Yengeç DönencesiHenry Miller

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.446
Gösterim
Adı:
Yengeç Dönencesi
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055903367
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Tropic Of Cancer
Çeviri:
Avi Pardo
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siren Yayınları
Ölmeden Önce Okumanız Gereken 1001 Kitaptan Biri!

Henry Miller, yıllarca yasaklı kalmasına rağmen bugün çağdaş edebiyatın en önemli başyapıtlarından biri sayılan Yengeç Dönencesi ile karşınızda.

"O günden bu yana her kaçığın Paris'te er ya da geç keşfettiği bir şeyi keşfettim: cehennem azabı çekecek olanlar kendilerine uygun cehennemi ısmarlayamıyordu."

Akıntıya kapılmış, dümensiz bir gemi. Anahtarı olmayan bir delik. Haz, hüzün, hezeyan. Zamanın çarkında, medeniyetin kokuşmuş sularında sürüklenen, çivisi çıkmış bir dünya burası. Birileri tüller, kadifeler içindeyken diğerleri balçıklara gömülmüş debelenmekte. Zaman geçip gidiyor. Ne dün var ne yarın. Ve Henry Miller, çorak topraklar üzerinde yeraltı baharlarının peşinde.

"Zaman zaman patlayan, bizi yaralayan ve içimizi dağlayan, bizden iniltiler, gözyaşları ve beddualar koparan sayfalar okuyorsak, bilin ki bunlar sırtı duvara dayalı, tek savunması sözcükler olan biri tarafından yazılmıştır; sözcükler dünyanın yalancı ve ezici ağırlığından, yüreksizlerin kişilik mucizesini çökertmek için yarattığı işkence aletleri ve çarklardan her zaman daha güçlüdür."
(Tanıtım Bülteninden)
Yıllarca neden yasaklı olduğunu okumaya başlar başlamaz anlıyorsunuz. Henry Miller bir erkeğin tüm hayvani duygularını kelimelerle ifade etmiş herhalde. Fransa’da geçen anlatıların çoğunda medeniyetsizliği, hastalıkları, yaşam koşullarını ve cinsel yaşamını gözler önüne seriyor yazarımız. Fransa’mı böyleydi, yazarın kafası mı böyleydi orasını bilmiyorum. Kitabı üçe böldüğünüzü düşünürseniz son bölümde, yazarın verdiği çok güzel mesajlar var lakin tümünü ele aldığınızda çoğu kişinin bitiremeyeceği bir kitap olarak düşünüyorum. Başlarda bütünlüğü kurmak zor oluyor, ilerledikçe anlatıcının çevresindeki insanlar netleşiyor ve belli bir yere öyküyü oturtuyorsunuz. Para, yemek ve kadın üçgeninde geçiyor dersem yanlış olmaz herhalde. Kitabın başında: “Edebiyat sayılan her şey beni terk etti. Yazılacak kitap kalmadı tanrıya şükür. Bu mu? Kitap değil bu. Karalama iftira, haysiyete karşı bir saldırı. Sözcüğün alışılagelmiş anlamında kitap değil, hayır, uzun bir hakaret bu, Sanatın yüzüne tükürülmüş bir balgam….” diyerek bir nevi daha başında tarifi ve uyarıyı yapıyor okuyucuya.
Cebinde 10 dolarla Paris’e ayak basan bir Amerikalının yaşam mücadelesini hüzün, hasret ve iğrençlikleriyle anlatımı diyebiliriz. Çağdaş edebiyatın klasikleri arasında sayılıyor, yine de satın alacaksanız bir araştırın derim. Kitabı seslendirmeye kalksaydınız epey bip sesi koymak zorunda kalırdınız. Sansüre gerek olmayan bölümlerden birkaç seçmece size:
“Bunlar erkek ve kadın mı diye soruyorum kendime. Yoksa gölge mi? Görünmez iplerden sarkan kuklaların gölgeleri mi bunlar? Özgür iradeyle hareket ediyorlar ama gidecek yerleri yok. Sadece bir alanda özgürler, o alanda istedikleri yere gidebilirler ama kanatlanmayı öğrenmemişler henüz. Kanatlanmış tek bir düş bile yok daha. Dünyayı terk edecek kadar hafif, neşeli tek bir insan bile çıkmamış!”
“Fikirde, giyimde, ahlakta altın ayarı tutturamadığımızda ne olacak dünyanın hali, diye geçiriyorum içimden. Sevgide altın ayar!”
Henry MILLER – Yengeç Dönencesi

Gerçek bir Yeraltı Edebiyatı şöleni. Bir tezim var. “Yasaklı kitaplar genelde iyidir. “ diye. Yine kendimce yanılmadım. Okuması zor bir kitap fakat derine inince sürüklüyor. Kitabın başında “Neler oluyor..” diyorsunuz. İşte bu tehlikeli kısım. Burada kitabı okumayı sakın bırakmayın devam edin . Pişman olmazsınız

Henry MILLER’da çekinmenin, korkunun zerresi olmadığından tüm o dillendiremedikleriniz üstünüze geliyor, baskı kuruyor falat sonra hak veriyorsunuz..

