“İyi yürekli insanların başka bir dünyada yaşama ihtimali olmadığına göre, bu sağanaktan korunabilmeleri için kendi kalelerini inşa etmeleri gerekir. Hüzünle dolmalarına neden olan bu cehennemin kökenlerini anlamak, kalenin temelini oluşturabilir.
İyi yürekler daha çok bocalar, acı çeker. Hitler’in ‘‘Önemli olan doğruluk değil zaferdir’’ sözü, başarı delisi insanları etkilemeye devam eder.
Çünkü dünyamızın güzel insanların neşesine, mutluluğuna, keyifli ve iyiliksever davranışlarına ihtiyacı vardır. Köşelerine çekilip üzülmeleri, hayatı ve onları griye boyar. Özgürlük fark edebilmektedir ve ancak fark etmek özgürleştirir. Aksi durumda insan, iki kapılı handan, hasret kaldığı ve bir türlü ulaşamadığı tutkusunu düşünerek geçmeye devam edecektir.”