Tahmini Okuma Süresi:
16 sa. 46 dk.
Sayfa Sayısı:
592
Basım Tarihi:
Aralık 2024
İlk Yayın Tarihi:
Ağustos 2016
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750732836
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Körburun
8/10
·592 syf.··
2023 51. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2023 16:53
Bu sene kalemiyle tanıştığım yazarların arasına bir yenisi daha eklendi. Romana geçmeden önce Hikmet Hükümenoğlu hakkında beni şaşırtan birkaç bilgiyi paylaşmak istiyorum. Sevgili yazarımız, Boğaziçi Üniversitesi Fizik bölümü mezunu aynı zamanda da Koç Üniversitesi’nde  master programını tamamlamış. Bu sektörde on yıllık bir çalışma hayatından sonra hayattan istediğinin bu alanda olmadığına karar vermiş olacak ki işinden istifa etmiş. Önce müzik yapmayı denemiş, bakmış olmuyor bu sefer de şansını yazmaktan yana kullanmış. Başarılı olmuş olacak ki bugün yayımlanmış yedi romanı ve bir öykü kitabı bulunuyor. Aynı zamanda da yaratıcı yazarlık üzerine atölyeler hatta üniversitelerde dersler veriyor. Hatta benim de okulum olan Mimar Sinan’da bu derslere devam ediyor. Gönül isterdi ki bu derslere ben de katılmış olsaydım  Körburun, yazarın kaleminden yaklaşık 4-4,5 yıllık bir sürecin sonunda çıkmış. Öncelikle Körburun’u romandaki yerinden bahsedelim sonra da yavaş yavaş romanın derinliklerine doğru ilerleyelim. Romana da adını veren Körburun aslında bir adanın ismi. Bu ada hepimizin bildiği Heybeliada(Halki), Büyükada(Prinkipo) gibi adalardan sonra yer alan, günde gidiş-dönüş olmak üzere iki seferi bulunan yazarın oluşturmuş olduğu hayalî bir ada. Kurgusal bir mekân da diyebiliriz. Öncelikle belirtmem gerekir ki roman geçmişte yaşanmış olan bazı siyasî olayların arka planında şekillendiği için yazarın anlatmak istediklerinin kurgusal bir mekân üzerinden okuyucuya sunulması zekice bir hamle olmuş, böylece yazar kendine istediği gibi oynayabileceği bir ortam oluşturmuş. Bu hamlenin de Körburun’u romandaki diğer karakterlerden farksız bir şekilde sanki başka bir karakter gibi öne çıkarıldığını söylersek sanırım yanılmış olmayız. Körburun’a ilk olarak 1990’da Onur Öğretmen ile
Roman-Edebiyat
KörburunHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20242,710 okunma
Belki Bir Gün Bizim Ülkede de..
9/10
·592 syf.··
2024 103. kitabı
·
110 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2024 16:30
Tanzimat Fermanı – 1839: Anayasal düzene geçiş hamlesi… 27 yıl sonra: I. Meşrutiyet – 1876: Anayasal monarşi. Yürütmenin başında II. Abdülhamit. 34 yıl sonra: II. Meşrutiyet – 1908: Bir kez daha anayasal düzene geçiş… 15 yıl sonra: 1923 – Cumhuriyetin ilanı: Yeni bir anayasal düzene geçiş… 22 yıl sonra: 1945 – Çok partili yönetime geçiş: Yine anayasal düzen… 15 yıl sonra: 1960 – Darbe: Yine anayasal düzen… 11 yıl sonra: 1971 – Muhtıra: Yine anayasal düzen… 9 yıl sonra: 1980 – Darbe: Yine anayasal düzen… 17 yıl sonra: 28 Şubat 1997: Yine anayasal düzen… 18 yıl sonra: 15 Temmuz 2016 – Darbe girişimi 2 yıl sonra: 2018 – Başkanlık sistemine geçiş: Yine anayasal düzen… Ve şimdi, bir kez daha “anayasal düzen” tartışmaları… Yersen. 100 yılı aşkın süredir, neredeyse her 10–15 yılda bir “anayasal düzene geçiş” adı altında sistem değişiklikleri yaşıyoruz. Bu kadar denemeye rağmen neden demokratikleşemiyoruz? Neden hâlâ üçüncü dünya ülkesi konumundayız? Neden Ortadoğu bataklığından çıkamıyoruz? Neden hukuk sistemine güven kalmadı? Neden temel insan haklarını hayata geçiremiyoruz? Ve neden her deneme, binlerce insanın canına mal olmasına rağmen yine başarısız oluyor?
KörburunHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20242,710 okunma
10/10
·592 syf.··
2025 90. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2025 14:57
Harika Bir Hayat’tan sonra okuduğum ikinci Hikmet Hükümenoğlu romanıydı Körburun. Ve sanırım uzun zaman boyunca içimde yaşayacak.. Roman İstanbul’un prens adalarının en uzağındaki Körburun adlı kurgusal bir adada geçiyor. İstanbul’a vapurla kısıtlı seferlerle ulaşılıyor. Buradaki hayat da o yüzden oldukça içe dönük. 23 bölümden oluşan romanda her bölümde farklı bir karakter öne çıkıyor ve o karakterin hayat hikayesine yoğunlaşılıyor. Körburun her ne kadar kurgusal bir ada olsa da, yazarın kalemiyle gerçek bir yer hâline geliyor. Körburun’a ilk adımı 1990 yılında, Onur Öğretmen’le birlikte atıyoruz. Birkaç esnafla tanışıyor, adayı tanımaya başlıyoruz. Sonra zaman geriye sarıyor ve asıl hikâyemiz bizi 1960’lı yıllara götürüyor. Önce Meral ve ailesini, ardından Körburun’da yaşayan Hayri’yi, annesi Neriman Abla’yı ve adanın Türk-Rum halkını tanıyoruz. Bu insanların yolları zaman içinde bir şekilde kesişiyor. 80’li, 90’lı yıllara kadar uzanan bu hikâyede, karakterlerin değişim ve dönüşümüne, aynı zamanda Türkiye’nin dönüşümüne de tanıklık ediyoruz. 1964 Techiri, 6-7 Eylül Olayları, 12 Mart ve 12 Eylül Darbeleri… Hem tarihe hem de bu tarihin anlatılan karakterlerin yaşamlarındaki etkilerine yakından tanık oluyoruz. En sonunda 1990’a geri dönüyoruz ve adaya veda ediyoruz. Yaklaşık yetmişe yakın karakterin yer aldığı, üç kuşağın hikâyesini anlatan bu roman; sadece bir anlatı değil, adeta bir yaşam panoraması halinde. Her karakter özenle işlenmiş. Kimse fazlalık değil. Yazarın bir röportajında dediği gibi: “Romandaki rolleri ne kadar küçük olursa olsun, hiçbiri karton karakter olmasın diye çok uğraştım.” Gerçekten de her birinin hikayesi kitaba anlam katıyor. Seher’in, Hayri’nin, özellikle Neriman Abla’nın, Meral’in, Murat’ın, Ferit’in, Altan’ın, Niko’nun, Yorgo’nun,
1000Kitap
KörburunHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20242,710 okunma
10/10
·592 syf.·
2021 5. kitabı
Kitabı yeni bitirdim. Üç yıldır kütüphanedeydi, annem vasıtası ile elimize geçmişti ve konusuna bakmadan elemiştim aslında. Bir arkadaşımın önerisi ile başladım ve kitaba bayıldım. Öncelikle kitabın konusu gereği ilgimi çektiğini belirtmem gerek. 12 Eylül dönemine değinen ve bu merkezde dönen olaylar ve birkaç aile üzerinden olayların gelişmesini görüyorsunuz. Bir kadın karakteri okurken, kadın gibi ve bir erkek karakteri erkek gibi düşünüyordum. Muazzam detaylı bir kitaptı. Şehvet ve ihtiras, aşk ve gurur, öfke ve nefreti ziyadesiyle hissettiğim bir romandı. Yazara 'Yerli Tolstoy' deme cüretini göstereceğim çünkü bir Anna Karenina okur gibi hissettim. Anna-Seher, Murat-Aleksey. Kitabı okuyan pişman olmayacaktır. Paranıza ve zamanınıza değecek bir kitap. Etkilendim kitaptan. Özenli ve güzel cümleleri kendime saklayıp 'okuyun' diyorum.
KörburunHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20242,710 okunma
Körburun hakkında...
