Adı:
Uzak Yaz
Baskı tarihi:
Aralık 2016
Sayfa sayısı:
102
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059782470
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yitik Ülke Yayınları
Daha çocuk sayılabilecek yaşlarda birkaç teneke kutuyu ve saksıyı barındıran balkon bütün dünyamken, şimdi giderek eskiyen bir eşya gibi hissettiğim bedenim, dünyayı aramaktan vazgeçti. Rüzgârlarını özlediğim tepeler yeşilliklerini kimlere verdi kim bilir? Cam parçacıklarını güneşe tutup görmek istediğimiz renkli dünya, gökyüzüm -bana ait olmadıysan da hiç- daha bir yakın sanırdım. Uçakların içinden geçtiği ve yollar bıraktığı bulutlar beyaz değiller şimdilerde...
(Tanıtım Bülteninden)
Çok samimi,içten bittiğinde hoş bir etki bırakan bir kitaptı... Onyedi öyküden oluşuyor...Hepsi birbirinden güzel....Lakin benim en çok sevdiğim' Öldüğümde Aglamadım' oldu....
Serkan Türk'ün başından geçenleri yazdığını düşünüyorum.. Öyle ki cümleler "bak, bunları ben yaşadım" hissi veriyor insana.. Bazen, terkedilmiş bir adam çıkıyor karşımıza, bazen de kullandığı ilaçlardan dolayı günden güne hafızası eriyen bir adam. Bazen öyküler en ummadık yerde bitiyor.. Bazen de "bu neydi şimdi?" diyorum..

Bir öyküsünde " bir adam, belki de kadın.. Bir istasyonda. Hayir otobüs durağıydı. Güneşli bir gündü, yoksa yağmurlu muydu? Neyse. Bekliyor.. Elinde palyaço bir bebek. Ona sokulmaya çalışıyor bir diğeri. Konuşmaya yüz bulamıyor. Konuşuyor karşındakinin yerine kendiyle. " Sonra meğer bunlar birinin bir kitapta okuduklarıymış. Sandalyede öylece bekliyor. Ve elinde bir bebek palyaço.
Öykü türünü çok sevmem. Kitapta, her öykü kitabında olduğu gibi, sevdiğim ve sevmediğim öyküler vardı. Günlük hayatı anlatan, daha basit bir dille yazılan öyküleri sevdim. Öldüğümde Ağlamadım ve Melahat Hanım'ın Çığlığı favori öykülerim oldu. Özellikle Öldüğümde Ağlamadım'ı o kadar beğendim ki kısa film olarak çekilmesini isterdim. Öykü okumayı seven arkadaşlara tavsiye ederim.

NOT: Kitabın kapağına bayıldım. Buradan fotoğrafı çeken Ayşegül Kaycı'yı tebrik ederim.
Yazarın gençlik döneminde kaleme aldığı halde içinde oldukça çarpıcı hikaylerin ve yaşamların anlatıldığı güzel bir öykü kitabı. Eğer bir öykü okuyucuysanız okumanızda fayda var.
Kitap 17 kısa öyküden oluşuyor.
Sade diliyle, insanların hüzünlü hayatlarında yer aldım yazarla beraber. Yazar, hızla ilerleyen dünyada anlık duruşlarla çevreye bakıp, yoldan geçen birinin ‘ içinde kim bilir ne gibi hüzünler yeşertiyordur şimdi’ diye düşünüp onların yanında olmak istemiş sanki. Zaten eksik olan bir şey var hayatta. Gittikçe de eksikliği artan. “Başkasının derdiyle hemhal olabilmek.” Onun kederiyle kederlenebilmek. Okuduğum hüzün dolu hikayelerin umut dolu yönü buydu bana göre. Böyle hikayeler okuyunca -Sabahattin Ali’den beri- sıradan gördüğüm insanlara öyle bakamıyorum artık. Kimseyi sıradanlaştıramıyorum. Bazı hayatlar boş ve gereksiz diye düşündüğüm anda acılar ve hüzünler her insanın ki ne kadar da gerçek diyorum.
Gökyüzü yine yağmura gebe. Birazdan çıksam ve yeniden seni bulsam sokaklarda.
Serkan Türk
Sayfa 58 - Dedalus Kitap - 2. Baskı
"İkiyüzlüsün arzuhalci...On yılı geçti gideli...Bu elimdeki deftere yazılmış birkaç satır cümlen kaldı....'Icimden ,aksamüzeri ölüsü çok olur bu şehrin,diye geçirdim....Burada nefes alıp verenler arasında bile çok sayıda ölü var...Gözleri çoğunun sıcaklığını yitirmiş...Sen güleç yüzünle ,yitirdiklerini unutmayi secmişsin...Kısa değil mi bu hayat dedikleri şey? 'Okuyunca bir filmden arakladigini düşündüm bu satırları....Hangi filmdi hatırlayamıyorum....."
Serkan Türk
Sayfa 9 - Yitik Ülke Yayinlari
"Gece yine karanlıkların arkasında derin bir soluk ....Hiçbir şey eskisi gibi değil....Eskiyorum....Koşsam düşüp dizlerimi kanatmadan yetişebilsem icimdeki ateş böceklerine ....Kanatları kanamasa,yaralanmasa ve ucabilseler karanlık gecelerde...."
Serkan Türk
Sayfa 87 - Yitik Ülke Yayinlari
"...Belki bir yürek resmi de çizsem üzerine bir şey demezsin..Elma ağacı olmalısın,belki de mandalina....Çok çocuklu mahallenin en mutlu ağacısın.."
Serkan Türk
Sayfa 77 - Yitik Ülke Yayinlari
Gün ağarırken yeniden, üzerimden geçmiş kaç mevsim? Hep içinde bir yerlerde sözcüklerin karardığını ve işe yaramayan organların kesilip bedenden ayrılmasını düşündüğümü görürdüm. Kanepenin köşesinde kuru boya kalemlerinle çiziyordun sesli hayatları. Aynı coğrafyada yaşayan bir azınlık gibi duruyorduk yan yana. Ben sendeki hüznü göğsüme katmak istiyordum. Pencereden bakan bir çocuk yüzünden başka anlamların olsun.
Serkan Türk
Sayfa 39 - Dedalus Kitap - 2. Baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Uzak Yaz
Baskı tarihi:
Aralık 2016
Sayfa sayısı:
102
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059782470
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yitik Ülke Yayınları
Daha çocuk sayılabilecek yaşlarda birkaç teneke kutuyu ve saksıyı barındıran balkon bütün dünyamken, şimdi giderek eskiyen bir eşya gibi hissettiğim bedenim, dünyayı aramaktan vazgeçti. Rüzgârlarını özlediğim tepeler yeşilliklerini kimlere verdi kim bilir? Cam parçacıklarını güneşe tutup görmek istediğimiz renkli dünya, gökyüzüm -bana ait olmadıysan da hiç- daha bir yakın sanırdım. Uçakların içinden geçtiği ve yollar bıraktığı bulutlar beyaz değiller şimdilerde...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Duygu Erkoç
  • İLKNUR İLÇİN İLKER
  • Kemal Albayrak
  • ramayana
  • Murat AVCI
  • Harun Özen
  • Aziz Erdoğan
  • Aslı Murat
  • şule uzundere
  • müslüm özalp

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (2)
9
%0
8
%37.5 (3)
7
%25 (2)
6
%0
5
%0
4
%12.5 (1)
3
%0
2
%0
1
%0