Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 7 dk.
Sayfa Sayısı:
216
Basım Tarihi:
Mart 2021
Yayınevi:
Doğan Kitap Yayınları
ISBN:
9786050981469
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2024 39. kitabı
2022 Attilâ İlhan Roman Ödülü sahibi, Zeynep Kaçar'ın Doğan Kitap tarafından yayımlanan son romanı Yalnız, eril tahakküm altında yaşamaya zorlanan ve hayatın sınırlarında gezinen bir kadının çarpıcı öyküsünü anlatıyor. Kaybetmekle kazanmanın, intikamla teselli bulmanın, durmakla harekete geçmenin, yaşamakla var olmanın arasındaki ince çizgide gezinen bu roman, soluksuz bırakacak türden. Yalnız'da, kaybolmuş parçalarını toplamak için mücadele eden bir kadının küllerinden yeniden doğarak kendini bulma, görünür olma ısrarına ve içsel yolculuğuna şahitlik ediyoruz. Aslında kitabın konusu maalesef ki hepimizin aşina olduğu, yaşadığımız topraklarda da halen süregelen karanlık problemler: erkek egemen bir toplum ve beraberinde getirdiği şiddet, din istismarı, kadının hakir görülmesi ve yalnızlık. Kaçar, böyle bir toplumda var oluş çırpınışları içinde kendini bulmaya çalışan bir kadının hikâyesini anlatırken, bir yandan da ülkemizin panoramasını çiziyor; bir kadınla bir ülkenin esasında ne kadar benzediğini gösteriyor. Feray, şarkılar söyleyen, düşler kuran, aşık olan, kötülüklerin sadece başkalarının başına geleceğine inanarak yaşayan bir genç kadın; sıradan herkes gibi. Fakat gerçekler bambaşka. Kaçar, olay örgüsünü ikili zaman diliminde kurgulamış. Bir tarafta 1989'dan itibaren başlayan ve diğer tarafta 2018'in Aralık ayından itibaren ilerleyen bir hikaye akışı var. Günümüzdeki Feray'ın değişimini izlerken, diğer yandan liseden evliliğine, oradan da günümüze uzanan her detayı adım adım öğreniyoruz. Bu ikili zaman diliminde ileriye ve geriye giderek, Feray'ın, kocası Veli'nin ve hatta ülkenin dönüşümünü görme şansı buluyoruz. Roman boyunca sıkça tekrarlanan ölümler ve cinayetler, hikâyenin merkezinde belirgin bir yer edinirken, “suçlunun ve kurbanın kim olduğu“ sorusu,
Edebiyat
YalnızZeynep Kaçar · Doğan Kitap Yayınları · 20211,608 okunma
2022 ATTİLÂ İLHAN ROMAN ÖDÜLÜ
9/10
·216 syf.··
2023 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2023 01:29
~~~Hepsini, herkesi unutmak istiyorum. Unutmaktan daha kuvvetli 1merhemim yok elimde. Amaçsız, köksüz ve kanatsız, 1boşlukta dalgalanıp duruyor, 1andan diğerine geçebilmek için insan üstü 1çaba harcıyorum. Içimde 1his, ölmek için henüz erken deyip duruyor. Yaşamak istiyor muyum, bilmiyorum, ölmek istemediğimi biliyorum öte yandan. Bilmediğim şey, kendimi kaybolduğum bu boşlukta yeniden nasıl bulacağım~~~ Tiyatro kökenli yazar Zeynep Kaçar dan okuduğum 2.kitap olup, yine çok severek okudum. Kabuk kitabıyla bilinen yazar, Yalnız kitabıyla da ödül almıştır. Hayatın içinden, bizden duyguların serzenişi olan "Yalnız" benim için de başka anlamları olan iller*** arasında zaman geçişleriyle çok güzel ifade etmiştir ülke ve kadın hâllerini... Yalnızlık, aşk, din temelleri ve zaman üzerinden anlattığı duygu durumları ile fazla geldiğimiz bu dünyada, ölüm, kendimizle kaybettiğimiz ülke ve şehirler