Sükûtî

Sükûtî
İki gözümün Nuru (s.a.v) dünyada vefâ yok. ~ Ey halimi siyah eden mâh,vahmeyle ki müntakimdir Allah. ~
Fişekler patlıyor, güneş tutuk, hilal berrak Dağ taş can evinden tekbir tekbir çağlayarak. Sultanım seni uğurlar bu ebedi bayrak Sen ki kevseri namluyla içtin ırmak ırmak
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yiğidi gül ağlatır gam öldürür Düşman yılan olup soksa Dokuz kavim taşa tutsa Yiğidi çökertmez kahır Bir dem yar hüzünle baksa Yiğidi gül ağlatır gam öldürür
Uçurumun kenarındayım Hızır Ben fakir En hakir Bin taksir Ateşten Kalleşten Mızrakla gürzden Dabbetülarz 'dan Deccal'den, yedi düvelden Korku nedir bilmeyen ben Tir tir titriyorum Gülce'den Ödüm patlıyor Gülce'ye bakmaktan Nutkum tutuluyor, ürperiyorum Saniyeler gözlerimde birer can Her saniyede bir can veriyorum.
Uçurumun kenarındayım Hızır Ulu dilber kalesinin burcunda Muhteşem belaya nazır Topuklarım boşluğun avucunda Derin yar adım çağırır Dikildim parmaklarımın ucunda Bir gamzelik rüzgar yetecek Ha itti beni, ha itecek Uçurum kenarındayım Hızır Civan hazır Divan hazır Ferman hazır Kurban hazır.
“Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle. Rabbimiz! Hesap görülecek günde, beni, ana babamı ve inananları bağışla.” (İbrahim Sûresi, 40-41) Cumanın hayrı ve bereketi üzerimize olsun.