Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 20 dk.
Sayfa Sayısı:
400
Basım Tarihi:
2021
İlk Yayın Tarihi:
Eylül 2012
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750745348
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·400 syf.··
2024 45. kitabı
Yazarı birçok insan gibi ben de Körburun ile tanıma fırsatı buldum. Tür olarak birkaç farklı türün harmanlanması şeklinde anlatım benim hoşuma gitti. Kendini okutuyor, akıp gidiyor diyebilirim. Yalnız çok ufak bir detay var gözüme çarpan buraya değinmeden geçemeyeceğim. Bundan sonrası spoiler. :) Kitapta Kiraz karakterinin babası fırıncı . Kitabın ilk 200 sayfası içinde adı Sabri Usta diye geçiyor. Ama son kısma geldiğimizde aynı karakterden Salih Usta diye bahsedilmiş. Hatta farklı kişiler mi yoksa bunlar ben mi yanlış anlıyorum diye dönüp başa tekrar baktım :) Bu hata gözümü biraz yordu. Ama buna takılıp kitabı yabana atamam çünkü alıntıları ve güzel şarkı seçimleri ile oldukça keyifli bir okuma serüveniydi. İlgilenen arkadaşlara şimdiden keyifli okumalar.
04:00Hikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 2021660 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2025 14:18
Hikmet Hükümenoğlu HİKMET HÜKÜMENOĞLU, 1971’de İstanbul’da doğdu. Kar Kuyusu (2005), Küçük Yalanlar Kitabı (2007), 47 Numaralı Kamara (2010), 04:00 (2012), Körburun (2016), Atmaca (2020), Harika Bir Hayat (2023) romanlarının yanı sıra 2018’de Aşka İnanmayanlar İçin Aşk Öyküleri adlı öykü kitabını yayımladı. Körburun’la 2017’de Attila İlhan Roman Ödülü’nü ve Harika Bir Hayat'la 2023'te Yunus Nadi Roman Ödülü'nü kazandı. İnsanların, doğanın, hayvanların ve hatta yağmurların bile birbirine düşman olduğu günler. İnsanlar korkunç bir tükenmişlik ve çürümüşlükle var olma gayretinde. Yaşam veren yağmur artık yağdığı yeri zehirliyor. Kuşlar çıldırmış. Yüksek katlı binaların kalın, ses ve acı geçirmeyen camlarına başlarını vura vura ölüp göç ediyorlar bu şehirden.. Bu delirmişliğin ortasında hayatındaki en önemli şeyleri bir sırt çantasına sığdırabilen, hayattaki en büyük tutkusu atılmış radyoları bulup tamir eden, frekanslar arasında kaybolup radyo dalgalarının hışırtısında evreni dinleyen bir adam yaşıyor Giray.. Eski bir mimar olan Giray, hayatının çalkantılı dönemlerinden ağır hasar almış bir halde yaşamaya çalışıyor. Bir mahalle fırınında çırak olarak çalışıyor. Patronu, patronunun kızı Kiraz ve diğer kalfa Cömert ile savrulup gidiyor bu çıldırmış şehirde. Fakat Kiraz'ın başını tefecilerle derde sokması Giray'ı bu monoton hayattan çekip çıkartıyor. Geçmişinde bıraktığı acı olaylar, eski eşi Defne ve bir cinayetin ortasında buluyor kendini. Ve romanın esrarengiz büyülü dünyası ilmek ilmek örüyor hissiyatını kalbimize. Harika Bir Hayat romanı ile tanıştığım Hükümenoğlu'nun diline aşinaydım. Fakat 04.00 isimli romanı yazarın gücünü ve imgelem şiddetini doruklara çıkarttığı bir yaratım olmuş. Bugünden bambaşka diyemeyeceğim bugünün biraz daha çıldırmış İstanbul'unu düşleyen yazar
1000Kitap
04:00Hikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 2021660 okunma
04:00
7/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 17:13
Çok hızlı gelişen ve adeta yokuştan aşağı yuvarlanırcasına ilerleyen bir hikayesi var. Bazı karakterlerin sonuç olarak ne elde ettiklerini ya da bazı olayların tam açıklamalarını göremedim. Kitabın başında Kiraz’ın babası Sabri iken sonun Salih olmasını yadırgamadım değil. Kitaptan bahsedecek olursam da, kitabın ekseninde ortadan kaybolan gizemli küçük çocuklar ve onu arayan bir kadın polis ve onun psişik güçlere sahip eski kocası olan ana karakterimiz Giray bulunuyor. Bazı bölümler çok havada kaldı, Kiraz'ın akıbeti çok hızlı geçiştirildi. Kitaba adını veren 04.00 saatinin ne özelliği vardı mesela, altı çok doldurulmamıştı. Ama yine de kendini okutan bir kitap. Ama asla bir körburun etkileyiciliğinde gelmedi bana. Ama sürükleyici akıcı bir kitap tavsiye ederim keyifli okumalar.
