Okumak:
Davet etmek, çağırmak.
Türkler, Oğuz Kağan destanında anlatıldığı gibi birini bir yere davet ederken onlara ok gönderirlerdi, buna da oku- denirdi. Kelime, ok isminden +ı ile yapılmış türemiş bir fiildir. Böylece okı- "davet etmek" anlamını kazanmıştır. Günümüzde Anadolu'nun pek çok yerinde insanları düğünlere davet etmek için gönderilen hediyelere oku ve okuntu denir.
Oda:
Bu söz Eski Türkçede ot "ateş" sözünden türemiştir. ot "ateş" sözünü fiil yapmak için bir +a eki getirmiş ve ota- fiilini yapmışız. ota- "ateş yakmak" demektir. Bu kelimeyi, ateş yakılan yer anlamında tekrar fiil yapmak için sonuna bir /g/ sesi eklemiş ve otağ yapmışız. otağ "içinde ateş yakılan yer" demektir. İçinde ateş yakılan bu mekân oturmak, yaşamak için en uygun yer olduğu için hâliyle burada insanlar oturmaya, mekân içi hayatlarını burada geçirmeye başlamışlardır. Oğuz lehçelerinde sondaki -g' nin düşmesiyle oda şekline dönüşmüştür.
Sevi:
Sevim isminin Kuzey Türklerinde (Tatarlar) kullanılan şekli ise süyümdür. Hatta Kazan Tatarlarının meşhur sultanı Süyümbike adı oradan gelir. Süyümbike: sevilen, sevgili kraliçe demek. Bike de kraliçe demek. Bizde bu isim Aybüke/Aybike olarak yaygınlaştı.
Milletlerin tabiatı ve canlıları algılama biçimleri açık olarak dillerine yansır. Ya da milletler nasıl yaşarlarsa, bu yaşantıları doğrultusunda bir söz dünyası oluştururlar.