"Hayatları boyunca ebeveyninin gözündeki rollerini üstlenmiş olan insanlar, bırakın uğruna mücadele etmeyi, neye inandıklarını yahut kendi güçlerinin ne olduğunu dahi bilmezler. Kendi içlerinde bir dayanağı olmadığından gösterdikleri cesaret bir boşluktan ibarettir."
"Kendi kendine acıma, nefret ve kırgınlığın "korunmuş" halidir. Kişi böylelikle nefretini "besleyip" kendi kendine acıyarak, ne kadar zorlu bir hayat sürdüğünü yahut ne denli acı çektiğini düşünerek(ve bunu da değiştirmek için hiçbir şey yapmayarak) psikolojik dengesini sağlayabilir."
"Çoğu insan endişelerini örtebilmek için sürekli meşguldür; onların eylemciliği kendilerinden kaçmanın bir yoludur. Hareket etmedikleri takdirde bir şeyler ters gidecekmiş ya da meşguliyet kişinin ne kadar önemli olduğunun bir kanıtıymış gibi sürekli acele ederek yalancı ve geçici bir canlılık hissederler."