Hülya UZ

Hülya UZ
@Hlyuz
İstediğiniz gibi hayallerinizdeki gibi bir hayatı yaşamıyorsanız ve hayal ettiğiniz kişiliği sergileyemiyorsanız bundaki en büyük etken isminizdir.
6 okur puanı
Kasım 2023 tarihinde katıldı
"Dünya sadece bir rüyaymış..."
DÜŞÜN ki bir tatlı uykudan uyanır gibi doğdun gerçek yurduna... Can kafesinden kolayca uçtu ruhun... Ardından gözyaşı dökenlerin oldu, bolca dua edenlerin... Hocanın "nasıl bilirdiniz iyi bir kişi miydi?" sorusuna, can-ı gönülden "ALLAH razı olsun" dedi sevenlerin... Tek tek haklarını helâl ettiler... Narince bıraktılar seni kabrine..
Alıntı
Reklam
lyi ki doğdun Hatice'nin sevdası, Amine'nin yetimi, Bilal'in özlemi, Aişe'nin kördüğümü, lyi ki doğdun gönlümüzün çiçeği, iyi ki doğdun Nebilerin Efendisi.
Kabil'de kitap satan bir kız sevgilisinin geldiğini gördü, bu sırada babası da yanında duruyordu. Kız sevgilisine "Alman yazar Yorg Daniel'in 'Baban evde mi?' kitabını almaya geldin galiba?" Arkadaşı; "Hayır ben İngiliz yazarı Tomas Munis'in 'Seni nerede görebilirim?' kitabını almaya geldim." Kız; "O kitap yok ama ABD' li yazar, Patrice Olfer' in 'Elma Ağaçlarının Altında' Kitabını önerebilirim." Arkadaşı; "Çok güzel! Belçikalı yazar, Jean Barber'in' Beş Dakika Sonra Ararım' kitabını yarın getirebilir misin? Kız; "Memnuniyetle. -Ayrıca Fransız yazar, Mishel Daniel'in 'Asla Yalnız Bırakmam' kitabını da öneririm." Bu konuşmadan sonra babası; "Bu kadar kitap çok değil mi, hepsini okuyor mu?" Kız; -"Evet baba, o çok zeki hepsini okuyor." -"Benim çok güzel ve sevimli kızım öyleyse ona Hollandalı yazar, Frank Martiniz'in "Ben Gerizekalı Değilim" kitabını da öner onu da okusun, hatta kendin de oku... Alıntı
Hayata Dair

Hülya UZ

, bir kitap okudu
10/10
·128 syf.·
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Abdulnasir Kımışoğlu
8.2/10 · 536 okunma
YOĞUN BAKIMDA ÖLÜM
Geçtiğimiz aylarda kıymetli bir hocanın muayenehanesinde uzun zamanlar yoğun bakım hemşireliği yapmış bir kardeşim ile tanıştım. Görüşmelerimiz sonunda ona bir soru sordum: -Hiç ölümlere şahit oldun mu? Ölüm anında yalnız başlarına makinalar altında ne yapıyorlar? Uzun uzun ellerine baktıktan sonra, yüzüme tokat gibi çarpan şu cevabı verdi: -Evet.. Sayamayacağım kadar çok ölüme şahit oldum.. Hepsinin ortak özelliği; son anlarında ağızlarındaki oksijen maskesini atıp, üzerlerindeki kabloları sökmeye çalışıyorlardı dedi.. Peki dedim, siz ne yapıyordunuz? Biz kabloları geri takıyorduk, tekrarı olursa, bu defa ellerini bağlıyorduk! Böyle de can veriyorlardı dedi. Allahuekber! Anında aklıma tahrif edilmiş Tevrattaki şu ayet geldi. Yahudiler: “#Acıklı #ölümlerle #ölecekler” (Yeremya 16/4) Diye bizim üzerimize yemin etmişlerdi! Biz bugün her tıbbın bir dini vardır ve bugünün tıp anlayışı asla "#İslam" #değildir! Derken tam da bunu kast ediyorduk! Biliyorsunuz ki, Yahudiler öyle sistemli çalışıyorlar ki bir santim boşluk bırakmadan yüzyıllar evvel yaptıkları planları aynen bugün üzerimizde uyguluyorlar.Tekrar çınladı kulaklarımda..."Son anlarında rahat can verebilmek için kabloları söküyorlardı, biz de ellerini bağlıyorduk" SÜBHANALLAH..! Ne zaman Müslüman feraseti ile bakacağız? Daha başımıza ne gelmesi lazım ki?Öyle bir sistem yerleştirdiler ki Müslümanların üzerine, akıl tutulması yaşar hale geldik. Tabutlarımızın üzerinde "Ölüm ne bir dakika ileri, ne bir dakika geri" yazıyor, lakin hala öleceğini bile bile terk eder olduk sevdiklerimizi buz gibi odalara. Çünkü bu empoze edildi zihinlerimize. Evvelce yaşlıların vasiyetleri vardı, sımsıcak yatakları vardı, başında Yasin okuyanları, zemzemle ıslatılan dudakları, helallik almaya gelen eş - dostları vardı. Sımsıcak, tevekkül
Alıntı
Reklam