‘Bir zamanlar elmas gerdanlık gibi ışıl ışıl parlayan şehir, şimdi buzlu camdan bir kubbenin altında donmuş kalmış. Gökyüzü kefen gibi beyaz, güneş hayalet gibi silik. Boğaz’ın suyu kapkara. Dallar bir türlü tomurcuklanmıyor. Haşarı bir veledin
kavanoza hapsettiği sinekler gibiyiz, cama kafamızla vurup bir nefeslik delik açmaya çalışıyoruz… ‘