04:00Hikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 2021660 okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2023 96. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2023 12:10
‘’İnsanın sürekli yanında taşıdığı bir yüktü bu, göğsünün üst taraflarında, hani yutkunmaya çalışırken bazen bir yumrunun gelip oturduğu noktada, son nefesine kadar taşıyacağı bir yüktü. Alışmak diye bir şey söz konusu değildi ama belki günün birinde göğsünün üstünde o yükle yaşamayı öğrenebilirdi.’’ Öncelikle Hikmet Hükümenoğlu’nu okumadıysanız hemen okumanızı ve kalemiyle tanışmanızı istiyorum. İstanbul.. Kuşların toplu halde öldüğü, kasvetli gri bir havaya sahip olan ve tehlikeli, zehirli yağmurların yağdığı, kaosun ve kalabalığın eksik olmadığı, insanı karamsarlığa sürükleyen farklı bir istanbul.. Bu şehirde yaşayan içine kapanık, yalnız, çok iyi bir mesleğe sahip olmasına rağmen fırıncıda çalışan, gizli güçlere, dokunduğu her eşyanın geçmişini ve yaşananları gören Giray.. Olaylar Giray’ın eski eşi başkomiser Defne’nin kaçırılan bir çocuk için başka çaresi kalmadığından Giray’dan yardım istemesiyle başlıyor. Her ne kadar Giray istemesede bu vakaların içinde buluyor kendini. Merhameti ve vicdanı yakasını bırakmıyor. Mistik öğeler, distopya, metaforlar, polisiye… Her sayfasını heyecanla, merakla nefes bile almadan okuyacağınıza ben kefilim.
Edebiyat
04:00Hikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 2021660 okunma
7/10
·400 syf.··
2025 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2025 10:26
#spoiler içerir Kitabın sonuna geldiğimde aynı Kiraz gibi benim de bir Haruki Murakami romanı okuduğumu anladım. Karakterler, kurgu, distopik atmosfer, anlatım hemen hemen mükemmel derken kitabın sonu hayal kırıklığına uğrattı. Tıpkı meraktan günde 200-300 sayfa kendini okutan Murakami romanları gibi sonu bir sürü soru işaretiyle okuru öylece bırakıveriyor. Barkın neden ve nasıl kaçırıldı? Ondan önceki çocuk neden kaçırılmışken otoyola bırakıldı da Barkın bırakılmadı? Natali neyden korkuyordu? Bakıcı kızlar neden öldürüldü? Barkın nasıl ve neden uyutuldu? Onu kaçıran adam kimdi? Sinem neden kendi evine zarar verdi? Giray’ın rüyasında neden 4 tane bebek yatağı vardı? Neden bu soruların hiçbirinin cevabını alamadık? BAYYPAS keşke sadece kitabın geçtiği distopyayı şekillendirmekle kalmasaydı ve hikayeye de ucundan kıyısından dokunsaydı. Bir konunun hakkını vermem gerekiyor. Nasıl ki Atmaca’da Körburun’un Onur Öğretmenine rastladıysak bu kitabın sonunda da Kar Kuyusu’na ait tatlı bir tesadüf bizi bekliyor. Yazarın bu sürprizlerini seviyorum.
04:00Hikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 2021660 okunma
Puan vermedi·400 syf.·
2023 24. kitabı
İstanbul'da yaşayan Giray ,eski eşi komser Defne'nin etrafında gelişen olaylar silsilesi.Kitap her nekadar tefeciye borçlanmış Kiraz'ın hikayesiyle de başlasa aslında konu ,baktığı çocukla birlikte ortadan kaybolan Natalie ve çocuğun arayan Sinem'in hikayesine odaklanıyor.Polisiye,gizem,paranormal olaylar ve mistik ögeler içeren oldukça sürükleyici bir hikaye .Hoşça vakit geçirmek isteyenlere tavsiye edilir.