8/10
·592 syf.··
2026 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2026 11:22
Hikmet Hükümenoğlu kaleminden okuduğum 2. kitap. Kitabı elinize alır almaz "ne okuyacağım ?" sorusu varsa aklınızda kapağı açıp ilk sayfada sizi bekleyen bu alıntıya kulak verin derim. "O âna dek bize bir harikalar harikası gibi görünen imparatorluğun, 'son'suz ve 'biçim'siz bir yıkıntı olduğunu, çürümüşlüğünün asamızın kurtaramayacağı kadar kangrenleştiğini, düşman krallara karşı kazanılmış zaferlerin bizi onların ağır, uzun yıkımlarının mirasçısı kıldığını keşfettiğimiz bir umarsızlık ânıdır bu. " oysa başka bir kalem ve başka bir yazarın alıntısıydı bu başlangıç "Italo Calvino & Görünmez Kentler" ancak "Hikmet Hükümenoğlu & körburun" söyleyecekleri de farksız. İstanbul'un hiç gitmediğiniz görmedğiniz bir adası olduğunu düşünün adı da "körburun" olan çünkü Hikmet Hükümenoğlu yine kurgusal olan bir mekanda gerçekçi konuları açıkçası bir dönemin 1960lı/1990lı yıllar arası sınırlaması yapmak istemiş olsada ( bence ) ve çok da değişmeyen günümüz ilavesini eklemek isterim. Aslında kurgusal olan mekan ve satırda anlatmak istediklerini özgürce anlatmanın keyfini çıkarmış yazar. Bence çok yerinde bir hamle. Peki burası nasıl bir yer ? Klasik bilinen ada gibi hem uzak hem yakın bir ada. Sapa içine kapalı ama bir o kadarda yakınındaki anakaranın uzantası. Ancak gelmek isterseniz şimdiden belirtmeliyim ki vapur seferleri sabah bir akşam bir olan 2 seferli kendi halinde bir yer. İyilerin her yerde iyi kötülerin de her yerde kötü olduğunu bilirsek camdan dısarı baktığımızda herkesin yaşadığı gibi bir yer hayalini kurmak zor olmasa gerek. satırlarda ne mi bekliyor ; Okurken bölümler arasındaki tarihlere konu başlıklarına aman dikkat! sonra bu kimdi?, bu nereden çıktı?, sorunu yaşamayın diye. sayfalar arasında ilerlerken kuşaklar arasında gelgitler benim çok keyifle okudugum bir yazı
Edebiyat
KörburunHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20242,710 okunma
Beni adaya hapsettin Körburun.
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 22:31
Körburun adı verilen adadan henüz çıkamamış , bütün o adayı sokak sokak gezmişcesine hissettim kendimi kitap boyunca. Sevdim de bu hali. Okuma süreci boyunca günlük hayatım devam ederken içimde kitap dünyası da akmaya devam etti adeta. Hatta kitaptaki karakter kalabalığı içimi de zenginleştirdi diyebilirim. Her karakterin derinlemesine incelenmiş olması, her olayın birbirine bağlanması ve hiçbir olayın havada asılı kalmaması heyecanımı diri tuttu bu yüzden de fırsat buldukça hep okudum ve çok keyif aldım. Kitap 1960-1990 yıllarını anlatıyor. Körburun adı verilen bir adada yaşayan insanların hayatları, darbeler, idamlar, devrimciler, öğrenciler, mübadeleler, Varlık vergisi derken küçük bir Türkiye özeti geçiyor gözlerinizin önünden. Durup durup araştırma isteğiniz alevleniyor. 