arasında, yaşadığımız anlık bakışlar ile yaşadığımız ufak 1mutluluk olsa da, 1gunun sonunda daha delirmeden döndüğümüzde evimize, türlü türlü insanlarla herkesin sahte olduğu hayatta yine zamanla sınanmışımdır, kitapta da, hayatta da, olsun, hesaplanmış hayatta hesabın kişiye döndüğünü de sabırla bekleyip öğrenmişimdir, ki kitap resmen zaman kavramında beni en etkileyen yerlerdir... Beklemeden ibaretim, yorgunum, eylemsizlik yorucu derken yazar, tüm bunlar içinde insan kendini ararken gelecek sürekli şekil değiştirip duruyor. Zulme karşı zamanla 1katılık geliştiriyor da insan, yine de sevgiyle nasıl baş edeceğini bilmemek çok acıklı geliyor insana, zira hep en sevdiğinden yara alıyorsun bu hayatta ve herşeyin sonunda geriye, tüm geçmiş savrulup gitmişken ve gelecek kısa, belirsiz, ürkütücü ve karanlıkken, tam da o anda. İşte böyle hiç beklemediğin 1anda, 1yumruk gibi ama bu sefer
Edebiyat & Roman
YalnızZeynep Kaçar · Doğan Kitap Yayınları · 20211,608 okunma
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2022 00:00
"İnsan en çok kendinin körü oluyor. Bakıp bakıp görmüyor, yaşayıp gidiyor yaşadığı şeyi hayat sanarak." Bir kadın üzerinden bir ülkenin karanlık yüzü nasıl anlatılır? Nasıl bu kadar detaylı, nasıl bu kadar gerçekçi ve nasıl bu kadar dokunaklı olabilir yazılanlar? Bu kitabı okuduğunuzda zemherinin ortasında soğuk duş etkisi hissedeceksiniz! Kanınız donacak evet, ama okumaktan da geri alamayacaksınız kendinizi. Bir ömrü heba olmuş bir kadın, Feray; ya da ondan hayatının yanı sıra adını da çalanların verdiği yeni isimle Mehlika... İki gündür hep aklımda. Hayat arkadaşım diye seçtiği kişinin, içinde kaybolduğu topluluk yüzünden kimliğini yitirip bambaşka bir adama dönüşmesinin sonucunda elinden özgürlüğü alınmış bir öğretmendir Feray... Giderek yabancılaştığı bu dünyada onun artık bir hayatı yoktur; bu nedenle "Bir ev hayvanıydım, perdenin kıvrımıydım. Halının püskülü, banyonun sabunu, en çok mutfağın çaydanlığıydım." diye tanımlıyor kendini. Çünkü insan olmak için ihtiyacı olan her şey elinden alınmış. En nihayetinde yalnızlığa mahkûm edilmiş ve bir obsesife dönüşmüş. Yıllar yıllar geçmiş böyle ve artık sabrı taşmış, harekete geçmeye karar vermiş... Meğer o gün, bu kâbusun bittiği, yeni bir hayatın başladığı bir milatmış onun için... Gemileri yakmış bir kadının hikâyesidir bu! Siz de yoldaşlık etmek isteyeceksiniz ona, inanın. Kahırdan, nefretten, tiksintiden ibaret bir yolculuk aslında ama yüzleşmek istiyor insan; çünkü biliyoruz ki bir yerlerde, birileri bu kapkaranlık hayatları yaşıyor... Bu kitabı mutlaka okuyun, bana teşekkür edeceksiniz. Ve sanırım ben ne yazsa okurum dediğim bir yazar daha kazandım. Teşekkürler Zeynep Kaçar! "Mutlu olmak için mutsuzluğa ihtiyacımız var. Harekete geçmek için durmaya, bir kâbustan uyanmak için derin bir uykuya, sevmek için
Edebiyat
YalnızZeynep Kaçar · Doğan Kitap Yayınları · 20211,608 okunma
Puan vermedi·216 syf.·
2024 8. kitabı