1K
04:00Hikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 2021660 okunma
04:00
Puan vermedi·400 syf.··
2025 32. kitabı
Yazarın okuduğum dördüncü kitabı oldu.Çoğunluk yazarı Körburun kitabıyla tanıyor,ben daha okuyamadım ama listemde bekliyor. Hikmet Hükümenoğlu kitaplarıyla bu yıl tanıştım galiba tüm kitaplarını da bu yıl okuyacağım. Kitap tefeciye borçlanmış Kiraz'ın hikayesiyle başlasada olaylar bambaşka boyutlara geliyor.Polisiye,gerilim, paranormal olaylarla oldukça sürükleyici bir kitap.Girayla eski karısı yeni cinayet masası başkomiseri Defne kaybolan çocukların sırrını çözmek için tekrar bir araya gelir.Giray'ın özel bir gücü vardır.Giray bu kayıp çocukları bulmak için gizli gücünü kullanıp çocukları karanlıktan kurtarabilecek mi?Yoksa Giray'da çocuklar gibi karanlıklarda mı kalacak? Gerilimle fantastik olayların birleştiği keyifli bir roman. Böyle bir hayatı seçenlerin alışması gereken şeylerden birisi de, insanın uyandığı anda kapıldığı o tuhaf şaşkınlıktır. Bazen nerede olduğunuzu hatırlayamazsınız, bazen de kim olarak uyandığınızı. Rahatsız edici bir unutkanlık değildir bu. Uyku mahmuru beyniniz henüz pelte kıvamında olduğundan, kendinizi tasasız, lekesiz, bembeyaz bir boşlukta bulursunuz. Sırtınızdaki tüm yüklerden kurtulur, yere konmaya direnen bir kuş tüyü kadar hafilersiniz. O boşlukta henüz yanlış kararlar verilmemiştir. Kötü haberler duyulmamıştır. Geriye dönüşü olmayan adımlar atılmamıştır. Hiçbir şey bozulmasın diye nefes alıp vermeye çekinirsiniz. Fakat hatırlamak da unutmak gibi beyninizin size danışmadan gerçekleştirdiği eylemlerden biridir. Hele sokak kapısı inatla yumruklanıyorsa.
04:00Hikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 2021660 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2024 5. kitabı
Öncelikle kitapla karşılaşmamdan bahsetmek istiyorum. Ben kendisiyle tanıdık bir kitabevinde güncel türkçe bir roman okumam gereken ödevim sayesinde tanıştım. Kitapla birkaç kez bakışmam sonucu, artı olarak kitabın ilgi çekici arka tanıtımıyla beraber, ne olabilir ki en fazla diyip kitabı uzun tereddütler sonrası satın aldım. Kendisini bitirmem bir günümü almadı ki bence çok ağır sorumluluklarınız yoksa kendisiyle bir günde buluşup yollarınızı ayırmanızı çok uygun buluyorum. Türk romanları okumayı normalde çok sevmem özellikle güncel olanları hele bir de burada bir kitap hakkında ne kadar inceleme de okusanız bazı incelemeler maalesef ki sadece yazarı pohpohlamak için olabiliyor. Burada efsane okuyun çok seveceksiniz diyip aldığım ancak haftalardır kitaplığımda gün yüzü görmeyen birçok kitap var. Ancak bu kitap benim son zamanlarda okuduğum aksiyon konusunda beni ne kadar tatmin ettiyse finali konusunda beni, ağzımda o kadar garip bir tatla bırakan bir kitaptı. Aynı zaman içerisinde kitabı hem tanıdık bir duyguyla sıkıca tutmaya çalışırken aynı zamanda da kitabın bitmesi için o kadar çabaladım. Başta okurken Adam Fawer- Empati ile İlhami Algör- Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku bir şekilde aşık olmuşlar ve çocukları bu kitap olmuş gibiydi yalan yok ikisi de kitaplığım ne kadar değişirse değişsin kitaplığımda tuttuğum nadir kitaplardandır. Sonra İlhami Algör biraz geri çekildi yerini John Verdon'ın verdiği o gizlilik, o heyecan alınca dayanamadım kitapla beraber sabahladım. Ancak tam her şey güzel gidiyor derken sahneye yine kitabın filmiyle beraber Erdal Beşikçioğlu girince tamam dedim bizim yazarımız biraz yetişkin içeriği de istiyor. İstediği her şeyi yapmakta özgür ama kalkıp resmen z kuşağına bir kitap yazmak isterken esas karakterimizi biraz eski kafalı yapmak onu
1000Kitap
04:00Hikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 2021660 okunma
Herzamanki gibi çok güzeldi..Keşke bitmeseydi..