6-7 Eylül olayları, Rumların Yunaninstan’a gönderilişi, arka planda Kıbrıs olayları derken kurguyla birlikte tarihsel bir yolculuk yapıyorsunuz. Yapılan yanlışları görmenin geleceği daha doğru yorumlamamıza yardımcı olacağını düşünüyorum. Bu kitap Yaşar Kemal’in Bir Ada Hikayesi serisini de anımsattı bana onu da belirtmek isterim. Okumanızı kesinlikle önerir, keyif almanızı dilerim. “Şu menekşeyi toprağından söküp başka toprağa ekseniz ne olur? Yaşar elbette, dayanıklıdır menekşe, böyle nazlı göründüğüne bakmayın. Yaprakları kalınlaşır, keçe gibi olur. Eğer toprak değiştirirken çok hırpalarsanız da kökleri çürür. Ben de bu toprağın kokusunu biliyorum, başka toprakta menekşe nasıl yetişir bilmem. Ölünce de başka toprağa gömülmek istemem. Rum’u, Ermeni’yi, Yahudi’yi saksı çiçeği zannediyor bizim devlet baba. Azıcık su verirse çiçek açacak, alacak camın önüne koyacak, işine gelmeyince de bunun suyu fazla geldi diyecek, gübresi fazla geldi diyecek. Saksıyı boşaltayım da daha iyi işler için
KörburunHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20242,710 okunma
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2023 40. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2023 23:23
Okuduğum en iyi kitaplardan biriydi, Körburun. Anlatmaya kelimeler bulamıyorum. Su gibi akıp geçti, tek bir sayfasında bile sıkılmadım, her bölümde ayrı heyecanlandım. 590 sayfa kitap adeta ince ince işlenmiş. Hatta bitirdiğimde yeni bir kitaba başlamak bile istemedim. Hikmet Hükümenoğlu, Körburun’u yazmaya başladıktan 3,5 yıl sonra masasından kalkmış. Bir çok kaynaktan yararlanmış. Araştırmalar yapmış. Kendisine sorulduğunda ise ‘’1980 darbesinin artçı sarsıntıları için de çok çalıştım. Bilhassa o dönemde yakınları tutuklananların yaşadıkları üzerine okumalar yaptım. Elbette hepsinden çok Adalar'ın tarihi, coğrafyası, insanları... Körburun farklı bir ada olsa da aslında Büyükada, Heybeli, Burgaz ve Kınalı'nın tuhaf bir karışımı. En çok okuma yapmam gereken, en çok ders çalıştığım romanım bu oldu. Bundan da hiç şikayetçi değilim. Her okuma, onlarca öyküye ilham kaynağı oluyor.’’ Demiş. Bir ada hayal edin, İstanbul’da. Günde iki vapur seferi var gidiş ve dönüş. Havası atları öldüren, denizi gemi batıran. Heybeliada, büyükada gibi popüler değil ve bilinmiyor. Adı Körburun. Orada bulunanların tabiriyle ‘Allah'ın bile unuttuğu' bir garip ada. 1960 yılından 1990 yılına kadar bu adada kendi halinde yaşayan, kaderleri birbirine bağlı insanların hayat hikayelerini, bu otuz senelik süreçte üç kuşağın aşklarını, acılarını, umutlarını, arzularını okuyoruz.. Oldukça fazla karakter kadrosuna sahip. Romanın ana kahramanı yok, her bölümde, her dönemde karakterler değişiyor, hepsi başrol niteliğinde. Yazar, 6-7 eylül olaylarına, 1980 darbesine, ermenilere , Menderes’in idamına, de yer vermiş kitabında. Kurguyla muhteşem bir şekilde aktarmış okuyucuya. Böyle bir kitabı okuduğum için çok şanslıyım, lütfen sizde okuyun, okutturun!
Edebiyat
KörburunHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20242,710 okunma
Toplumsal çarpıklıklar.
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2024 36. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2024 22:01
Türkiye Cumhuriyeti'nin en sıkıntılı dönemlerinden olan 60 - ve 90' nlı yılların Bireyden aileye, aileden toplum yaşamına devamında dönemin çalkantılı siyasi atmosferini en ince ayrıntısına kadar irdeleyip bu olguların çapık ilişkilerini gözler önüne seren harikulade bir eser olmuş. Bu dönemlere tamamen eleştirel yaklaşmış yazar. Ben keyifle okudum.
KörburunHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20242,710 okunma
Körburun
9/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2024 10. kitabı
Herkese Merhaba <3 Çağdaş Türk Edebiyatı okumayı çok seviyorum. Bugün kalemiyle yeni tanıştığım bir yazar ve çok severek okuduğum kitabıyla geldim. <3 Konusundan kısaca bahsetmem gerekirse; Körburun; Büyükada, Heybeli gibi İstanbul’a yakın Türklerin ve Rumların birlikte yaşadığı küçük bir hayali ada. Hayri, Körburun’da yaşayan gözü yükseklerde olan hırslı bir delikanlı. İstanbul’da Meral’le tanışır ve onunla evlenip Körburun’a gelin olarak getirir. 1960-1990 yılları arasında yaşanan siyasi olaylarında yer aldığı birbirleriyle bağlantılı üç kuşağın üzüntülerine, sevinçlerine, aşklarına, hayal kırıklıklarına kısacası hayatlarına tanıklık ediyoruz. Çok sayfalı kitaplar insanın gözünü korkutur o yüzden belli bir süre eliniz gitmez ya hani işte bu kitapta benim kitaplığımda bayağıdır okunmayı bekliyordu. Bu kadar severek okuyacağımı bilseydim asla bekletmezdim. 600 sayfaya yakın bir kitap olmasına rağmen sayfaları su gibi akıp gitti. Kendimi sanki bir dönem dizisinin içinde buldum. Kitap genel olarak çok güzeldi ama karakterlerin çoğuna sinir olduğum için kendimi onlara çok yakın hissedemedim. Hayri karakterine baştan sona sinir oldum hakkında konuşmak dahi istemiyorum. Hayri’nin annesi Neriman abla; çok hüzünlü bir hayat hikayesi olmasına rağmen kitabın en güzel, en renkli karakteriydi bayıldım ona gerçekten <3 Meral; ne iyi ne de kötü olarak tarif edebileceğim ama içten içe gıcık olduğum bir karakter oldu… Seher’de çok üzüldüğüm karakterlerden biriydi beni en çok etkileyen şey de bir ailesi olmasına rağmen kimsesizliği oldu sanırım! Murat ise başlarda hep geri planda olduğu için duygularından bi haber olduğum bir karakterdi. Ama sonlara doğru arkadaşına yazdığı ve içini döktüğü mektuplar yok mu offf orda bir yakınlaştık işte Murat’la… En çokta onu dolandırıp kaçan eski
Edebiyat
KörburunHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20242,710 okunma
Adada kaldım
10/10
·592 syf.·
2024 77. kitabı
Sakinleri dışında herkesin unuttuğu, vapurun bile günde sadece 2 kere uğradığı bir ada; Körburun. Bir hikayeye kaç kuşak, kaç hayat sığmış. 60'lar,80'ler ve 90'lar. Her biri birbirinden ilginç karakterlerin, yarım kalmış hissi veren hikayeleri, bir şekilde birbirine nasıl da güzel bağlanmış. Tüm adayı sokak sokak gezdim, denizini seyrettim, sahilinde oturdum, esnafından, öğretmenine tüm sakinleri ile tanıştım. Siyasi olaylara da tanıklık ettim, aşklara da ihanetlere de. Son dönemde okuduğum en güzel kurgulanmış kitaplardan biriydi. Yazarla tanışma kitabım oldu. Devamında başka kitapları ile buluşmak dileğimle ️
KörburunHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20242,710 okunma

Yazar Hakkında

Hikmet HükümenoğluYazar · 9 kitap
Hikmet Hükümenoğlu, roman ve öykü yazarıdır. Körburun adlı eseriyle 2017 Attila İlhan Roman Ödülü'ne layık görülmüştür. 1971 yılında İstanbul'da doğdu. Edebiyata ilgisi ortaokul yıllarında başladı. 1989 yılında Robert Koleji'nden mezun oldu. Sırasıyla Boğaziçi Üniversitesi Fizik bölümü ve Koç Üniversitesi'nde MBA programını tamamladı. On yıl boyunca finans sektöründe görev aldı. 2004 yılında kurumsal görevini sonlandırarak edebiyat dünyasına giriş yaptı. 2005 yılında ilk romanı olan Kar Kuyusu yayımlandı. Bu eserinin ardından 2007 yılında Küçük Yalanlar Kitabı, 47 Numaralı Kamara (2009), 04:00 (2012), Körburun (2016) ve Atmaca (2020) adlı romanları yazdı. Hayali bir küçük adada yaşananlar üzerinden Türkiye'nin 1960 ve 1990 yılları arasında yaşananların özetini veren Körburun adlı eseriyle 2017 Attila İlhan Roman Ödülü'nün sahibi oldu. Öykülerini Aşka İnanmayanlar İçin Aşk Öyküleri (2018) isimli kitabında topladı. Kronolojik olarak evvelki romanı Körburun'da bıraktığı yerden, 1995'ten başlayan Atmaca romanında bir lise öğrencisinin 1995 yılından itibaren 24 yılda yaşadığı değişimi sergiledi. Ürettiği eserlerin yanı sıra Mimar Sinan Üniversitesi'nde öykü teknikleri alanında dersler vermiştir. Yazarlık kariyerine hâlâ devam etmektedir.