Kitap uzun yıllar boyunca Amerika ve İngiltere’de yasaklı kitaplar listesinde iken yasak kalktığında kült eserler arasındaki yerini almış. Çok sağlam bir dili olduğunu düşünüyorum..

Kitapta kendinizden bir cümle bulacaksınız. Gizem gibi.. Bunun için bile değer okumaya.. Henry Miller bu kitapta hayatta olan biten her şeyden bahsetmiş. Geçim sıkıntısından, hiç unutmadığımız aşklarımıza kadar. Kitap bu açıdan mutlaka sizin de hissettiğiniz, yaşadığınız, katıldığınız bir noktaya değinecektir.

Hayatınızdan izler bulacak ve Henry MILLER’ın hayatını keyifle okuyacaksınız. En azından ben öyle hissediyor ve düşünüyorum.. Henry MILLER bütün kitaplarında kendi hayatını anlatmaktadır. Hatta şöyle der usta yazar;

"Yaşantımı hem daha kolay hem de daha gerçek olduğu için yazdım.Yaşamım benim açımdan önemi olduğu için, hayal ürünü kişiler ve olaylar aramaya gerek duymadım.."

Yengeç Dönencesi nevi şahsına münhasır bir kitap. Herkese tavsiye etmiyorum. Kendine güvenen, ben yeniliğe açığım diyenlere daha çok hitap ediyor kanaatindeyim. Sadece cinsellik baz alınarak okunursa kitaba yazık etmiş olursunuz. Çok daha öte bir kitap.. Net tavsiyemdir..

Herkese keyifli okumalar...
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.171 Oy)8.472 beğeni27.164 okunma751 alıntı132.478 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.599 Oy)18.132 beğeni41.098 okunma2.634 alıntı172.854 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.181 Oy)3.694 beğeni12.232 okunma1.110 alıntı50.133 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.832 Oy)8.773 beğeni24.014 okunma1.605 alıntı111.430 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.736 Oy)6.046 beğeni15.904 okunma2.615 alıntı82.117 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.183 Oy)3.244 beğeni9.893 okunma4.665 alıntı89.820 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.310 Oy)12.862 beğeni32.905 okunma3.100 alıntı138.253 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.238 Oy)7.571 beğeni20.461 okunma3.657 alıntı122.207 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.088 Oy)7.656 beğeni21.503 okunma750 alıntı83.935 gösterim
  • Çavdar Tarlasında Çocuklar
    7.5/10 (2.028 Oy)1.568 beğeni6.023 okunma670 alıntı31.227 gösterim
Daha önce yazarın Oğlak Dönencesi'ni okumuştum.Yazarın Fransa'daki günlerini anlatıyor bu kitapta.Gerçeküstücü olduğunu okuyanlar bilir.Maddi zorluklarını okuma ve yazma yoluyla hafifletmiş.Geniş ve derin yazın okuması yaptığı belli.Kendine özgü bir üslubu var.Bana göre bir putkırıcı.Hayatı,kendisine yaşatılanları anlamakla kalmıyor meydan okuyor.Paris ve sokaklarında yaşarken tanıştığı,birlikte kaldığı kadın erkek karakterleri anlatımı keyifli.Özdeşlik kurabiliyorsunuz.Bazen söyledikleri ipe sapa gelmez bir delinin mırıldanmaları gibi gelse de öyle olmadığını anlıyorsunuz.
Öncelikle yeraltı edebiyatını seven biriyseniz - benim gibi - ilk fırsatta alıp okumanızı tavsiye ederim. Edebi tavrını, dizgisini hiç bilmediğim H. Miller açıkçası ilk 52 sayfa boyunca beni biraz gerdi fakat sonrasında ise mükemmel hale getirdi kitabı. İki sayfa arasında hem kahkaha attırıp hem de zihnimin ücra köşelerinde düşünmeye sevk eden severek zevk içinde okuma sağladı Miller ve elbette eşsiz çevirmenliğiyle Avi Pardo. Kısaca Paris’in gettolarına düşmek için doğru adrestesiniz.
Güçlü bir kitap. Derine inilmiş. Ama güzel. Gerçekleri çekinmeden söylemiş yazar. Neden yasaklandı diye almıştım. Eleştiri yapıyor. Ülkelerden bahsediyor. Korkusuzca yazılmış. Bence bu türde bir kitap okumalısınız.
Yazar tabiri caizse içindeki tüm duyguları tükürmüş. Kullandığı sözleri insanın yüzüne yüzüne çarpmak için kalemini o kadar sert ve açık kullanmış ki kitabın sonunda kendini yorgun hissediyor insan.
çok harika ve bu kadar etkili bir kitap okumadım nasıl yasaklanabilir anlamak mümkün değil cidden çok önemli bir kitaptan daha fazlası olduğunu okuduktan sonra anladım
bu kitabi cok sevdigim After Hours filminde bi sahnede ismi gecince alip okuma istegi duydum. yazarin dedigi gibi bu kitap sanatin kasiklarina bi tekme agiz dolusu tukurmedir. 60 70 hippi doneminde yasayan umursamaz rahat ve gelecek kaygisi gutmeyen hendonist kahramanimizin dusuncelerini dile getirir kitap. kitabin benim hosuma giden en onemli yani tasvileri cok guclu. yani fransanin kirli sokaklarinda kendinizi bulabilirsiniz. martin scorsese ozellikle bayilir bu kitaba after hours dahil iki uc filminde dahi kullanmistir bu kitabi. amerikada bi donem yasaklanmistir sehvet ve kufur ogeleri cok fazla oldugu icin.
elestiri yanim ise fazla sehvet ve kufur var bu da kitabin bu sekilde algilanmasina sebep oluyor bi eserde bi olaya gereginden fazla yer verirsen ana konu kaybolur
Şu anda hicbirsey düşünemiyorum.Unutulmuş bir dünyayı yansıtan bu mucizevi suların bıçakladığı sezgili biri olduğum dışında
"Ben özgür bir adamım -ve özgürlüğüme ihtiyacım var. Yalnız kalmaya ihtiyacım var. Yalnız kalıp utancımı ve umutsuzluğumu sorgulamaya ihtiyacım var. Güneş ışığına ve kaldırım taşlarına yanımda kimse olmaksızın ihtiyacım var; konuşmaksızın, kendimle yüz yüzeyken yüreğimin müziği bana eşlik etsin yeter. Ne istiyorsunuz benden ? Söyleyecek bir şeyim olduğu zaman yazıp yayımlatıyorum zaten. Verecek bir şeyim olduğunda veriyorum. Gözetleme merakınızdan iğreniyorum ! Övgüleriniz beni aşağılıyor. Çayınız beni zehirliyor! Kimseye borcum yok. Sadece Tanrı'ya karşı sorumluyum ben -varsa şayet"
Üzerimize o büyük sessizliğin çökeceği,müziğin nihayet her yerde galip geleceği zamanı düşünüyorum.
Henry Miller
Sayfa 10 - Siren yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yengeç Dönencesi
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055903367
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Tropic Of Cancer
Çeviri:
Avi Pardo
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siren Yayınları
Ölmeden Önce Okumanız Gereken 1001 Kitaptan Biri!

