Mutlak Mutluluk Bakanlığı

Arundhati Roy
Tahmini Okuma Süresi:
13 sa. 36 dk.
Sayfa Sayısı:
480
Basım Tarihi:
Mayıs 2017
İlk Yayın Tarihi:
2017
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
The Ministry of Utmost Happiness
ISBN:
9789750735059
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·480 syf.··
2026 54. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 22:23
“Küçük Şeylerin Tanrısı”nı yıllar önce okumuş ve çok sevmiştim. İkinci romanı “Mutlak Mutluluk Bakanlığı”yla Arundhati Roy gerek görüşleri gerekse bunları kurguya dökmekteki başarısıyla gönlüme taht kurdu. 1970’lerden 2000’lere Hindistan’ı anlatıyor Roy bu kitabında. Nükleer silahlanmadan emperyalizme, çarpık kentleşmeden kontrolsüz göçe, çevre kirliliğinden toplumsal eşitsizliğe kadar tüm çarpıklıkları ele alıyor. Ama elbette söz konusu zaman diliminde ülkesinin en kanayan yarasına değiniyor en çok da: Hindistan-Pakistan arasındaki bitmek bilmeyen savaş ve Keşmir meselesini hem ‘içeriden’ hem de oldukça objektif bir açıdan, tüm karanlık yönleri, bilinmeyenleri ve dillendirilmeyenleriyle işliyor. Hintli bir aileye bir hermafroditin doğmasıyla başlıyor roman, ki bu sebeple romanın başları yine bayılarak okuduğum “Middlesex” romanını anımsatıyor. Fakat Roy, okuru şaşırtıyor ve bir noktadan sonra -sonunda yolları kesişse de- farklı karakterlerle adeta hikayenin rotasını değiştiriveriyor. Kronolojik olarak karışık bir düzende ve tutanaklar, farklı karakterlerin bilinç akışı gibi farklı tekniklerle sonunu çok güzel bağladığı başka bir hikayeyi kurguya dahil ediyor adeta. Bu esnada biraz afallayabiliyor ya da alışana kadar karakterle bağ kurmakta zorlanabiliyorsunuz ancak yazarın hep canlı tuttuğu merak duygusuyla ilerlediğinizde hem yazarın ilmek ilmek ördüğü kurguya hem de siyasi ve toplumsal analizlerini bu kurguya yedirmekteki başarısına hayran kalıyorsunuz. Roy’un karakterlerine, gayet dozunda kullandığı sembollere, yer yer 1001 Gece Masalları ya da Salman Rushdie tadı veren ama aynı zamanda her daim oldukça gerçekçi kurgusuna, sakıncasız eleştirilerine bayıldım. Benim gibi, hem edebiyata doyuran hem de politik arka planlı romanlardan hoşlananlara özellikle tavsiye
Mutlak Mutluluk BakanlığıArundhati Roy · Can Yayınları · 2017228 okunma
7/10
·480 syf.··
2025 22. kitabı
Bu kitabı bitirdiğimde aklımda tek bir cümle kaldı: Mutluluk, bazen sadece hayatta kalmaktır. Arundhati Roy öyle bir dünya kurmuş ki... içine giriyorsun, kayboluyorsun, sonra kendi hayatına dönünce uzun uzun susuyorsun. Mutlak Mutluluk Bakanlığı öyle kolay okunan, bir çırpıda biten kitaplardan değil. Ağır, yoğun, ama bir o kadar da “gerçek”. Hikâye bir kişiden değil, bir toplumun kalabalık vicdanından anlatılıyor sanki. Herkesin acısı farklı, ama hepsinin kökünde aynı yara: adaletsizlik, kimlik arayışı, sevmenin ve sevilmenin yükü. Roy’un dili şiir gibi; ama bu şiir huzurdan değil, kırıklardan, yoksunluklardan ve içe çekilmiş çığlıklardan besleniyor. Bir yanda Encüm'ün toplumun dışında kalışını, bir yanda Tilo’nun sessiz direnişini okuyorsun. Ve bir noktada, hepsinin hikâyesi birbirine dokunuyor tıpkı biz insanların, farkında olmadan birbirimizin hikâyesine dokunmamız gibi... Ben kitabı okurken hem büyülendim hem yoruldum. Bazı sayfalarda durup nefes almak zorunda kaldım, çünkü her karakterin yükü, sayfanın kenarından dışarı taşıyor gibiydi. Ama biliyorum… zaman geçsin, tekrar açtığımda bambaşka bir kitapla karşılaşacağım. Bu yüzden “bitti” diyemiyorum — sadece “şimdilik kapattım.” Zaman, savaş, aşk ve kimliğin arasında sıkışmış bir dünya. Okuması kolay değil ama sindirmesi imkânsız da değil. Sadece biraz zaman istiyor, biraz sessizlik, biraz da sabır.
