Kadının adı yok. Toplum, ondan ismini; kimliğini aldı. Ona ne zaman belirlendiği bilinmeyen kurallar yüzünden görevler yükledi. Bu görevleri yerine getirip getirmemesine göre sıfatlara sahip kadın ama adı yok.
İlk aşamada “kız çocuğu” Sevildiğini hiç hissedemeyen, hep korunan, kim ve ne olduğunu bilmediği bir düşmandan babası tarafından sakınılan kız çocuğu. Kendini gizli gizli keşfeden, aşka sevgiye erkeklere dair konularda annesine dahi danışamayan genç kız oluyor sonra. Okumak istiyor ama nasılsa evlenecek, üniversite okumanın ne faydası var? Zaten kafası da almaz.
Evleniyor. Bu sefer de “karı” oluyor. Bir ortama girdiğinde adı sorulmuyor, “Kocanız kimdi?” deniyor. Kimin kocası en yakışıklı, en karizmatik ve en zenginse, kim daha pahalı arabaya biniyorsa o, ortamın en gözde kadını oluyor.
Kadının Adı YokDuygu Asena · Doğan Kitap · 20268,1bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“erkekler ağlamaz” diyorlar; bunu dediklerine göre ağlamak doğru değil. Peki ama ağlamak iyi bir şey değilse neden kızlara yasak değil? Acaba kızların kötü şey yapmaları doğru da erkeklerinki mi değil? Ya da kızlar için ayrı erkekler için ayrı kötü şeyler mi var?