Ölümle alâkalı olarak Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur: "Başa gelen bir sıkıntı sebebiyle hiçbiriniz ölümü istemesin. Eğer ölümü istemek zorunda kalırsa şöyle desin: 'Allah'ım! Yaşamak benim için hayırlı olduğu sürece hayat ver. Ölmek benim için hayırlı olduğunda benim canımı al.' "
Resûlullah (sav) bir hastanın ziyaretine gittiği ya da kendisine bir hasta getirildiği zaman şöyle dua ederdi: "Ey insanların Rabbi, sıkıntıyı gider, iz bırakmayacak şekilde şifa ver. Zaten şifa verici olarak Senden ve Senin şifandan başka şifa yoktur."
Emek:
Kelimenin kökü em "ilaç, çare" anlamına gelen bir sözcüktür. Bu söze "ilaç almaya, güçlenmeye, maddi ve manevi bakımdan takviye almaya muhtaç olmak" anlamını verecek bir -ge eki getirilmiştir. Bu ekin ilavesiyle emge- fiili oluşturulmuştur. Bu fiilden de isim yapma eki -k getirilerek emgek sözü ortaya çıkmıştır. Malum olduğu üzere Oğuzlar g'den hazzetmiyorlar; onlar bu sesi düşürünce ortaya emek sözü çıkıyor.