“Seni öpmeme izin ver Hester Teyze, öldüğüm zaman, tehlike geçtiğinde, bir gün bu öpücüğü onun tatlı dudaklarına kondurur, onu annen yolladı, içinde annenin yaralı kalbi var” dersin.
Hester, o saat içinde ölünün yüzüne yağmur gibi akan gözyaşları arasında, hazin görevini yerine getirdi.
Sormasam da tahmin edebiliyordum ama bunu senden duymak istedim. Sevilen kadın sevildiğini bilirmiş ama duymak hoşuna gittiği için, bunu her gün kocasına söyletirmiş..
Ruhlarınız öyle soğuk ki, bir yalan orada kendine yer bulsa bile donup kalır. Neden kendinizi söylenmemiş yalan yalan değildir gibi aptal bir düşünceyle kandırıyorsunuz? Gözlerinizle yalan söylemekle dilinizle yalan söylemek arasında ne fark var? Hiç fark yok! Bir an düşünürseniz böyle olduğunu anlarsınız.