...hayatımızın belli alanlarında kesinlik arayışı aynı zamanda intikam arayışıdır. Sadece hayatın belirsizliklerinden değil, istemenin tabiatında olan belirsizliklerden de intikam alma arzusu söz konusudur. İntikam, istemeyi belirgin kılar.
Teslimiyet bizim için kabul edilmesi en zor şeye dönüşür. Freudcu çerçevede insan, bir şeylerin içine ya da en azından en çok arzu duyduklarının içine ancak onların dışına çıkmaya çalışarak girebilir. İçeri giriş, çıkış kapısındandır.
Varsayımım şu ki, bazen -belki de çoğunlukla-deneyimlediklerimizden ziyade deneyimlemediklerimiz hakkında daha fazla şey bildiğimizi düşünürüz; deneyim yaşamama tecrübesine taktığımız ad "hüsran"dır. Mesela psikanaliz seanslarında, insanların yaşadıkları deneyimleri anlatırken yaşayamadıkları deneyimlerden bu kadar çok bahsetmeleri ve mahrum kaldıkları şeyler hakkında bu denli otoriter, tutkulu ve kendinden emin bir tavırla konuşmaları bana çarpıcı geliyor.