Canım Zeynep Kaçar. İlk olarak Kabuk ile tanıdım yazarı. Çok sevmiştim Kabuk romanını. Sonra 2. Kitabı Yalnız'ı çıkar çıkmaz almıştım. Ama ancak şimdi okuyabildim. Yalnız'da; -Feray'ı anlatarak kadınları, kızları, seçimlerimizi, kadere boyun eğmeyi, ya da kaderi yenebilmeyi anlatmış Zeynep Kaçar... -Veli'yi anlatarak bir hekimin, din ve tarikat adı altında nasıl üfürükçüye evrilebileceğini anlatmış Zeynep Kaçar... -Esma'yı, Cenneti ve öldürülen diğer kızları kadınları anlatarak Özgecan'ı, Narin'i, Güldünya'yı ve diğer tüm kadın cinayetlerini anlatmış Zeynep Kaçar... -Ve Defne... Annesinden ayrılıp beyni yıkanan güzel bir genç kızı anlatmış Zeynep Kaçar.. -Sadece insanları değil.. İstanbul'un, taksimin nasıl bozulduğunu.. Tüm ülkenin yozlaşma sürecini usulca, teker teker, tane tane anlatmış romanında Zeynep Kaçar.. Bölümleri şimdiki zaman ve geçmiş zaman olarak ilerliyor... Sıkılmıyorsunuz, ama ruhunuz daralıyor... İster istemez kararıyor dünya... Ama umut muhteşem bir his.. Umudun her zaman var olacağını gösteriyor Feray bize... Kabuk gibi Yalnız'ı da çok severek okudum. İçim acıyarak ama umutla... Ferayların hep başarması dileğiyle....
YalnızZeynep Kaçar · Doğan Kitap Yayınları · 20211,608 okunma
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2024 46. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2024 00:00
Hayatıma biri girsin ve tümden değişeyim diye bekler mi insan? Değişmek için sever mi? Yoksa sevdiğinde mi değişmeye başlar? Feray bunları bilmiyor, evet değişti ama sevdiği adam, sevdiği cadde, sevdiği ülke kadar değil.. Hala şarkı söyleyecek sesi var onun. . ‘Kabuk’tan sonra Yalnız’da da yalnız bırakmıyor kadını Zeynep Kaçar (Tanrı ve Memeli Hayvanlar’da da elinden tutmaya devam ediyor elbette). 1989-2018 arası Feray’ın yaşadıklarını okuyor, yaşamadıklarına yanıyoruz. Çünkü Feray’ın bir Özge olduğunu biliyoruz, Ayşe olduğunu, Güldünya olduğunu.. Yarayı tarif etmek zor ama o yarayı göstermek de başka bir yara açıyor insanda, görünmeyen bir acıya kiracı kılıyor. Feray’ın aşk sandığına kapılıyoruz, ufak ufak dönüşenlere kör oluyoruz. Yalnız bugünün ve tersine değişimin romanı. Çokça kızarak, hak vermenin burukluğuyla okudum. . Barış Çakmak kapak tasarımıyla ~
YalnızZeynep Kaçar · Doğan Kitap Yayınları · 20211,608 okunma
10/10
·216 syf.·
2025 81. kitabı
Yazardan okuduğum ikinci kitap oldu. Başladığım gibi soluksuz bir şekilde okudum, bitirdim. Böyle güzel bir anlatım, böyle sarsıcı bir konuyla birleşince ortaya muazzam bir kitap çıkmış. Kabuk mu daha etkileyiciydi bu mu diye kendime sorsam da cevabı bulamadım. Sıradan bir hayatın varken tesadüfi bir karşılaşma hayatını ne kadar değiştirebilir? Olduğun kişiden ne kadar farklı birine dönüşebilirsin? Ait olmadığın bir ortama ne kadar uyum sağlayabilirsin? Hayallerini ne kadar erteleyebilirsin? Feray şarkı söyleyen, arkadaş çevresiyle birlikte sahne alan, bir genç kızda olabilecek her şeye sahip sıradan biri. Bir gün sahneye çıkacağı sırada fenalaşıp hastaneye kaldırılıyor, elektrik çarpması olduğunu söyleyen ve onu kurtardığını iddia eden doktora âşık oluyor. Kimse onunla hastaneye gelmezken o doktorun hayatını kurtarıp onunla birlikte kalması içine dokunuyor. Güzel hayaller kuruyor, okulunu bitiriyor, evleniyor. Bir tane kızı oluyor. Her şey bir tesadüfle