Yağmurun hızlanması, görüş alanının boşalması, algıların bulanıklaşıp birbirine karışması, buna karşılık düşüncelerin kesinlikle netleşip zihne yerleşmemesi, onların da birbirine geçip tümüyle silinip gitmesi; sonunda bir şey kalmaması: Daha çok çocuklarda rastlanan bu duruma, 'olmayacak hayaller kurmak,' denirdi.
Umutsuzluğa kapıldım. Büyük beklentim kasvetli bir boşlukta hüsrana uğramıştı. Beklentimin yerine gelmesi uğruna çok az çaba gösterdiğim için kendime kızdım, can sıkıntımı, kendime duyduğum acımayı haykırarak şatonun hendeklerinde dolaştım.