan çok şaşırtıcıydı çünkü o güne kadar gittiğim her yerde çok kolay olmuştu arkadaşlık kurmak. Ama dediğim gibi, korkunç denebilecek hiçbir şey gelmemişti başıma.

Arkadaşsız da yaşayabilir insan, sevgisiz, hatta parasız bile. İnsan Paris’te sadece keder ve ıstırapla yaşayabilir, bunu keşfetmiştim. Acı bir perhiz gerçi, kimileri için en iyisi belki de. Her neyse, tükenmemiştim henüz. Felaketle cilveleşiyordum sadece.”
288 syf.
·10 günde·5/10
Bir kitap otuz yıla yakın bir süre Amerika'da yasaklanmışsa (hatta ülkeye sokulması bile yasak) insan merak ediyor. Kuruluşundan günümüze ahlak timsali eylemleriyle tarihe geçen özgürlükler ülkesinin, bir kitabı ahlaksız bulup da yasaklaması... Pehhh... Kaldı ki kitabın yazarı da bir Amerikalı.Yazarın Paris'te yaşadığı zamanlardan izler barındıran bu kitapta sefillik, açlık, rezillik, pislik, serserilik, haz ve hezeyanlar mevcut. Yıllar yılı niye yasaklanmış anlamadım. Bukowski kadar küfürbaz evet ama dibine kadar gerçekçi. Evet ben de küfür etmeyi severim. bazen duyulur bazen duyulmaz şekilde :) Neyse okurken sıkıldığım, katkısını bulamadığım bir kitap oldu. Belki siz seversiniz. Okunmadan bilinmez.
286 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Öncelikle yeraltı edebiyatını seven biriyseniz - benim gibi - ilk fırsatta alıp okumanızı tavsiye ederim. Edebi tavrını, dizgisini hiç bilmediğim H. Miller açıkçası ilk 52 sayfa boyunca beni biraz gerdi fakat sonrasında ise mükemmel hale getirdi kitabı. İki sayfa arasında hem kahkaha attırıp hem de zihnimin ücra köşelerinde düşünmeye sevk eden severek zevk içinde okuma sağladı Miller ve elbette eşsiz çevirmenliğiyle Avi Pardo. Kısaca Paris’in gettolarına düşmek için doğru adrestesiniz.
288 syf.
·Beğendi·9/10
Güçlü bir kitap. Derine inilmiş. Ama güzel. Gerçekleri çekinmeden söylemiş yazar. Neden yasaklandı diye almıştım. Eleştiri yapıyor. Ülkelerden bahsediyor. Korkusuzca yazılmış. Bence bu türde bir kitap okumalısınız.
288 syf.
·18 günde·Beğendi·7/10
Paris Aşıklar Şehri...
Ama bir de yeraltı edebiyatçılarının sığındığı muazzam bir şehir...
Lağım çukurları, Şehrin arka sokakları, Fakirliği, Alkol, bit-tahtakurusu ve karanlık olan yağanak yağışı..
Miller Amerika’dan gelip Paris’in bu saklanılan yüzünden besleniyor.
Muhteşem bir dil kullanılmış,
İçerik hakkında bilgi vermeyeceğim ama okumanızı tavsiye ederim :)
288 syf.
·15 günde·Beğendi·7/10
Öncelikle zodyakla alakalı bir kitap olmadığını belirteyim :) Çoğunluğu Fransa'da geçen, otobiyografik esintilere sahip, bol argolu ilginç bir kitap. İlk 200 sayfasını bir şey olacak beklentisiyle okudum, kalanı da bu kadar okudum boşa gitmesin diyerek. İlgilisi beğenebilir ama mutlaka okuyun diyebileceğim kitaplardan birisi değil.
288 syf.
·Puan vermedi
Yazar tabiri caizse içindeki tüm duyguları tükürmüş. Kullandığı sözleri insanın yüzüne yüzüne çarpmak için kalemini o kadar sert ve açık kullanmış ki kitabın sonunda kendini yorgun hissediyor insan.
Kadınlar ile ilgili yapılabilecek üç şey vardır; onu sevebilir, onun için acı çekebilir ya da onu edebiyata çevirebilirsin .
Ne istiyorsunuz benden? Söyleyecek bir şeyim olduğu zaman yazıp yayımlatıyorum zaten.....
Gözetleme merakınızdan iğreniyorum! Övgüleriniz beni aşağılıyor. Çayınız beni zehirliyor! Kimseye borcum yok. Sadece Tanrı'ya karşı sorumluyum ben...
"Ben özgür bir adamım -ve özgürlüğüme ihtiyacım var. Yalnız kalmaya ihtiyacım var. Yalnız kalıp utancımı ve umutsuzluğumu sorgulamaya ihtiyacım var. Güneş ışığına ve kaldırım taşlarına yanımda kimse olmaksızın ihtiyacım var; konuşmaksızın, kendimle yüz yüzeyken yüreğimin müziği bana eşlik etsin yeter. Ne istiyorsunuz benden ? Söyleyecek bir şeyim olduğu zaman yazıp yayımlatıyorum zaten. Verecek bir şeyim olduğunda veriyorum. Gözetleme merakınızdan iğreniyorum ! Övgüleriniz beni aşağılıyor. Çayınız beni zehirliyor! Kimseye borcum yok. Sadece Tanrı'ya karşı sorumluyum ben -varsa şayet"
Şu anda hicbirsey düşünemiyorum.Unutulmuş bir dünyayı yansıtan bu mucizevi suların bıçakladığı sezgili biri olduğum dışında
"İğrenç piç. İbnelikten daha kötü bir şey varsa o da cimriliktir. Sütsüz ve şekersiz kahve. Tereyağsız ekmek. Sossuz ya da etsiz yemek. O yok, bu yok. Cimri pezevenk!"
Henry Miller
Sayfa 20 - Siren Yayınları, 8.Baskı, Çeviri: Avi Pardo