başlamış, güzelce kader ağlarını örmüştü. Her şey toz pembe olacak sanarken hayatını kapkara bir cehenneme çevirecek şeyler yaşanmaya başladı. Hiç tahmin edemeyeceği bir hayata, yalnızlığa itildi. Kendi bile olamadı, başka kimliklere bürünmek zorunda bırakıldı. Sevip evlendiği, güzel bir yuvası olacağını sandığı ev cehennemi oldu. Hikâye Feray'ın yalnızlaşması üzerine kuruluyken bir yandan da dini ögeler, tarikatlar, şeyhler, hocalar işlenmiş. Bu detaylar hikâyenin içerisine çok güzel bir şekilde eklenmiş. Okurken kalbinize bıçak saplanacak detaylar, acı sonlar, kibirler, kendini peygamber ilan edenler ve bu yolda heba olan hayatları yazar bütün acı gerçekliğiyle ortaya sermiş. Böylesi cesur anlatımların çoğalması dileğimle! Çokça tavsiyedir. Okuyun, okutun.
1000Kitap
YalnızZeynep Kaçar · Doğan Kitap Yayınları · 20211,608 okunma
6/10
·216 syf.··
2023 12. kitabı
6.5/10 Zeynep Kaçar'ın Kabuk kitabını üç-dört yıl önce okuyup epey sevmiştim; olay örgüsü bazen aşırıya kaçsa da etkileyici kurgusu ve üslûbuyla çok zevk vermişti. Yalnız'da da olay örgüsü ile ilgili ikna olamadığım yerler var ama bu kez o kadar etkileyici bir anlatım olmadığı için görmezden gelemedim sanırım, bu da kitaptan aldığım zevki biraz baltaladı. Yine de kötü bir roman değil; konusu, değindiği yerler, karakter yine etkiliyor insanı ama... Nedir bu "ama"? Öncelikle yukarıda da bahsettiğim gibi; olay örgüsündeki "fazla" şeyler beni hep iter. Belki bu bakış açım sığ ve haksızdır çünkü aslında hayatta da çok absürt şeyler olmuyor değil, ama en azından daha nadir olduğunu kabul edebiliriz bence. Şöyle şeyler mesela; karakterin sarhoş olup kendini kaybettiği bir gün clubta şarkı söylemesi ve bunu birinin çekip internete yüklemesi, bu videonun inanılmaz izlenmesi (ki bu olabilir, her hafta bir şeyler viral oluyor ama işte sonraki hafta bir yenisi gelene kadar konuşuluyor, aksi çok nadirdir), menajerlerin karakterimizin peşine düşmesi, ve ne tesadüf ki yeni taşındığı yerde iletişim kurduğu kişilerin de gazeteci olması, dolayısıyla hemen bir röportaj ayarlanması... Üstelik yazarın kitabın içinde vurguladığı "Seçimlerimizi yaşarız" minvalindeki mottosunu da alaşağı eden bir şekilde karakterimiz yine bir şarkıcı olmayı kendi seçmiyor, buna sürükleniyor birtakım tesadüflerle? Neyse, bu çok da önemli bir kısım değil aslında. Kitabın eğildiği asıl mesele ülkenin giderek sekülerlikten uzaklaşmasına paralel olarak sayıları artan tarikatlar ve bu tarikatların bir ülkeyi dönüştürdüğü gibi kadınları da dönüştürmesi. Hatta direkt arka kapaktan bir alıntı bırakayım: "Zeynep Kaçar bir kadınla bir ülkenin aslında ne kadar benzediğini gösteriyor. Kimliğinden koparılıp görülmez
YalnızZeynep Kaçar · Doğan Kitap Yayınları · 20211,608 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2025 62. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2025 01:50
