Mayıs 1936'da Andre Rousseau'ya yazdığı bir mektupta, poetika'sının amacını şöyle açıklar: “Yok canım! Ne numarası, sizi temin ederim ki ben sadece konuştuğum gibi yazıyorum. (..) Yogunlaşma var burada sadece. Duyguyu yansıtabilmek için tek ifade tarzı bence budur. Ben anlatma derdinde değilim, yalnızca HİSSETTİRMEK istiyorum. Bunu bildik akademik dille, güzel üslupla yapamazsınız. (...) Neden mi argo dilini, jargonunu, sözdizimini bu kadar sık kullanıyorum, gerekirse kendim icat ediyorum? Çünkü tam da söylediğiniz gibi, bu dilin ömrü kısadır, yitip gider. Demek ki hiç olmazsa bir süre yaşamıştır, ben kullandığım sürece YAŞAMAKTADIR. Arı, duru, incelikli ve safkan Fransızca dilinden temel üstünlüğü de budur çünkü o dil ÇOKTAN ÖLMÜŞTÜR, ta başından beri, Voltaire'den beri ölmüştür, cesettir, dead as a poor nail. Bunu herkes hissediyor aslında ama kimse söyleyemiyor, söylemeye cesaret edemiyor!”