...Senin gibi olmadığı için de, sen ona "dâhi" ya da "kaçık" diyorsun. O ama, dâhi değil, sadece bir canlı olduğunu belirtmeye hazır. Senin boş, geveze "topluluklarında" bulunmaktansa, düşünceleriyle baş başa kalmayı yeğlediği için, ona asosyal diyorsun. Parasını, senin gibi hisse senetlerine değil de, bilimsel araştırmalara yatırdığı için, ona deli diyorsun. İçinde bulunduğun soysuzluk uçurumunda, küçük adam, onu "anormal" olarak, "normalliğin" baş örneği diye kendinle karşılaştırmaya cüret gösteriyorsun. Onu kendi darkafalı ölçülerinle tartıyor ve senin normallik beklentilerine uymadığını, saptıyorsun.
Ben Kızıl değilim, Kara değilim, Beyaz değilim, Sarı değilim.
Ben Hristiyan da değilim, Yahudi de değilim, Müslüman da değilim, Mormon da değilim, çok karılı da değilim, eşcinsel de değilim, anarşist de değilim, boksör de değilim.
Bir kadına, sevdiğim ve hoşlandığım için sarılırım, yoksa nikâh cüzdanım olduğu için ya da cinsel aç dolaşıp durduğum için değil.
Seni hiç şöyle yakınırken işitmedim: "Beni, kendimin ve dünyamın gelecekteki efendisi olmaya teşvik ediyorsunuz. Ama bana, insanın nasıl kendi kendisinin efendisi olduğunu, söylemiyorsunuz, ayrıca bana, hangi yanlış yolda olduğumu, neyi yanlış düşündüğümü, yanlış yaptığımı söylemiyorsunuz."