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yengeç Dönencesi
Baskı tarihi:
Şubat 2019
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055903367
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Tropic Of Cancer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siren Yayınları
Ölmeden Önce Okumanız Gereken 1001 Kitaptan Biri!

Henry Miller, yıllarca yasaklı kalmasına rağmen bugün çağdaş edebiyatın en önemli başyapıtlarından biri sayılan Yengeç Dönencesi ile karşınızda.

"O günden bu yana her kaçığın Paris'te er ya da geç keşfettiği bir şeyi keşfettim: cehennem azabı çekecek olanlar kendilerine uygun cehennemi ısmarlayamıyordu."

Akıntıya kapılmış, dümensiz bir gemi. Anahtarı olmayan bir delik. Haz, hüzün, hezeyan. Zamanın çarkında, medeniyetin kokuşmuş sularında sürüklenen, çivisi çıkmış bir dünya burası. Birileri tüller, kadifeler içindeyken diğerleri balçıklara gömülmüş debelenmekte. Zaman geçip gidiyor. Ne dün var ne yarın. Ve Henry Miller, çorak topraklar üzerinde yeraltı baharlarının peşinde.

"Zaman zaman patlayan, bizi yaralayan ve içimizi dağlayan, bizden iniltiler, gözyaşları ve beddualar koparan sayfalar okuyorsak, bilin ki bunlar sırtı duvara dayalı, tek savunması sözcükler olan biri tarafından yazılmıştır; sözcükler dünyanın yalancı ve ezici ağırlığından, yüreksizlerin kişilik mucizesini çökertmek için yarattığı işkence aletleri ve çarklardan her zaman daha güçlüdür."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 334 okur

  • Ebru
  • Taha Aydemir
  • Uğur demirci
  • İbrahim Karahancı
  • Nazlınur Karaağaçlı
  • Derya Aktürk
  • Aycan Doğan
  • Özlem
  • Derviş kopuz
  • Melda Küçük

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.6
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%9.1
25-34 Yaş
%43.6
35-44 Yaş
%32.7
45-54 Yaş
%10.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%42.3
Erkek
%57.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.9 (21)
9
%16.2 (18)
8
%22.5 (25)
7
%23.4 (26)
6
%8.1 (9)
5
%5.4 (6)
4
%1.8 (2)
3
%0.9 (1)
2
%0
1
%2.7 (3)