Hayalcinin tam bir tanımını yapmak gerekirse; insandan çok, ara kademede bir yaratık, demek yerinde olur. Oturmak için çoğu zaman cehennemin bucağındaki yerleri seçer. Gündüz ışığından kaçmak istiyormuş gibi, oralara sığınır. Bir köşeye yerleşince de, sümüklüböceğin duvara yapışması gibi, ayrılmak bilmez. Daha doğrusu, bu bakımdan hep evciğiyle birlikte yaşayan kaplumbağaya benzer.
gelişigüzel aldığı kitap, üçüncü sayfayı bulmadan hayalcimizin elinden düşüyor. Hayal gücü gene harekete geldi. Önünde yepyeni bir dünya, yeni çekici bir hayat birdenbire bütün parlaklığıyla belirdi. Yeni hayaller ona yeni mutluluk getiriyor! Çeşnisi değişik, aldatıcı, tatlı bir zehir!