Yalnız kitabı, yazardan okuduğum ikinci kitap. Bana canım Melek Abla hediye etmişti, severek okudum, çok teşekkür ediyorum tekrar. Yeni yazarları okumak konusunda biraz çekimserim aslında, bu tavrım gerçekten okunması gereken, sağlam kalemleri kaşfetmeme de engel olabiliyor bir yerde. Zeynep Kaçar da bu yazarlardan biri. Adı da kendi de Melek kadın, "Mervecim, okumadıysan mutlaka okumalısın," deyince, gerekeni yaptım elbette. Feray şarkı söylemeyi çok seven, hayalleri olan, genç, güzel bir kadın. Hayatının en önemli gecesinde, sahneye çıktığı gece bir elektrik çarpmasıyla bütün hayatı, hayalleri, geleceği değişiverir. Hayat çok garip sevgili Feray. Yazar bu kitabında, Feray'ın hayatı üzerinden, güzel ülkemin kanayan yaralarından birini anlatıyor. Muhteşem bir kurgu, demeyi çok isterdim ama ne yazık ki gerçeğin ta kendisi bu hikaye. Feray, elektrik çarpınca gözünü hastanede açar, arkadaşları o sırada sahnede şarkısını o olmadan söylemiş, guruptan kimse Feray'ı merak bile etmemiş; Feray buna çok kırılıyor. Fakat o gece, hastanede doktor Veli'ye aşık olur. Nereden bilsindi hayatının aşkı değil kabusu olacağını. Ailesinin itirazlarına rağmen Feray ve Veli evlenirler. Veli, bir cemaatin içine karışır. Doktorluğu bırakıp mürit olur, insanlara muskalarla şifa dağıtmaya başlar. Bu sırada Feray'a ne mi oldu? Çocuğuna bakması bahanesiyle yıllarca eve hapsedildi, hayalleri ertelendi, sokağa çıkması yasaklandı ve en sonunda kızından ayrıldı, kızı ona düşman olarak başkası tarafından büyütüldü ve cemaat hocalarından birine nikahlandı. Bu eziyet on dört yıl sürdü. Ve Feray birgün cinnet geçirdi. Ne dersiniz, sizce adalet yerini bulmuş mudur ya da on dört yıl geciken adalet, adalet midir? . . . Okurken sinir krizleri geçirildi, içim kanayarak ama çok severek okundu, öyleyse Gök Hanım
Edebiyat & Roman
YalnızZeynep Kaçar · Doğan Kitap Yayınları · 20211,608 okunma
9/10
·216 syf.··
2021 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2021 22:52
Yaşadığımız coğrafyanın ortak dertlerini; erkek egemen, şiddet ve din istismarını konu alan bir roman Yalnız. Gözlerimizin önünde her gün yitip giden onlarca kadın, hâlâ bi yerlerde evinde cehennemi yaşayarak ruhu ölüme terk edilmiş yüzlercesi anılıyor metinde. Maharetli bir dili var Zeynep Kaçar’ın. Kitap boyunca yaptığı monologlar ve merkezden hiç ayrılmayan gergin, huzursuz bir atmosfer yanında yaşadıklarını dilde tiye alan ve okuru bu sebeple de boğmayan bir maharet. İşin en acı tarafı yazılanların bir kurgu olduğundan emin olup olmamız. Baş karakter Feray’ın düştüğü çıkmazdan ve yıllar süren sessizliğinden çaresizliğinden sıyrılırken gösterdiği cesareti kaç kadın gösterebilir bilmiyorum. Cesaret falan deyince öyle bir aydınlanma ya da bir yeniden doğuş falan beklemeyin. Aksine çokça ölüm var kitapta. Cinayet var. Ama kimin suçlu olduğu, ölenin mi öldürenin mi “kurban” olduğu muamma olan cinayet! Sadece ülke gerçeğini konu alıyor desem; değil. Dünya ve insan varoldukça süregelen bir eziyet söz konusu. Hayatının baharına sevdiği erkeği koymanın nesi yanlış gelir ki insana? Nereden bilir kadın o adamın bir gün kadınını sandıklara tıkıp ölümünü bekleyeceğini? Anlatıcı Feray’ın kendisi. Bir geçmişe gidiyoruz bir de şimdiye dönüyoruz. Haliyle Feray’ın aldığı bazı kararları bilerek ama içimiz kıyıla kıyıla okuyoruz olanları. Ve aklımızda hep aynı soru: Şimdi katil suçlu mu yoksa kurban mı?
