Çocukluk orantısız bağımlılığın önlenemez bir biçimde yol açtığı travmaların toplamıdır; eşitlik bu kaçınılmaz ilk hakikatin yön verdiği bir fikirdir. Belki de söz konusu orantısızlığı yok etmeye çalışmaktansa orantısız bağımlılığın daha iyi versiyonlarını bulmaya çalışmalı ya da farklı tatmin türleri aramalıyız. Stoller'ın "dört dörtlük bir tatmin" dediği şeyin önkoşulu, farklı düzeylerde
olsa da, hepimiz için intikamdır.
Sapkınlığın barındırdığı husumet, sapkınlığı meydana getiren eylemlerin içinde saklı olan intikam fantazisinde biçimlenir ve çocukluk travmasının yetişkinlik zaferine dönüştürülmesine yarar.
Baier'in dediği gibi, "anneliğin getirdiği üstün iktidarı" istismar edip etmemek çok şeyi değiştirir, ama hepimiz hayata bu kurucu orantısız bağımlılık pozisyonunda başlarız.