Edebiyat
Mutlak Mutluluk BakanlığıArundhati Roy · Can Yayınları · 2017228 okunma
9/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2018 62. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2018 23:50
Paramparça bir öyküyü nasıl anlatırsın? Yavaş yavaş herkesle hemhal olarak. Hayır. Yavaş yavaş her şeyle hemhal olarak. Anlatan Arundhatı Roy olunca anlatılır. Onu "Küçük Şeylerin Tanrısı" adlı eseriyle tanıdı tüm dünya.Savaş karşıtı Hintli bir yazar. Sizi Eski Delhi'nin kalabalık mahallelerinden alıp ölümün kol gezdiği, savaşın kan kusturduğu Keşmir Vadisine götürürken yıllarca süren bir hikayenin içinde buluyorsunuz kendinizi.Hemde darmadağın bir hikayenin. Hikaye sürekli yeni bir hikayeye gebe.Bağlantılar muazzam.Kitabın son sayfasını okuyup kapağı kapattıktan sonra inanılmaz bir doyum hissi veriyor. Hindistan'a doyuyorsunuz,Keşmir'e, aşka, dirence, mücadeleye.Romana doyuyorsunuz kısaca. Bir şehir mezarlığını mesken tutmuş olan Encüm bir Hicra(Güney Asya kültüründe üçüncü cins olarak kabul edilen kişiye verilen isimdir.)ve hikaye onunla başlıyor.Hikaye, onunla o yada bu şekilde temas etmiş, onun hayatına dokunmuş kim varsa ayrı ayrı bir hikaye kahramanı doğuruyor. Tilo kendisine aşık üç erkek ve çöpten bulduğu beşikle ayrı bir kahraman, üç erkek ayrı ayrı birer kahraman, bebek de öyle. Ve hepsine kucak açan şehir mezarlığı cansız ruhsuz ama bağrında topladığı kahramanlarla soluk alıp veren ayrı bir kahraman. Okumadınızsa, ilk sıraya alın pişman olmazsınız.
Mutlak Mutluluk BakanlığıArundhati Roy · Can Yayınları · 2017228 okunma
8/10
·480 syf.··
2020 5. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2020 01:13
Bazı kitaplar vardır.... Hissetiğiniz duyguyu anlatması zor olur...iyi bir kitaptı, okuyun demek yetmez... İşte! Bu kitap benim için öyleydi.... Yazarın ilk "Küçük Şeylerin Tanrısı" kitabı ile tanıdım. Biraz karışık gelmişti hikâye lakin anlatımını çok sevmiştim. bu kitabında ise tam bir hikâye anlatıcı niteliğinde anlatmış gerçekleri... Kurgu ile tarihi iç içe geçirmiş. Arka kapak yazısında soruyor; Parçalanmış bir hikâye nasıl anlatılır? Yavaş yavaş hikâyedeki herkese, Hayır, hikâyedeki her şeye dönüşerek.... #mutlakmutlulukbakanlığı Eski Delhi, Hindistan, Pakistan arasınsa yaşananlaeı, bir aşkı, kimlik savaşını, mahalle baskısını, umutları, umutla yeşeren, hayata tutunma çabasını anlatıyor.....
Mutlak Mutluluk BakanlığıArundhati Roy · Can Yayınları · 2017228 okunma
10/10
·480 syf.··
2020 41. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2020 22:58
Küçük Şeylerin Tanrısı kitabıyla Booker ödülü alan Arundhati Roy, kitap yazmak için neden yirmi yıl ara verdi bilemiyorum ama, yirmi yıl sonra kaleme almış Mutlak Mutluluk Bakanlığı'nı. Baştan sona sıkılmadan okuduğum romanın çıkış noktası her ne kadar aşk olsa da, ben bu kitap için Hindistan' ın yakın dönem tarihinin romanı diyeceğim. Hindistan - Pakistan sınır savaşlarının çıkışından başlayarak, parça parça hikayelerden bir ortak noktaya; mücadeleye götürüyor. Hindistan gibi renkli bir ülkede yaşanan kara olayları bir eşcinselin, bir komutanın, bir militanın, bir aşığın, bir kadının gözünden anlatıyor. Muhalifler, kanlı politikalar, işkence, yoksulluk, kast sistemi... Kısaca bireyler üzerinden anlatılan koca bir ülkenin acısı. Çok çok severek okudum.
Mutlak Mutluluk BakanlığıArundhati Roy · Can Yayınları · 2017228 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2024 37. kitabı
Yanlış bedene hapsolan, farklı kimlikleriyle arada kalan, ten renkleriyle ayırıştırılan; dinleri, ülkeleri farklı ruhların bazen kahkahalarıyla, bazen haykırışlarıyla, bazen de sessiz çığlıklarıyla yoğurulmuş bir metin “Mutlak Mutluluk Bakanlığı.” Pakistan-Hindistan arasında sıkışanların verdiği acımasız savaşa dahil olan #keşmir sorunu, masum ve mazlum halkın yakarışları arasında yeşermeye çalışan kalplerin buluşması. Değişik kastlardan olan yarı meleklerin yaşadıkları yürekleri dağlarken umudun ucundan tutma çabaları ruhuma su serpiyor. #arundhatiroy ‘un bu kitabı kenarından, ortasından dokunduklarıyla iç yakıyor, içimi yakıyor. Savaşın göbeğindeki Keşmir’i bir Pakistan çekiştiriyor, bir Hindistan… Kaderine terk edilen halk, ya militanlarca ya da ordu tarafından tehdit edilip zulme uğruyor, işkence görüyor. Burada bazıları iki kere ölüyor… Burası Keşmir çünkü… Terk edilen, gittikçe yabancılaşıp yalnızlaşan, güvensizliğin eşiğinde, her türden savaşın ortasında umuda tutunarak yeni başlangıçlar için mücadele veren bir avuç insanın kendini arayışı mutlakmutlulukbakanlığı Yazmak istediğim çok şey var; konunun derinliğine giremiyorum, affedin. Sadece şunu belirtmek isterim: Yeryüzünde iki önemli kavram var aslında; iyilik ve kötülük… Önce “insan” olmayı öğrenmemiz lazım… . Okunması gereken bir metin, tarafsız bir gözle ama… @arundhatiroy
Mutlak Mutluluk BakanlığıArundhati Roy · Can Yayınları · 2017228 okunma
9/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2021 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2021 22:01
Hindistan sinemasından güzel örnekler izlemiştim ancak Hindistan edebiyatından herhangi bir kitap okumamıştım bu romana kadar. Kitaptan önce yazarın oldukça etkileyici ve örnek bir dünya vatandaşı olduğunu belirtmek gerekir. Yazarın anlatımı, edebi dili oldukça iyi, akıcı sürükleyici ve okuru daima kitabın içinde tutuyor. Kurgunun çok iyi olmasına rağmen kitabın sonunda İkinci Matmazel Cibin'in annesinden gelen "mektup"ta anlatılan kesimin romanda olmamasını bir noksanlık olarak görüyorum. Romanda; cinsel seçiminden dolayı toplumdan dışlanan insanların hayata tutunma mücadelesi ile Hindistan'dan ayrılma mücadelesi veren Keşmir halkının hayatta kalma savaşı paralel olarak anlatılmış. Encüm (Afitab) karakteri ile bir erkek bedenine hapsolmuş kadın ruhunun duyguları, beklentileri ve düş kırıklıklarına rağmen hayatı ve insanları sevmesi çok güzel hikaye edilmiş. 3. cinsiyete bakışınızı ister istemez gözden geçireceksiniz. Müslüman halkın mücadelesi ise oldukça gerçekçi ve cesur bir yaklaşımla anlatılmış. Romanda Keşmir halkının komünist kesimi hakkında ise sadece bir mektup aracılığı ile kitabın sonunda bahsedilmiş. Bence romanın kurgusu için eleştirilecek bir noksanlık bu. Bu hareket de Müslüman halkın direnişine paralel olarak verilseydi daha objektif bir yaklaşım olurdu. "Mektup" ile anlaşıldığı üzere Komünist halk da direnişte oldukça aktif ve onlar da çok acılar çekmişler. Musa karakterinde özellikle yok edilmek istenen kötülüğe dönüşmeme mücadelesi işlenmiş. Tali karakterinde ise yalnız bir kadının kendine dünyada ve hayatta bir yer arayışı öykü edilmiş. Anlatımı, dili, kurgusu ve tanıdık gelecek toplumsal olayları ile keyifle okunacak bir roman. Keşmir yakın tarihi hakkında biraz bilgi vermek gerekirse; 1947 yılında İngiltere
Mutlak Mutluluk BakanlığıArundhati Roy · Can Yayınları · 2017228 okunma
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2025 178. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2025 13:51
Arka kapaktaki alıntı romanı tamemen destekliyor parçalanmış bir hikaye nasıl anlatılır? Hem samimi hem de uluslararası bir hikâye, komedi ve öfkeyle dolu bir kitap.. Her paragraf devam etmeye heveslendirip devamında bir sürü soruyla bırakıyor. Yazar Hindistan'ın en alt tabaka halkını kucaklıyor ve Dünya'nın gözünün içine sokuyor resmen. Ben keyif aldım rahatlıkla önerebilirim.
