ihtiyar

ihtiyar
Sınırlı karakterlere sığmayan bir karakter miyim diye endişelendim... #65954273
Okur
Lisansüstü
Trabzon
Bursa
1792 okur puanı
Ağustos 2015 tarihinde katıldı
Puan vermedi·64 syf.··
2023 11. kitabı
Kitabın sonsöz bölümünde Mythili G, Rao nun yazdığı bölümden daha iyi bir inceleme olamaz sanırım: Osamu Dazai'nin 1939'da yazdığı Öğrenci Kız - yaşı bilinmeyen bir öğrenci kızın ağzından anlatılan ince ve büyümüş de küçülmüş bir kısa roman - gösterişli ve dönemine göre kışkırtıcıydı. Aradan geçen yüz yıla yakın sürenin ardından kitabın ileri görüşlülüğü âdeta ürkütücü geliyor; bu kitapla ilgili neredeyse hiçbir şey eskimemiş gibi, özellikle de ergenliğe giden yolda bulunduğu yerde kusursuzca korunan anlatıcının kendisi. Okuldan eve yürürken kendini hâlâ anlamsız şarkılarla ve yaratıcı düşlerle eğlendirecek kadar genç olsa da çocukluğunun hızla sona erdiğinin farkında olacak kadar yetişkin. "Gitgide bir yetişkine dönüşen kendim hakkında elim kolum bağlı olduğu için üzgündüm," diyerek ifade ediyor durumu. Öğrenci Kız'ın tamamı bir gün içerisinde geçiyor ve anlatıcının, sabah mahmur gözlerini ilk açtığı andan itibaren günün duygusal iniş çıkışlarla dolu olacağı açıkça anlaşılıyor: “Sabahların utanması yoktur. Çeşit çeşit üzücü anı aklıma düşer, katlanılmaz bir hâl alır. Hiç sevmem, hiç hem de! Sabahları en çirkin hâlimleyimdir,” diye yakınıyor. Sabah düşünceleri bilhassa müphem. Öğrenci kız hayallere ve ani duygu değişimlerine düşkün, uçarı bir anlatıcı; iç dünyası büyük oranda hayal gücü ve dürtüleriyle yönetiliyor. Fakat başıboş düşüncelerinin bir sınırı var. Gün ilerlerken anlatıcı, dikkatini çevresindeki dünya ve kendisinin onun içindeki yeri üzerine daha ağır sorulara yöneltiyor. Burada Dazai'nin, döneminin kısıtlayıcı toplumsal kuralları ve beklentilerinin üzerine bir eleştiri sunma isteği netlik kazanıyor. Bu paragraflardaki eleştirisinin özgünlüğüne rağmen kitabın çağa uygunluğu da özellikle göze çarpıyor. Dazai'nin anlatıcısının en yoğun kurgularının
Öğrenci KızOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202213,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·190 syf.··
2022 1. kitabı
Uzun bir aradan sonra (bu uzunluk benim okuma zaman birimim, kimine uzun gelmeye bilir..) okumak zorunda kaldığım Ausgang, ne ilginçtir ki kaderin oyunu gibi benim de çıkışım oldu. Boş uğraşlara daldığım uzun bir süre zarfından kurtuluşum; her gün dilimden dökülen kelimeleri ve yaşamın çoğunu yitirdiğim düşüncesine daldıkça çocukluk-gençlik anılarımı eşelediğim de gördüklerimi Ausgang da bulmamla oldu. İki farklı anlatıcıyla yazılan, Serkan Türk’ün şiirsel anlatımı ve dilimize gösterdiği özen benim için çok değerliydi. Seksenlerde çocukluğunu yaşamışlar okurken farklı duygulara muhakkak dalacaklardır. Çok insanca geldi bana, ne anlatıyor diyenler de çıkacaktır, zamanın içinde bir sıralama olmaksızın mekân ve konuların değişmesi bir başlangıç ve bitişi arayanlar için zor gelebilir. Ama başı ve sonu olmadan, insanca hislere, çokça da drama tanıklık edilecek Ausgang aynı zamanda cımbızla toplayacağınız o kadar çok notu saklıyor ki satırların arasında, evet bu da vardı diyorsun geçmişinize yolculuk yaparken… Bilmem uygun düşer mi bir tavsiye, yavaşça okunmalı sonunu merak etmekten öte, okunan bölümdeki satırlara tefekkür edilmeli… O zaman Ausgang’ın rengi değişecektir…
Edebiyat
AusgangSerkan Türk · Yitik Ülke Yayınları · 2020456 okunma
Puan vermedi·350 syf.··
2021 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2021 18:42
İnsan yayınlarının 2019 yılında yaptığı 12. Baskısını okudum. Bu baskıda İbn Tufeyl'in Hayy bin Yakzân, Evan Goodman'ın İngilizce çeviriye topladığı dipnotları, Evan Goodman'ın, eserin İngilizce çevirisi için yazdığı üç makaleyi, Sami Hawi'nin Hayy metninden yola çıkarak ibn Tufeyl'in iki temel problematiğini ele aldığı makaleleri ve İbn Sînâ'nın kaleme aldığı hacim olarak küçük, fakat derinliği ve etkisi itibariyle oldukça çaplı, şerhli Hayy bin Yakzân metni ile Henry Corbin'in ve Şerafettin Yaltkaya'nın oldukça geniş dipnotlandırmasıyla ve yine Henry Corbin'in İbn Sînâ üzerine bir değerlendirmesini de okuyorsunuz. Dolayısıyla üzerinde bir sürü makaleler