ihtiyar

ihtiyar
@ihtiyar
Sıkı Okur
Sınırlı karakterlere sığmayan bir karakter miyim diye endişelendim... #65954273
Sabitlenmiş gönderi
Profilime sığmayan karakterler
Hayatın asla fark edilemeyecekler evresinde, tutunamayanlara yakın, iç dünyasıyla yaşam arasında arafta... Hiçlik durumuna düşmemek için çırpınan, insanların varlığını bilen, hayvanlardan elinden geldiği kadar özür ve af dileyen nevi şahsına münhasır.
Reklam
"Güzel olamayacak kadar gerçek olanlar mı, gerçek olamayacak kadar güzel olanlar mı? İkisi de aynı mı? Güneşin parıltısı gündüze, ayın parıltısı geceye eşlik ediyorsa benim gerçekliğim neden yalan olamayacak kadar güzel olmasın." ihtiyar
Anlatmak hemen her zaman bir armağandır, anlatılan hikâye zehir taşısa ve saçsa bile; aynı zamanda bir bağdır, güven duymaktır, er veya geç ihanete uğramayan güven ise nadirdir; dolanıp dügümlenmeyen, sonunda sıktığı içın bıçak ya da jiletle kesilmesi gerekmeyen bağ da nadırdır. Benım güvenip verdiğim onca sırrın kaçı olduğu gibi korunmuştur?
Sayfa 11

Okur Takip Önerileri

Tümünü Gör
400 syf.
·
Puan vermedi
·
7 günde okudu
04:00
04:00Hikmet Hükümenoğlu
7.6/10 · 303 okunma
Reklam
ihtiyar
Bir kitabı okumaya başladı
Kıyamet Emeklisi - 2. Cilt
Kıyamet Emeklisi - 2. CiltŞule Gürbüz
8.8/10 · 210 okunma
Tik Tak
"Yıllar içinde evlerden kurmalı masa saatleri birer birer kayboldular. Tik tak, tik tak diye betimlediğimiz onların sesleri âdeta zaman bekçilerinin kalp atışlarıydı. Değerli olan şeylerin bekçisi olurdu, olmalıydı... Zaman değerliydi... Gecenin ilerleyen saatlerinde sessizliğe bürünmüş mahallemizde geçmiş yıllara az önce sözünü ettiğim şeyleri düşündürerek beni götüren kitaplığımdaki saate bakıyorum, zaman yorgunu diye sesleniyorum ve tik tak seslerinin eşliğinde bilmediğim şeylerin bildiklerimden çok fazla olduğu yıllara doğru tersine yolculuk yapıyorum. Ne çok özlemişim bu sesi, tik tak, tik tak... Çocukluğum, delikanlılığım ve elimde kitabımla şimdiki zamanım; biz, olup biten herşeyin farkındayız, güzel anlar hızla yok oluyor... 'Tik tak' tan 'Tik tok' a geçiş yaptığımız zamanlarda bir birini yaşayamayanlara ve kendime üzülüyorum... Açılsa sandıklar, çıksa gün yüzüne eski dostlar, kurulsa yayları -tik tak, tik tak- zaman bekçileri olarak kalpleri tekrar atmaya başlasa... Elbette açılacak sandıklarımız kaldıysa..." İhtiyar
Hayatta olmanın tek güç yanı bilen olmaktır. Tüm bilenlere imdat gelsin.
Sayfa 90
Büyük zannettiği adamlar bazı büyük şeylere sahip olabilen küçük adamlar, bazıları büyüğe de sahip olmayıp iyi poz veren adamlar, bazısı iyi anlatan bazısı iyi dinleyen adamlar, bazısı bilgili ama çocuk kalmış, bazısı kimi bazısı neyi taklit edeceğini iyi bilen adamlar, her taklidi herkesin yanında yapmayacak kadar taklidi tanıyabilecekleri de tanıyabilen adamlar vardı.
Sayfa 89
Üniversitedeki bazı hocalar hiçbir keşfin olmadığı ama eski kıymetli keşiflerin üzerine yılmadan bıkmadan sıkılmadan hiç üstüne koydukları şeyin sahibine bakmadan âdeta kıymetli bir mobilyanın üzerine pat diye oturur gibi üç günde üç ayda üç senede hükmünü koyan, sadece bu hükmü koymak için yaşayan okula gelen talebelerden fevkalade yılgın ve tahammülsüz, dinlememeyi ve hor görmeyi kendilerinden memnuniyet duyarak olmasa da elbise olarak giyinmiş, baston olarak tutmuşlardı. Kant'ı, Comte'u, Decartes'ı, Lewis'ı, Durkheimii.....talebeden korumaktan bostan bekçisine dönmüşler, hiddet ve asabiyet, azaları olmuştu.
Sayfa 76
Reklam
Geçmişte hastanelerde hastaların çoğunun yaşlılar olduğunu gözlerdim. Şimdilerde hastaların çoğu benimle yaşıt...
Rüya
"Bir rüya sonrası uyandığında boşluğa düşersin, sersem bir şekilde idrak etmeye çalıştığın gerçeğindir; yaşadıkların yaşayacaklarının habercisidir, olacakları değiştirmek ancak mucizelere kalmıştır." ihtiyar
Yalnızken duyulan üzgünlük
Sonra insanın yalnuzken duyduğu mahzunluk çok bereketli. O vakit kulağıma dolanın zerresini kimse fısıldayamaz, bunu da yaşadım, halen söyleyebildiklerim, anlayabildiklerim o halde iken duyduklarımdır, bunu nasıl kenara bırakayım, nasıl bu kadarı yeter diyeyim. Katlanabilirim gibi geliyor, hatta bu suretle kendimi de ikiye, üçe, beşe katlayabilirim gibi geliyor. Yoksa sen daha iyi bilirsin ama adamı katlayıp kenara koyuyorlar, sen de buruşuğunla, çözülemeden, açılamadan, dökülemeden kalıyorsun, kalacaksın çaresiz. Bundan da korkuyorum çünkü ağzıma değen bir tat var, gördüğüm bir ihtimal var, zihnimde bir hayal var, ona yaklaşmaya hayatım demek istiyorum.
Sayfa 19
Herkesin kendi hakkında bir hayali ve bu hayalin gerçek olduğuna inanma ve inandırma gayreti vardı.
Sayfa 18
3.794 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.