Sûrenin pek çok ismi vardır, bu da sûrenin şerefine delalet eder.
Bu isimler ve manalarını şöyle açıklayabiliriz:
1. Fâtihatü’l-Kitâb: Kitap onunla açıldığı, eğitim onunla başladığı ve hamd her sözün başı olduğu için “Kitabın açıcısı” anlamına bu isim verilmiştir.
Ona, ilk inen sûre yahut Levh-i Mahfuz’a ilk yazı-lan sûre olduğu için veya dünya ve ahret kapılarını açan sûre olduğu için bu ismin verildiği de söylenmiştir. Fetih, yardım ve zafer anlamlarına gelir.
Bu sûreyi okuyan da yardım ve zafere nail olur.
Aynı zamanda sûre, tüm hakikatlerin kapısını aralayan sûre olduğu için bu isimle isimlendirilmiştir.
2. Ümmü’l-Kitâb: Kitabın anası/temeli demektir.
Çünkü sûre, dinin ve kitabın tüm hakikatlerinin kaynağı, anası ve temelidir. Bir hadiste “Elhamdülillah Kitabın anası, Kur’ân’ın temeli ve tekrarlanan yedidir” buyrulmuştur. Üm kelimesinin imam anlamına gelişine göre, sûrenin müslümanların öncüsü olduğundan bu isimle adlandırıldığı da söylenmiş-tir.
3. Sebu’l-Mesânî: Tekrarlanan yedi anlamınadır.
Çünkü sûre yedi âyettir ve namazın her rekâtında tekrarlanır. Mekke ve Medine’de iki kere indiği için veya Kur’ân’ın tamamında tekrarlanan iki temel konu olan Allah hakkı ve kul hakkı bu sûrede yer aldığı için sûreye bu isim verilmiştir. Sûre iki bölümden oluşmaktadır, birinci bölüm bizden Yüce Allah’a övgüdür, ikinci bölüm ise O’ndan bize atâ ve ihsandır. Fâtiha Sûresi, bizden başka ümmetlere verilmeyen istisnai bir sûre olduğundan ona Mesânî denmiştir. Bir başka yaklaşıma göre sûrede her şey ikili bir şekilde karşılaştırmalı olarak ele alındığı için bu isimle anılmıştır: Rubûbiyet-ubûdiyyet, yaratma-yaratılma, hidâyet-dalâlet, nimet-gazab gibi. Yine sûrede kelimeler ikişerli tekrar edildiğinden sûreye bu isim layık görülmüştür:
Allah-Rab, Rahman-Rahîm, İyyâke-İyyâke,