Halil soyman

Kızıl Veba üzerine İnceleme
Puan vermedi·72 syf.··
2026 2. kitabı
jack london tarafından 1912'de gazetede tefrika edilerek yayınlanan ve sonra kitap haline getirilen kıyamet sonrası edebiyatı türü eser. 1912 yazılan bir kitabın 100-150 yıl sonrasına isabetli tahminler yapması ise bir o kadar şaşırtıcı geldi bana. notları ile birlikte 68 sayfalık kısacık bir kitap, bir günde bile bitirebilirsiniz. korona zamanı nasıl yüzlerce inceleme girilmemiş anlam veremedim. Spoiler!!! Kitaptaki salgın, korona ile bazı açılardan paralel ilerlese de çok daha ölümcül bir boyuta ulaşıyor ve insanlığın büyük kısmını yok ederek dünyada yalnızca bir avuç insan bırakıyor. Bu yönüyle sadece bir hastalık hikâyesi değil, medeniyetin ne kadar kırılgan olduğunu gösteren bir anlatı aslında. Okurken aklıma sık sık Albert Einstein’ın “4. Dünya Savaşı taş ve sopalarla yapılacak” sözü geldi. Einstein bunu nükleer savaş üzerinden kurgularken, London aynı sonuca bir salgın üzerinden ulaşıyor. Sebep farklı ama sonuç aynı: İnsanlığın bir anda bilimden, teknolojiden ve sosyal düzeninden koparak ilkel bir yaşama geri dönmesi. Bugün tüm teknoloji yok olsa, gerçekten kaçımız sıfırdan bir şey inşa edebiliriz? Küçük çaplı bir kıyamet sonrası dünyada sınıf farklarının ortadan kalkması da dikkat çekici. İnsanlar artık geçmiş statülerine göre değil, hayatta kalma becerilerine göre değer görüyor. Granser’ın, salgın öncesinde zengin ve kültürlü olan bir kadının sonrasında kaba bir şoförle birlikte olmasını kabullenememesi de bu kırılmanın güzel bir örneği. Ama öte yandan gerçeklik de ortada: Eğer bir gün doğada hayatta kalmak zorunda kalsam, yanımda bir edebiyat profesöründen çok iri yarı bir avcı isterim. Bir diğer dikkat çekici nokta ise Granser’ın kültürlü biri olmasına rağmen torunlarının neredeyse tamamen bilgisiz kalmış olması. İlk bakışta “neden onları eğitmedi?”
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,7bin okunma
Reklam
Batık Maliyet Yanılgısı
Puan vermedi·
Özetle şunu söylüyor, çok fazla emek verdiğimiz ama bizim için uygun olmayan her türlü yatırımla bir an evvel ilişkiyi kesmeliyiz. Borsada maliyetinin altında olan hisse, fazla para yatırılan ama gelir getirmeyen reklam kampanyası, çok para verdiğimiz ama beğenmediğimiz bir film, yarısını bitirdiğimiz bir kitap ve hatta çok fazla emek vererek inşa ettiğimiz duygusal bir ilişki.. Bir diğer ismi de concorde sendromu'dur. bu tarz yaklaşıma Mina Urgan'ın çok güzel bir savunması vardı. “Karpuzu kestin. Baktın ki kabak. Gene de zorla yiyecek misin o karpuzu? Canım Fethi Naci'nin bu cümlesinden sonra başladığım her ne ise hoşlanmadığım yerde bırakmaya karar verdim. Kitabı da, insanı da.”
Doğru Düşünme SanatıRolf Dobelli · Pegasus Yayınları · 095 okunma
Savaşmak mı, Göç Etmek mi?
Puan vermedi·50 syf.··
2024 1. kitabı
Spoiler 1. dünya savaşında savaşmak istemeyip eşiyle İsviçre’ye kaçan Ferdinand’ın hikayesini anlatıyor kitap. 10 sene önce okusam “korkak adama bak, savaştan kaçmak için kitap yazmış” derdim ancak şu an bu yaşımla, Ferdinand’a hak veriyorum. kim için, ne için savaşıyoruz ki? Neyi paylaşamıyoruz? hayata bir kez geliyoruz, onda da ya ırgat gibi çalışıyoruz ya da köpek gibi kavga ediyoruz, haksız mıyım? Dünyadaki savaşların tek bir sebebi olduğuna inanıyorum, para. Ve ben de para için savaşmayacağım.. Zaten kitapta eşi Paula da söylüyor “ulu bir amaç için savaşacak olsan git ama bu saçma bir savaş” Onun dışında Ferdinand karakterinin kararsız, eşi Paula’nın ise daha kararlı bir yapıda olduğunu düşünüyorum. Kitabı okurken demiryolu sahnesi gelince sonu kötü bitecek gibi sandım ama kitap beni şaşırttı ve mutlu sonla bitti. Genelde manada kısa ve okunabilir bir kitap ben beğendim.