Mutlak Mutluluk BakanlığıArundhati Roy · Can Yayınları · 2017228 okunma
5/10
·480 syf.··
2021 59. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2021 19:57
Kitaba ikinciye başlayışım ve bu sefer tam olarak bitirebildim. Ama maalesef ki yine kitaba yükselemedim. İçerisinde çok fazla zaman geçişi, fazla karakter, fazla yer unsuru barındırdığı için okuması bir hayli zor. Özellikle bu tarz savaş,zulüm vb. konuları okumaktan keyif almayan biriyseniz okurken zorlanırsınız. Kitabı okumayın demiyorum ama kitap yarı yarıya okutturuyor kendini öyle diyim. Su gibi akmıyor yani.
Mutlak Mutluluk BakanlığıArundhati Roy · Can Yayınları · 2017228 okunma
7/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2021 11:37
Daha önceden Küçük Şeylerin Tanrısı kitabını okuyup pek de dilini sevemediğim yazarın bu romanından daha çok keyif aldığımı söyleyebilirim. Mutlak Mutluluk Bakanlığı, bir hicra olan Encüm üzerinden ağır ve vurucu bir öykü anlatıyor. Kitabın çok katmanlı bir yapısı var. Türlü acılar ve sıkıntılar çekmiş, yine de renklerini yitirmemeye çalışan karakterlerin hayatları, iç içe geçiyor. Olay akışı içerisinde bir yandan da Hindistan’ın sancılı doğasına şahit oluyorsunuz. Yazar, din savaşları, etnik ayrımcılık, Pakistan ve Afganistan ile yaşanan sorunlar, kast sistemi, gelir dağılımındaki uçurum gibi toplumsal meselelere parmak basıyor. Hindistan’ı gerçek yüzüyle tanımak isteyenlere tavsiye ederim.
Mutlak Mutluluk BakanlığıArundhati Roy · Can Yayınları · 2017228 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Arundhati RoyYazar · 9 kitap
Suzanna Arundhati Roy, (d. 24 Kasım 1961, ) The God of Small Things ("Küçük Şeylerin Tanrısı") adlı romanıyla dünya çapında ün yapan Hintli yazar, savaş karşıtı eylemci. 24 Kasım 1961'de Hindistan'ın Kerela eyaletinden Hristiyan bir anne ile Hindu bir babanın kızı olarak dünyaya geldi. Aymanam Köyü'nde annesinin işlettiği okulda okudu. 16 yaşında evi terketti. Delhi Mimarlık Okulu'nda okudu, ama mimarlığı hiçbir zaman sevmedi. Dört yıl süren ilk evliliğini bir okul arkadaşı ile yaptı ve bir süre eşiyle birlikte çiçek çocuk olarak yaşadı. Daha sonra bu hayatı bırakarak Ulusal Şehir İşleri Dairesi'nde çalışmaya başladı. Bir bursla İtalya'ya giderek anıt restorasyonu üzerinde çalışırken yazarlık yönünü keşfetti. İkinci eşi ile birlikte bir televizyon kanalı için dizi film, Hindistan'da üniversite öğrencilerinin yaşamına ilişkin bir film senaryosu, Hindistan'ın kırsal kesiminde eşleri tarafından istismar edilen kadınların kahramanı haline gelen Phoolan Devi hakkında tartışmalı bir film senaryasu yazdı. Son filmi mahkemelik olunca aerobik öğretmenliği yapmaya ve romanını yazmaya başladı. Kendi çocukluğundan esinlenerek beş yılda yazdığı romanını 1996'da tamamladı. 1997'de ilk ve tek romanı Küçük Şeylerin Tanrısı romanı ile İngiltere'nin en saygın edebiyat ödülü olan Booker ödülü'nü aldı. Bu ödülü alan ilk Hintli kadın oldu. "Sokaktaki İnsanın İmparatorluk Rehberi" , "Ya çek defteri ya Cruise Füzesi" adlı kitapların da yazarı olan Roy, artık edebi eserler değil, siyasi konularda kitaplar yazıyor ve küreselleşme karşıtı görüşleri ile tanınıyor. 2002'de Lanan Kültürel Özgürlük Ödülü, 2004 yılında Sydney Barış Ödülü'nü kazanan Roy, 2005'de Irak Dünya Mahkemesi adlı küresel girişim nedeniyle İstanbul'da bulunmuştur.