Puan vermedi
Diğer kitapları gibi bu da çok başarılı..Eger Hikmet Hükümenoglunu daha evvel okuduysanız zaten bunu da severek okursunuz..Yok daha evvel yazarın hiçbir kitabını okumadıysanız lütfen hemen alınız..
1000Kitap
04:00Hikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 2021660 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2021 134. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2021 00:30
Yazarı bir yandan çok beğenip, heyecanla hikayeye devam edip, bir yandan da kafasının çok karışık olduğu izlenimine kapıldım. Sanki 2 bitmemiş kitabı birleştirmeye çalışmış gibi. Hepsini toplayınca da değişik bir kurgu ortaya çıkmış evet. Ama sanki ayrı ayrı anlatsa da ilgi çekici olurmuş. Tariflediği distopik zaman ve İstanbul, (insanları hasta eden yağmurlar, havadan zehirlenen ve intihara geçen kuşlar, mahalleleri yakıp imha eden bir firma, ortadan kaybolan uçaklar, gemiler) ile psişik güçleriyle kaybolan çocukları bulmaya çalışan Giray'ın bir yerlerde örtüşmesini bekledim. Ya ben bağlantıyı kuramadım ya da hakikaten havada kaldı. Ama bu yaptığım eleştiriler kitabı soluksuz okuduğum gerçeğini Değiştiremez. Kalem çok kuvvetli. Hayal gücü gerçekten gelişmiş. Alışılmadık bir hikayeydi okuduğum. Sırf bu yüzden bile tebriği hakediyor. Körburun adlı kitabı daha da başarılıymış diye duydum. Onu da mutlaka okuyacağım.
Edebiyat
04:00Hikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 2021660 okunma

Yazar Hakkında

Hikmet HükümenoğluYazar · 9 kitap
Hikmet Hükümenoğlu, roman ve öykü yazarıdır. Körburun adlı eseriyle 2017 Attila İlhan Roman Ödülü'ne layık görülmüştür. 1971 yılında İstanbul'da doğdu. Edebiyata ilgisi ortaokul yıllarında başladı. 1989 yılında Robert Koleji'nden mezun oldu. Sırasıyla Boğaziçi Üniversitesi Fizik bölümü ve Koç Üniversitesi'nde MBA programını tamamladı. On yıl boyunca finans sektöründe görev aldı. 2004 yılında kurumsal görevini sonlandırarak edebiyat dünyasına giriş yaptı. 2005 yılında ilk romanı olan Kar Kuyusu yayımlandı. Bu eserinin ardından 2007 yılında Küçük Yalanlar Kitabı, 47 Numaralı Kamara (2009), 04:00 (2012), Körburun (2016) ve Atmaca (2020) adlı romanları yazdı. Hayali bir küçük adada yaşananlar üzerinden Türkiye'nin 1960 ve 1990 yılları arasında yaşananların özetini veren Körburun adlı eseriyle 2017 Attila İlhan Roman Ödülü'nün sahibi oldu. Öykülerini Aşka İnanmayanlar İçin Aşk Öyküleri (2018) isimli kitabında topladı. Kronolojik olarak evvelki romanı Körburun'da bıraktığı yerden, 1995'ten başlayan Atmaca romanında bir lise öğrencisinin 1995 yılından itibaren 24 yılda yaşadığı değişimi sergiledi. Ürettiği eserlerin yanı sıra Mimar Sinan Üniversitesi'nde öykü teknikleri alanında dersler vermiştir. Yazarlık kariyerine hâlâ devam etmektedir.