Henry Miller, yıllarca yasaklı kalmasına rağmen bugün çağdaş edebiyatın en önemli başyapıtlarından biri sayılan Yengeç Dönencesi ile karşınızda.

"O günden bu yana her kaçığın Paris'te er ya da geç keşfettiği bir şeyi keşfettim: cehennem azabı çekecek olanlar kendilerine uygun cehennemi ısmarlayamıyordu."

Akıntıya kapılmış, dümensiz bir gemi. Anahtarı olmayan bir delik. Haz, hüzün, hezeyan. Zamanın çarkında, medeniyetin kokuşmuş sularında sürüklenen, çivisi çıkmış bir dünya burası. Birileri tüller, kadifeler içindeyken diğerleri balçıklara gömülmüş debelenmekte. Zaman geçip gidiyor. Ne dün var ne yarın. Ve Henry Miller, çorak topraklar üzerinde yeraltı baharlarının peşinde.

"Zaman zaman patlayan, bizi yaralayan ve içimizi dağlayan, bizden iniltiler, gözyaşları ve beddualar koparan sayfalar okuyorsak, bilin ki bunlar sırtı duvara dayalı, tek savunması sözcükler olan biri tarafından yazılmıştır; sözcükler dünyanın yalancı ve ezici ağırlığından, yüreksizlerin kişilik mucizesini çökertmek için yarattığı işkence aletleri ve çarklardan her zaman daha güçlüdür."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 114 okur

  • Dincer YAZICI
  • Mehmet Hanefi AYDIN
  • Richard Wagner
  • N. Cassady
  • talha
  • Cavid sefiyev
  • Albatros
  • Buğday Çiçeği
  • Pelin
  • Kerem Derviş

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.6
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%9.1
25-34 Yaş
%43.6
35-44 Yaş
%32.7
45-54 Yaş
%10.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%42.3
Erkek
%57.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13 (6)
9
%21.7 (10)
8
%23.9 (11)
7
%26.1 (12)
6
%6.5 (3)
5
%4.3 (2)
4
%2.2 (1)
3
%2.2 (1)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları