Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 23 dk.
Sayfa Sayısı:
190
Basım Tarihi:
Şubat 2020
Yayınevi:
Yitik Ülke Yayınları
ISBN:
9786052027530
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·190 syf.··
2021 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2021 01:14
Serkan Türk’ün ismini garip bulduğum -Ausgang- romanına başladığımda, ilk sayfalarda bocalasam da, Bergsoncu sezgiyi fark edince mukavemetim çabucak kırıldı. Çünkü parçalanmış kronolojisiyle metinde pozitivist gerçeklik değil, bireyin algıladığı sezgisel gerçeklik vardı. Bir diğer husus da asıl hikâyedeki anlatıcı seçimiydi. Girişteki tasvirin hemen ardında gelen, “Oysa onca yolu otobüsün iki tekeri üzerinde gel­miştin,” cümlesiyle anlatıcı size seslenir. II. Tekil şahıs anlatıcı iki yönlü algılayabileceğiniz bir sestir. Bireyin ayna görüntüsünün -tıpkı alter kişiliği gibi- karşısına ikinci bir kişi olarak kendisini alması ve devamlı kendisine karşı konuşması sarsıcı bir durumdur. Okur yönünden ise, kâh kahramanla özdeşleşir ve anlatıcının söylediklerini üstünüze alınırsınız kâh anlatıcı siz olur, alteri gibi kahramana kızarsınız. Karakterlerin anlatıcının tasviriyle değil, hikâye içinde parça parça -parçalı anlatım- ipuçlarıyla şekillenmesi, kronolojisi bozuk zamanın mekânlar arası gel-gitleriyle olay görgüsünü döngüye sokması ve anlatıcı seçimiyle metin, Yeni Romancılara yakın hissettirdi. Romandaki zaman anlayışının “geçmiş-şimdi-gelecek” sırasıyla değil, Bergsoncu bir sezgiyle geçmiş, şimdi ve geleceğin aynı bilinçte var olması ve bir bütünlük içinde anlatılması, anlatıcının bölük pörçük soruları, tıpkı bir alter kişilik gibi kahramana karşı konuşması, hikâyenin başında tekinsiz bir atmosfer oluşturuyor. Yazarın kurduğu anlatı adacıkları okurda kafa karışıklığı yaratıyor. <<<Neden bir köpeğin aylaklığını hatırlıyorsun? Anılar karıştırıldığında köpeğin kemiğini sakladığı yerden çıkarması gibi tatlı bir sızı mı bulacaksın? Senin gençliğin geçiyor, o adamın yaşlılığıysa çoktan bitip tükenmiş. Köpekse zaten hep ihtiyarı dünyanın.>>> <<<Önce senin hikâyeni mi,
Edebiyat
AusgangSerkan Türk · Yitik Ülke Yayınları · 2020456 okunma
umut,hayat ve daha fazlası.
10/10
·190 syf.··
Beğendi
·
2024 100. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2024 11:54
"ausgang, diyorsun sen. ne gang, diyor ilker. ausgang, diye iki defa daha tekrarlıyorsun. çıkış, son çıkış. belki gerçekten bitişi bir şeylerin." kitaptan bahsetmeden önce alış hikayemden bahsetmek istiyorum. tam geçen hafta bugün. kitabı alıyorum, standdan ayrılacağım sırada az evvel kitabını almış bulunduğum yazar içeri giriyor. standdakilerin uyarmasıyla görüyorum ve hiç kırmadan imzalıyor kitabımı. içten dilekleri ve hediyesi için sayın yazar serkan türk'e teşekkürlerimle. Fikirlerimi paylaşma noktasında sizin cümleleriniz etkili oldu ve bu güzel kitaba bir inceleme yazayım istedim :) kitap hakkında hiçbir bilgim yoktu, edebiyat dersinde anlatmak üzere aldım. geçtiğimiz günlerde başladığımdaysa önce yazım diline sonra da başlı başına kitaba bayıldım. ilk başta adapte olmam biraz zor olsa da gitgide kitabın içine girdim. 1 bölüm daha 1 bölüm daha dedikçe kitap bitti. Ana karakterimizin duyguları öyle güzel yansıtılmıştı ki, yazım dili gerçekten çok güçlüydü. İç içe geçmiş bir sürü hayatı okuyorsunuz kitap boyunca,hüzünlü acı ve yalnız. Duygularını kalemle çıkaran iki insana dikkat kesiliyorsunuz. Onnik efendi ve arkeolog. İkisi sayfalar ilerledikçe birbirine daha çok benzemeye başlıyor, siz ise duygularını okuyorsunuz. Kitabın alıntılarını post-itlemek istediğimde her birinin çok güzel olduğunu gördüm. Toplumsal sorunlarımıza çekilen dikkat beni düşündürdü ve yazarın yazım dili her sayfada kendisine hayran bıraktırdı. Serkan Türk'ten okuduğum ilk kitap ve belli ki son olmayacak :) Herkese tüm içtenliğimle öneriyorum. Bir gülüş gibi yayılan hayata. -ecrinnaz24'
Edebiyat
AusgangSerkan Türk · Yitik Ülke Yayınları · 2020456 okunma
Puan vermedi·190 syf.··
2024 4. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2024 00:04
Bitti. Benim gibi edebiyatın mutfağına yakın olan biri için bu kadar şiirde açılan bir metinde kaygılanmamak içten değildi. Şiire olabildiğince yaklaşılan bu üslupta bir halının dokunması gibi iplikler öyle çok açıldı ki nasıl toplayacak acaba diye endişelendim. Sonunda tüm açılan şiir düzlemlerini tek noktada birleştirebildi. Üslupta ikinci tekil şahıs tek seçenek olarak benimsenmemiş. Bu da anlatıcıya olanak sağlamış . Aksi kısıtlı bir anlatıma yol açabilirdi . Ausgang sevdiğim metinlerden oldu.
AusgangSerkan Türk · Yitik Ülke Yayınları · 2020456 okunma
Puan vermedi·190 syf.··
2025 39. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2025 21:57
Satır Arası Okuma Grubumuzun Kasım ayı kitabıydı Ausgang. Biz bu kitabı okumaya başlamadan yazarımız yeni kitabını çıkardı. Kitabı bitirdikten sonra gönül rahatlığıyla şunu söyleyebilirim: Yeni kitap da tez zamanda okuna! Gelelim Ausgang'a. İtiraf edeyim, önce ismini farklı bulmuş, sonra da hakkında övgü duyunca eklemiştim listeme. Beni hiç pişman etmedi. Elime aldığım gibi hızlıca okudum. İnanılmaz akıcı bir kitaptı. Başta anlamakta, hikayeye girmekte zorlansam da Onnik Efendi ve Hami Pazarlı'nın hikayeleri birbirlerini destekleyerek devam etti. Zamansal sıçramalar ve çift kişili anlatım tarzına rağmen 80'ler ve 90'lar Türkiyesi'ne selam durup orta noktada sona erdi. Bu noktada çocukluğuma dair olayları okumak empati yapmamı sağladı. Özellikle Bulgaristan göçmeni olan Hasan'ın hikayesinde kendimi bildim bileli anlatılan zulmün yansımasını gördüm. Kısacası içime dokunan bir kitap oldu. Okumayı düşünen varsa yürekten tavsiye ederim. Bakalım grup üyelerimiz pazar akşamı kitapla ilgili neler söyleyecek, merakla bekliyorum.
AusgangSerkan Türk · Yitik Ülke Yayınları · 2020456 okunma
Puan vermedi·190 syf.··
2022 1. kitabı
Uzun bir aradan sonra (bu uzunluk benim okuma zaman birimim, kimine uzun gelmeye bilir..) okumak zorunda kaldığım Ausgang, ne ilginçtir ki kaderin oyunu gibi benim de çıkışım oldu. Boş uğraşlara daldığım uzun bir süre zarfından kurtuluşum; her gün dilimden dökülen kelimeleri ve yaşamın çoğunu yitirdiğim düşüncesine daldıkça çocukluk-gençlik anılarımı eşelediğim de gördüklerimi Ausgang da bulmamla oldu. İki farklı anlatıcıyla yazılan, Serkan Türk’ün şiirsel anlatımı ve dilimize gösterdiği özen benim için çok değerliydi. Seksenlerde çocukluğunu yaşamışlar okurken farklı duygulara muhakkak dalacaklardır. Çok insanca geldi bana, ne anlatıyor diyenler de çıkacaktır, zamanın içinde bir sıralama olmaksızın mekân ve konuların değişmesi bir başlangıç ve bitişi arayanlar için zor gelebilir. Ama başı ve sonu olmadan, insanca hislere, çokça da drama tanıklık edilecek Ausgang aynı zamanda cımbızla toplayacağınız o kadar çok notu saklıyor ki satırların arasında, evet bu da vardı diyorsun geçmişinize yolculuk yaparken… Bilmem uygun düşer mi bir tavsiye, yavaşça okunmalı sonunu merak etmekten öte, okunan bölümdeki satırlara tefekkür edilmeli… O zaman Ausgang’ın rengi değişecektir…
Edebiyat
AusgangSerkan Türk · Yitik Ülke Yayınları · 2020456 okunma
Kaçış , Arayış ve Çıkış Yolu
9/10
·190 syf.··
2021 1. kitabı
Serkan Türk’ün Ausgang romanı sürekli bir arayış içinde olan insanın kendini yalnızlığa hapsetmesi bu yalnızlıkla beraber gelen bir içe dönüş,iç hesaplaşma ve benliğini bulma hali ile çıkış yolu arayışını anlatan bir roman. Serkan Türk yalnızlık halini ve kaçışı ada metaforu ile yarattığı karakter üzerinden aktarıyor.Romanın baş karakteri olan Hami Pazarlı sen dili ile anlatılan romanda Hami Pazarlı okuyucu olan biziz.Ve bize hayatın anlamı ile ilgili sorusunu yöneltiyor: ‘ Ya sen Hami Pazarlı,ömrünü harcadığın şeyin ne olduğu konusunda bir fikrin var mı?’ Şehirden kaçan ve adaya sığınan Hami Pazarlı vefatından sonra bir şekilde anıları eline geçen Onnik Efendi’nin defteri ile benliğini bulma arayışına giriyor.Onnik Efendi’nin anılarındaki yaşanmışlık Hami Pazarlıyı çok etkiliyor ve bir çıkış yolu bulma çabasına girişiyor. Yaşlı bir adam Onnik Efendi’nin yaşanmışlıkları anılarını yazdığı defterle Hami Pazarlı’nın eline geçiyor ve bu anılar çok çarpıcı bir şekilde insanı içine çekiyor.Yaşlı bir adamın gözünden hayata bakmak farklı hissettiriyor. ‘ Yaşlılık biraz da hatırlayabildiklerimiz olabilir mi ?’ Onnik Efendi’nin anı defteri Romanın kahramanı olan Hami Pazarlı’nın yani bizim hayatımızı yeniden gözden geçirmemize ve yaşlanmış bir adamın bile hayata ne kadar tutkuyla bağlandığını görmemize vesile oluyor.Bu da kendimizi sorgulamamıza ve çıkış yolunu bulmamıza imkan tanıyor. Romanın sonunda Onnik Efendi’nin anılarından yola çıkarak en yakını olan Sıdıka’yı bulmak için bahsedilen adrese doğru yola çıkıyorsun.Acaba Onnik Efendi hayalini kurduğun,zihninde canlandırdığın gibi mi? Bu soruların cevabını bulmak için Sıdıkayla görüşmek ve Onnik Efendiyi konuşmak istiyorsun.Kimbilir belki bir çıkış yolu olabilir bu senin için ( ? ) Şu kısacık ömrümüzde hepimizin içine bir
Roman
AusgangSerkan Türk · Yitik Ülke Yayınları · 2020456 okunma
10/10
·190 syf.··
Beğendi
·
2020 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2020 15:35
"Ausgang" diğer adıyla "Çıkış" Hayatın içine sıkışmış, bir kısmı kendi dilini unutmuş, bir kısmı savaşın içinde kalmış -belki bireysel savaşlar- bir kısmı yaşlılığın verdiği yalnızlığı yaşayan insanların kendi çıkışlarını aramasının öyküsü... Belki de bizim çıkışımızın ya da "çıkışsızlığımız"ın... . Eserin içinde epey bir kahraman var. Ancak roman, anlatıcının seslendiği ve ismi romanda yalnız bir yerde geçen gencimiz Hami Pazarlı'yla günlükler aracılığıyla onun hayatını gözlemleyebildiğimiz Onnik Efendi çevresinde ilerliyor. . Onnik Efendi, artık ömrünün sonlarına yaklaşmış, bir başına yaşayan, çok sevimli yardımsever bir amcamız. Günlük tutmayı da seviyor. Eser'in içinde şu diyalogda dikkat çekici. "İnsan neden günlük yazar ki, diye soruyor içlerinden biri. Kaç yaşında olursa olsun insan anlaşılmak istiyor, diyor diğeri. Onnik de "Zihnim, eskiyen yapıların kağşaması gibi çözüldü, çözülecek." diyerek onlara cevap veriyor sanki. . Eserde dikkat çeken bir başka konu da "sınır" kavramı. "Ülke nedir? Sınır nedir? Dil nedir?" (S.91) diyerek bizleri bu kavramlar üzerine düşündürüyor. "Yeryüzünün en özgür olmayanıyız." (S.145) diyor sonra. Kendi sınırlarımız içinde yaşar gideriz. "Durmadan kendi kabuğumuzun dışına çıkma deneyi yapıyor ama bu deneyde başarısız oluyoruz..." (S.156) -Bernhard- alıntısıyla yine kendi sınırlarımıza dikkat çekiyor. Ve belki de eserin çoğunun geçtiği mekân olan "Ada". Bir metafor olarak sınırları için mi seçildi acaba? . Bunlar dışında Serkan Türk'ün şairlik yönünün de eserin içine sıklıkla sirayet ettiğini söylemeliyim. . "Kendini kimin yerine koydun da dinledin bütün bu şarkıları? Kimin kinini yük ettin sırtına? (S.174)
AusgangSerkan Türk · Yitik Ülke Yayınları · 2020456 okunma
Puan vermedi·190 syf.··
Beğendi
·
2021 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2021 23:14
Serkan Türk sakin sakin konuşur gibi naif bir dille yazmış romanını. Bir yanda Onnik Efendi, bir yanda Hami Pazarlı. Onları dinlerken dışlanmayı, öteki olmayı, kendini kaybetmeyi ve çıkışı gözlemliyoruz sanki. Serkan Türk'ün bir çok derdi var ve bunları kısa kısa derine inmeden paylaşmış bizimle. Eline , yüreğine sağlık diyelim...
AusgangSerkan Türk · Yitik Ülke Yayınları · 2020456 okunma
Puan vermedi·190 syf.··
2021 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2021 06:28
"Ölüm sözcüğü, bir kurşun sekmişçesine kulağında çınlayıp dağılıyor. Kara bir gölge gibi gelip konuyor üzerine. Habil'den Kabil'e bulaşmış bir suç..." Kitabı birkaç gün içerisinde zevkle okudum. Alışık olmadığım bir tarzı vardı... Kitaba ilk başladığımda, tam olarak anlamlandıramadım lâkin bu gizemli durum, insanın merakını celb ediyor... Sonrasında ne geleceğine dâir bir öngörüde bulunamamak beni kitaba daha çok çekti. Kitapta yalnızlık vurgusu hâkim. Aslında dâimi olarak bu ruh hâli içerisinde bulunmasak da, zaman zaman kitaptaki ruh hâline bürünüyoruz... Bu sebeple, tümcelerin birçoğunda kendimi buldum. Modern insanın da en büyük handikapı bu değil mi? İlk görev yerim olması ve oradaki dil, din, ırk ayırımı olmaksızın insanların kardeşlik içerisinde sürdükleri yaşama şahitlik etmiş biri olmam hasebi ile Mardin'den bahsedilen kesitler olması, bana ayrıca farklı duygular hissettirdi.
AusgangSerkan Türk · Yitik Ülke Yayınları · 2020456 okunma
Puan vermedi·190 syf.··
2021 18. kitabı
Serkan Türk'ün "Ausgang"ını okudum. Epeydir de radarımdaydı. Hakkında güzel şeyler duymuştum. İzlenimlerim şu yönde: Zamana direnme, hep hatırlanma ve çıkış yolu bulma, romanın etrafını kazdığı mayınlı alanlar. Elbette unutuluştan kurtulma ve ausgang için umut Onnik Efendi'nin "günlük"ü. Romanın yarısı "ikinci kişi" tarafından anlatılıyor. Bir yere ait olamayan karakterin hikayesini "sen" diliyle duyuyoruz. Onnik Efendi ise "günlük"ten hareketle kendi hikayesini kendisi anlatıyor. Sıradan hayatlarımız içinde aslında anlatılmaya değmeyecek nice şeyleri yazıyoruz günlüklere. Serkan Türk bu sıradanlığın içinden oldukça akıcı, metnin okuyucuyu seve seve içine buyur ettiği bir roman çıkarmış. Bir yere ait olamayan ve günlük üzerinden Onnik Efendi ile bir rabıta kurmaya çalışan karakterin "arkeolog" olması da yerinde tercihler. Roman bitince çok eskilerde kalmış, neredeyse unutulmaya yüz tutmuş ama hissettirdiği duygularla hala belleğin derinlerinde kalmış bulanık bir görüntüye bakmış gibi oldum. Ausgang beğendiğim bir roman oldu. Vedat Türkali Edebiyat Ödülleri'nde "Ausgang" Uzun Liste'ye kaldı yakın zamanda. Okumanızı öneririm. serkan türk #serkantürk #ausgang #yitikülke #roman #türkiyedebiyatı #bookstagam #instagram #kitap #kitaplık #book
AusgangSerkan Türk · Yitik Ülke Yayınları · 2020456 okunma

Yazar Hakkında

Serkan TürkYazar · 13 kitap
Serkan Türk, Trabzon doğumlu. İşletme eğitimi gördü. 1993 yılından beri çeşitli radyo ve TV’lerde program yapımcısı, sunucu ve yönetici olarak çalıştı. Ada dergisinin editörlüğünü yapıyor. Radyo programcılığı, iletişim ve yaratıcı yazarlık dersleri veriyor. Şiir ve öyküleri Almanca, Bulgarca, Felemenkçe ve İngilizceye çevrilip yayımlandı. Bak Önümüzde Yeni Bir Mevsim, Tanrı’nın Yalnız Kırları, Uzak Yaz ve Rüzgârlı Camlar, Serkan Türk'ün okura ulaşan öykü kitapları oldu. Yazarın, Her şeyin Güzel Olma Nedenleri, İçimiz Çölse Biri Geçmiştir ve Uzun Ruhlu Bir Cüce adlı üç şiir kitabı bulunmaktadır. Doğduğu ve yaşadığı şehri anlattığı Güneşli Bayır’ın yanı sıra, Türk sinemasının 100. yılına denk gelen Yüzyıllık Perde adını verdiği 53 yazarın kişisel hikâyeleriyle bir filmi anlattığı proje kitabını hazırlamıştır.