yazılmış, filozoflara kafa patlattırmış bir eser olan İbn Tufeyl'in Hayy bin Yakzân’nı okumuyorsunuz sadece… Onu okuma kabiliyetine ermek zaten haddime değil de, hadi bir şekilde okuyorsunuz ve mana derinliğini inemeseniz de etkileniyorsunuz. Dipnotlara giriyorsunuz, her dipnot bir detay, her detay biraz daha yük… Sonra makaleler geliyor, onların içinde kaybolup dağılırsanız, kitabın sonunu getirmeden yarı yolda kalırsınız ki o zaman da İbn Sînâ’nın eserini okuyamazsınız. İnsan yayınları doğru mu yaptı, yanlış mı bilmiyorum, biraz kafam karışık ama bu baskının çok değerli olduğu aşikâr. Sıradan okuyucular için sıkıntı olabilir. Yani bu baskıyı satın aldığınızda bir roman okuyacağınızı zannederseniz yanılırsınız. Bunlar baskı üzerine söyleyeceklerimdi. İnsanın aklını kullanarak kendini arayışı, özünü keşfedişi ve mutlak bir gücün, bir yaratıcının olması gerektiğine inanarak Allah’ı bulması diye özetleyebilirim Hayy Bin Yakzan’ın öyküsünü. İbn Tufeyl roman karakterini ada da tek başına dünyaya getiriyor ve orada yıllar içerisinde karakterin akıl yürüterek, gözlem yaparak ortaya attığı sorulara cevaplar bularak geldiği
Hayy bin Yakzânİbn-i Sina · İnsan Yayınları · 20216,3bin okunma
belli yaşlar için anılara yolculuk
Puan vermedi·113 syf.··
2020 33. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2020 15:47
Barış Bıçakçı'nın ilk romanı ve ülkemizde yaşayan insanların hayatında ne varsa aşağı yukarı onlara değinmiş bu kitabında. Bunu da paylaşmanın en kolay yolu bir o kadar da atlaması en zor olabilecek şekilde birden çok karakterlerle bir şekilde onların öykülerine geçiş noktaları oluşturarak; mekan, zaman vb. çakışmalar yartarak, bazen de anılarda yolculukla... Barış Bıçakçı'nın olayı basit olanı anlatmak. Basit olanı anlatmakta en zor olan şeydir. Okurken basit gelebilir yazmaya kalktığında apışıp kalırsın. Barış Bıçakçı için usta işi demek çok kolay şimdilerde kanıtlanmış bir kariyeri var, ilk romanı olduğunu unutmadan başarılı olduğunu kabul etmek daha değerli.
Edebiyat
Herkes Herkesle Dostmuş GibiBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 20212,306 okunma
sanat eseri üretmiş, satmak için yazılmamış, hayran kaldım
Puan vermedi·243 syf.··
2020 31. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2020 21:13
Nasıl başlasam ki, içimdekileri bilen ben, bildiklerimi anlatmak zorunda kalan ben, bildiklerimi anlatabilmek için nasıl yol izleyeceğimi bilmeyen ben. Çünkü ve önce şunun adını koymak gerekiyor. Okuyanlar, eğer kitabı sindirmeden, özümsemeden acele etmeden okudularsa ben ne desem hikâye kalır. Okuyacaklar, kitabı elinize alıp, dümdüz okuyacaksanız ortalarına gelmeden oflarsınız, bu ne anlatıyor dersiniz. Hatta olmamış bu diyenlerden de olabilirsiniz. Öyleyse zorluğunu baştan bileceksin, öyleyse yazarın bu kurmacası hakkında biraz araştırma yapacaksın ve takdir edeceksiniz. Başka türlü olmaz sevgili okur. Yazar röportajların birinde bu romana başlarken “İnsan gördüğü şeylerin toplamı kadar uyanık, görmediği şeylerin sonsuzluğu kadar uykudadır” düşüncesine sahiptim diyor. (Neymiş sahip olduğu düşünce, anladınız mı sahip olduğu düşünceyi, adam bu düşünce ile romana başlamış, bence bu kadarı yeter, başka söze ne hacet) Bu düşünce dışında hiçbir planım, karakterim vb. yoktu diyor. Masaya oturup özene bezene yüzlerce cümle yazıyordum, hiçbirini beğenmiyordum ve sadece o ilk cümleyi arıyordum diyor. Ve bu süreç 8 ay sürmüş. Okurken notlar almaya çalıştım, aldığım notlarda 1000kitap’ın kitapla ilgili özel notlarınız bölümüne yazıyordum, okumam bittiğinde onları Word e aldığımda 3 sayfa tuttuğunu gördüm. Bunu niçin yazıyorum, kitabın içinde kalabilmek için bir uğraş vermek gerekiyor. “bir gölge gibi, masaya doğru yeniden yürüdüm” cümlesiyle başlayan roman “sonra dayımın hikayesini yazabilmek için kalktım ürkek” son cümlesiyle bitiyor. İlk cümle ve son cümle arasında 242 sayfada iç içe geçmiş öyküler yer alıyor. İlk cümle ve son cümle büyük bir çember, bunun içinde bir sürü küçük çemberler… Sonsuzluk hissi vermek için. Bu hissi vermek için çember genişleyebildiği kadar
Edebiyat
Uykuların DoğusuHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 20201,455 okunma
Reklam