Kitaplar kör olmuş gözlere ışık vermekte, ruhunu henüz tamamen kaybetmemiş her insanın her bir insanın yüzünün derin utanç duygusu ile kızarmasına neden olmaktadır.
Bütün ülkelerde halk kitleleri sürekli sabretmek ve dişlerini sıkmak zorunda kalmıştır. Sabır, ihtiyaç ve yokluklar karşısında kaderine razı olmak halk kitlelerinin doğal bir görevi olarak kabul edilmeye başlanmıştır.
Yeni işbaşına gelen politikacılar eskiden beri süregelen aptal, yırtıcı ve hain oyunu tekrarlayıp duruyorlar. Devletlerinin sınırlarını daha fazla genişletmek için çaba gösterirler, fakat hükmettikleri topraklarda zeka, bilgi ve halk vicdanının gelişmesine göz yumarlar.
Siz isterseniz, halk kitleleri terbiyeden yoksun kalmaz. Etkin bir terbiye ve eğitim alırlar belki, ama bu arzu edilenin aksine bir eğitim olur. Yüksek tabakalardan olan insanlarla karşılaştıkları zaman, halk kitlelerinin çoğu zaman yabancı ve kendilerine ürkütücü gelen bir evdelermiş gibi çekingen davranmaları dikkatinizi çekti mi? Bunun sebebi nedir? Çünkü herkes bu insanlara bağırarak onları azarlıyor, kaba bir şekilde küçümseyerek, her yerden kovuyorlar. Onlar da şık giyimli insanlardan uzak durmaya çalışıyorlar, onları sevmiyor ve onlardan korkuyorlar. Kalplerindeki kin, nefret ve intikam duyguları giderek artıyor.