ihtiyar

ihtiyar
Sınırlı karakterlere sığmayan bir karakter miyim diye endişelendim... #65954273
Okur
Lisansüstü
Trabzon
Bursa
1791 okur puanı
Ağustos 2015 tarihinde katıldı
Sabitlenmiş gönderi
Profilime sığmayan karakterler
Hayatın asla fark edilemeyecekler evresinde, tutunamayanlara yakın, iç dünyasıyla yaşam arasında arafta... Hiçlik durumuna düşmemek için çırpınan, insanların varlığını bilen, hayvanlardan elinden geldiği kadar özür ve af dileyen nevi şahsına münhasır.
İlişkiler
Reklam
Romana başlamadan önce...
Bu zorlu süreçte Celine epey yıpranmıştır. Mahe'ye yazdığı bir mektupta şöyle der: “Hastaneye gittim! 11 kilo vermişim! Tükendim! (...) Bu korkunç canavarımın son noktasını koymaktayım. Daha sekiz günlük işim var! Hassiktir!” Ardından şunu da ekleyecektir: “En sonuncu paragrafı şimdi bitirdim, şu işkenceyi yani. Bu iş bana gani gani para getirmediği sürece bir daha asla yazmam, bu sefer neredeyse geberiyordum.”
Sayfa 13
Romana başlamadan önce
Mayıs 1936'da Andre Rousseau'ya yazdığı bir mektupta, poetika'sının amacını şöyle açıklar: “Yok canım! Ne numarası, sizi temin ederim ki ben sadece konuştuğum gibi yazıyorum. (..) Yogunlaşma var burada sadece. Duyguyu yansıtabilmek için tek ifade tarzı bence budur. Ben anlatma derdinde değilim, yalnızca HİSSETTİRMEK istiyorum. Bunu bildik akademik dille, güzel üslupla yapamazsınız. (...) Neden mi argo dilini, jargonunu, sözdizimini bu kadar sık kullanıyorum, gerekirse kendim icat ediyorum? Çünkü tam da söylediğiniz gibi, bu dilin ömrü kısadır, yitip gider. Demek ki hiç olmazsa bir süre yaşamıştır, ben kullandığım sürece YAŞAMAKTADIR. Arı, duru, incelikli ve safkan Fransızca dilinden temel üstünlüğü de budur çünkü o dil ÇOKTAN ÖLMÜŞTÜR, ta başından beri, Voltaire'den beri ölmüştür, cesettir, dead as a poor nail. Bunu herkes hissediyor aslında ama kimse söyleyemiyor, söylemeye cesaret edemiyor!”
Sayfa 10

ihtiyar

, bir kitap okudu
Puan vermedi·416 syf.·
9 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 01:03
·
2026 5. kitabı
Alejandro Zambra
7.8/10 · 236 okunma
Roma'nın kurnaz politikacıları
Roma dinleri, ulusal kimliğin dayanağını oluşturuyordu. Bu dinleri inkâr etmek veya aşağılamak, failinin ölümle cezalandırıldığı ulusal bir ihanetti. Aristokrat sınıfından olan iktidar makamları dini kontrol etmeyi başarmışlardı. Çünkü rahiplerin seçimle belirlenmesini ilke olarak kabul ettirmişlerdi. Tabii ki soylular ve etkin nüfuzlu insanlar bu seçimi kazanmış ve tanrıları temsil etme görevini tekellerine almışlardı. Roma'nın kurnaz politikacıları Senato'dan geçiremedikleri her konuyu tanrıların kararı olarak uygulamaya koymaktayadılar.
Sayfa 69
Reklam