Gül Diliyle Konuşan Kitap
Malumunuzdur ki gül edebiyatta en sık kullanılan sembollerdendir. Bu yalın haliyle pek çok şiire veya metne milyonlarca kez konu olmuştur. Fakat
Okuduğum şiir kitapları arasında dizelerini en samimi bulduğum, en sıcak, derin anlamlı ve manidar olan kitaplardan birisiydi. Okurken çok keyif aldım. Okuyacaklara şimdiden iyi okumalar.
Uçurumun kenarındayım Hızır
Ulu dilber kalesinin burcunda
Mehteşem belaya nazır
Topuklarım boşluğun avucunda
Derin yar adım çağırır
Dikildim parmaklarımın ucunda
Bir gamzelik rüzgâr yetecek
Ha itti beni, ha itecek
Uçurum kenarındayım Hızır
Civan hazır
Divan hazır
Ferman hazır
Kurban hazır
GülceÖmer Lütfi Mete · Timaş Yayınları · 20191,593 okunma
Benim annem yüz lisan bilir yüzü de güzel
Her bedende bir insan bilir
Sözü de güzel, sözü de güzel,
Özü de güzel…
Benim annem yüz lisan bilir Yüzü de güzel… Benim annem yüz mevsim açar.
Yüzü de bahar, Kan ağlasa gülücük saçar
Sözü de bahar, sözü de bahar,
Özü de bahar, yüzü de bahar…
Benim annem yüz can kuşanır yüzü de melek
Her biri bir ömür yaşanır..
Ömer Lütfü Mete'den Leyla'ya, Mevla'ya ve dünyaya dair şiirler...
Sevgi özlem ve rahmetle
İlk kez ne zaman gördüğümü hatırlamıyorum bu kitabı. Ama ne zaman karşıma çıksa aklıma Sezai Karakoç ve Monna Rosa şiiri geliyor.. Monna Rosa'yı okuduğumun üzerinden neredeyse 15 sene geçmiş. Şiiri
Yalan dünya
Yürek yakan, yürek söndüren
Yara dönen, yardan döndüren
Yalan dünya...
Gulce şiirini ilk kez Serdar Tuncerin sesinden dinlediğimde o kadar çok etkilenmiştim ki...
Bu kitabı da bu şiir yuzunden aldım ve iyiki de almisim. Kitapta ayri ayrı o kadar güzel siirler var ki...
Mekanın cennet olsun Ömer Lutfi Mete...
Bazen bir mısranın gücü onlarca sayfa düz yazıya bedeldir. Bu sebepledir ki şairler toplumları harekete geçirmekte hep çok önemli rol oynamışlardır. Şiir yazmak Allah vergisi bir ilham
Şiir okumak bana zor geliyor ya da zor gelmekten öte biraz fazla düşündürüyor, dizeler kafamda uçuşuyor farklı alemlere sürüklüyor kâh yakın tarihte çok yakınında kendi içimde kâh uzaklara dalıyor kendimi pişmanlıklar içerisinde, mazlumlar diyarında göz yaşı olarak buluyorum ya da bulamıyorum. Ne zaman buldum ki kendimi. Bir mısrada bulmuş olabilirim ya da.
Şiir; bazen iyi bir eleştirmen. Gerçekleri öyle bir anlatır ki yüzüne çarpınca zamanın sarhoşluğudan silkinip kurtulursun. Acı acı bakarsın sonra.. belki hiçbir şey diyemezsin kalırsın öylece.
"Şiir insandaki şuur derecesini yükselttiği oranda insana bir sey katar ve bizi kelimelerle ifade edilemeyen hakikat noktasına getirir ve orada bırakır." diyor kıymetli bir ağabeyimiz ve güzel tanımlıyor.
İşte bu yüzden kanaatimce şiir kitabını okudun mu kapatılıp rafa konmamalı okunmalı tekrar sadece bu kitap için söylemiyorum her şiir içinde söylemiyorum.
Bu kitaba gelirsek; güldüm, düşündüm, kaybettim kendimi bazen yaşanmışlıklarla ve de hala yaşıyor olanlarla. Bazen bir yerde çakılı kalırsınız okur okur ve okursunuz sonra sadece susarsınız.
Şiirlerinin derinliklerinde yoğun İslami-Tasavvufi bakış açısıyla beraber, Türk kültürünün mayasını oluşturan etmenleri görebiliyoruz. Kitap üç ana bölümden oluşmaktadır. Bunlar: "Leyla Bahsi", "Dünya Bahsi", "Mevla Bahsi" şeklindedir. Şiirlerin içerisinde toplumsal yapıdaki yozlaşmalara duyulan sitem ve öfke yoğun bir şekilde hissedilebilmektedir. Şair'e rahmet olsun...
Selamun aleyküm cümleten. Hiç hesapta olmayan bir incelemeyle karşı karşıyasınız ona göre :) son zamanlarda inceleme yazma isteği vardı içimde ancak layık bir kitap bulamıyordum. Katıldığım etkinlik
1950 yılında Rize'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamlarken özel olarak dini eğitim gördü. Bir süre Kuran Kurslarında hocalık yaptı. Rize Ülkü Ocakları Başkanlığı yaptı. 1970 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne girdi. Aynı dönemde Babıali'de Sabah gazetesinde basın hayatına atıldı. 1972 yılında İktisat Fakültesi'nden ayrıldı. 1973 yılında Atatürk Eğitim Enstitüsü'ne girdi, 1976'da mezun oldu. Kısa süre edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra tekrar gazeteciliğe döndü. Ortadoğu, Tercüman, Türkiye, Yeni Binyıl, Ayyıldız, Sabah ve Bugün gazetelerinde ve Türk Edebiyatı, Boğaziçi dergilerinde yazdı, Çağrışım dergisini çıkardı. Senaryo çalışmaları yaptı. ANAP ve MHP'den milletvekili adayı oldu, seçilemedi. 18 Kasım 2009 tarihinde İstanbul'da vefat etti.