Çünkü beyazların dünyasında insanların ağırlığı yalnızca parasıyla, o parayı her gün ne kadar arttırabildiğiyle ve hiçbir depremin zarar veremeyeceği kalın demir kutunun içinde ne kadar bitiktirebildiğiyle ölçülür. Yiğitliği, soyluluğu ya da zekasının parlaklığıyla değil.
Yalnız yolunu şaşırmış, hastalıklı ve Tanrının elini elinde hissetmeyen insanlar bu taştan yarıklar arasında güneşten, ışıktan ve yelden yoksun kalarak mutlu olabilirler.