YalnızZeynep Kaçar · Doğan Kitap Yayınları · 20211,608 okunma
8/10
·216 syf.··
2025 54. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2025 07:51
Rockçı genç kız Feray'ın hikâyesi bu... Ya da tarikat lideri Veli Hoca Efendi'nin zevcesi Mehlika Kaplan'ın... Aslında her ikisinin de... Olmaz demeden okunacak, bir hayat ne kadar bambaşka bir boyuta evrilebilirin hikâyesi... Anlatıcı tek, bölüm başındaki tarihler ile hikâyenin bütününde neredeyiz anlıyoruz. Kadınların üç kuşak hikâyesi bu sefer tek anlatıcının gözünden bize sunuluyor. Anneyi, Defne'yi Havva'yı, Esma'yı, Cennet'i hep o anlatıyor bize. Bir anlık kararın her şeyi ne kadar değiştirebileceğini, kaderin pamuk ipliklerle yazıldığını ve ne kadar kolay yön değiştirebileceğini görüyoruz satırlarda...
YalnızZeynep Kaçar · Doğan Kitap Yayınları · 20211,608 okunma

Yazar Hakkında

Zeynep KaçarYazar · 8 kitap
ZEYNEP KAÇAR, 1972 yılında Lüleburgaz’da doğdu. 1991’de Bursa Anadolu Lisesi’nden, 1995’te MSM Tiyatro bölümünden, 1999’da İstanbul Üniversitesi Dramaturji bölümünden mezun oldu. 2007’de “Aşk İhanet Yalnızlık Vesaire”, “Krem Karamel”, “Bavullar”, “Bu Bir Oyun Değil”, “Dış Ses” adlı oyunları ve Ayla Kutlu’nun aynı adlı öyküsünden uyarladığı “Mekruh Kadınlar Mezarlığı” Toplu Oyunları 1, 2008’de “Böyle Bir Aşk Masalı” ve “Sahici İnsanlar/Plastik Ölümler” Toplu Oyunları 2, 2011’de “Bu Anlamlı Günde”, “Köprüden Önce Son Çıkış” ve “Medine” Toplu Oyunları 3, 2015’te “İd Ego ve Süper Kahraman” ve “Varolmayan Ayşe’nin Muhteşem Maceraları” Toplu Oyunları 4 adı altında Mitos Boyut Yayınları tarafından yayımlandı. Oyunları çeşitli alternatif tiyatrolar, Şehir Tiyatroları ve Devlet Tiyatroları tarafından sahnelendi. İngilizce ve Çince’ye çevrildi. ABD, Tayvan ve İsveç’te sahnelendi. Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen Krem Kramel 2010 yılında Ankara Sanat Kurumu tarafından Övgüye Değer Oyun Yazarı ödülüne, 2011 yılında Medine Dil Derneği Kerim Avşar En İyi Oyun Ödülüne layık görüldü. 2000-2007 yılları arasında tanıtım ve eleştiri yazıları Radikal kitap eki, Varlık dergisi ve çeşitli web sitelerinde yayımlandı. 2000’de Tiyatro Boyalı Kuş ve 2008’de Bab-ı Tiyatro’yu kurdu ve yazar, yönetmen ve oyuncu olarak bu topluluklarda görev aldı.