İnsanlar ölüyordu ve onlardan geriye kalan eşyalar ne yapacaklarını bilemiyordu. Nesnelerin kafası karışıyordu insanlar ölünce. Sahiplerini arıyorlardı meraklı gözlerle. Yokluklarını şaşırıyor, yerlerini yadırgıyor, ha bire tozlanıyor ve tıpkı sahipleri gibi oldukları yerde çürümeye başlıyorlardı.
"Türküler, insanlar dertlerini anlatmak için uzun uzun zahmet etmesin, anlatmak için yorulmasın, onların yerine birileri konuşsun, kederleri dünyaya haykırsın diye vardı belki de."