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175bin okunma
Genç Werther’in Acıları
Puan vermedi·126 syf.··
2022 1. kitabı
·
175 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2022 01:07
Kitap evli bir kadın olan lotte’ye aşıp olup aşkına karşılık alamayan Werther’in intihara kadar olan serüvenini anlatıyor. Kitabı ahlaki açıdan olumsuz yargılayan insanlar görünce, galiba bu kişiler hiç aşık olmamış diyorum. Zira aşkın ne zaman, hangi şartlarda, kime karşı ortaya çıkacağı hiç belli olmuyor.. Kitap umut dolu cümlelerle başlamasına rağmen, ilerleyen süreçte yoğun bir depresif ve melankolik hava içeriyor. Özellikle intihara meyilli yazarların okumasını asla tavsiye etmem.. sizler de okurken bu kasvetin içine çekileceğinizi belki de bir yakınınızı kaybetmiş gibi üzüleceğinizi unutmayın. Ki ölen Werther.. genç yaşta aşkı uğruna intihar etmiş biri, arkasında yarım kalan bir hayat. Ağladığımı düşünmeyin, hayır gözüme bir şey kaçtı:) Okurken Werther’e birçok yerde “salak bu adam, ne gerek var, çok kasma” gibi telkinlerde bulunabilirsiniz ama onu farklı yapan da budur. Kimi insanlar aşkı İçin Yaşar, aşkı İçin ölür. Çok tutkulu ve duygusaldırlar. Eğer böyle bir insan değilseniz ya da böyle biri tarafından sevilmediyseniz anlamanız zor olacak, haliyle kitabı saçma bulacaksınız. Sonuç olarak aşağıda not aldığım bazı alıntıları yazdım, epey uzun olmasına rağmen Werther’in acılarını ben size anlatamam. En iyisi siz bir de kendiniz okuyun..
Aşk
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024149,9bin okunma
Puan vermedi·67 syf.··
2021 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2021 00:19
Bazen hayatınızda yaşadığınızı hissetmezsiniz ya, o öyle kötü bir histir ki, başınıza kötü bir şey gelse bile sevinçten havalara uçarsınız. Çünkü o kötü şey, siz kendinizi ölü sanırken size yaşadığınızı göstermiştir. Mesela kötürüm ve tekerlekli sandalyeye mahkum olduğunuzu hayal edin. Bacaklarınızı hissetmiyor, yürüyemiyor ve belki de yaşamak istemiyorsunuz. Yolda tekerlekli sandalye ile giderken birinin sizi bıçakla gasp etmeye çalıştığını ve sonrasında sizi bacağınızdan bıçakladığını hayal edin. O da ne? Bacağınızda artık acıyı hissediyorsunuz. O an mı, o korku mu yoksa o kişi mi sizi hayata getirdi bilinmez ama tek bir gerçek var, artık kötürüm değilsiniz. Belki hiç değildiniz ama öyle sanıyordunuz ve alışmıştınız. Ve bu zorba gaspçı size kötülük etmek isterken aslında sizi hayata döndürdü. Yaşadığınızı ve hissetmenin ne demek olduğunu size yaşattı. O derece mutlu oluyorsunuz ki kalkıp adama teşekkür etmek, öpmek hatta belki de gasp sırasında almak istediği ama alamadığı parayı artık kendi rızanızla vermek istiyorsunuz.. bu kitap işte bana bu duyguyu yaşattı. Bazen bir insan, bazen bir evcil hayvan bazen bir resim bazen bir şarkı bazen bir hobi. Sizi hayata sımsıkı bağlar ya da koptuğunu düşündüğünüz an size can suyu verir. Ama oturarak bir şey olmuyor. Dışarı çıkmalı ve aramalı.. Ayrıca yazarın da dediği gibi bir insanı sevindirmek ne kadar kolay! Bazen bir gülümseme, bazen ufak bi hediye, bazen güzel bir söz.. mutluluk ve gülümseme bulaşıcı. Yeter ki kullanın.. Bu kitapta kendinizi anlayıp bulacaksınız, sonrasında da kaybedecek bir şeyinizin olmadığını anlayacaksınız, tüm yargılardan uzak şekilde..
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,6bin okunma