Beklemek, sadece beklemek. Tuhaf bekleyiş, her anı birbirine eşit, tıpkı mekanda her noktanın birbirine eşit olması gibi, mekana benziyor, aynı süreğen baskıyı uygularken, baskı uygulamıyor.
Tüm bu hikayenin anlamı, bölünemeyecek, anlamını ancak sonunda kazanacak uzun bir cümlenin anlamı olmasıdır; ve bu cümle anlamını, sonunda, ancak bir hayat nefesi olarak, tüm bu hikayenin devinimsiz hareketi olarak bulacaktır.
Sizinle konuştuğumda sanki beni sarmalayan ve koruyan parçam beni terk ediyor ve dışarıya karşı beni korunmasız ve çok zayıf bırakıyor. Benim bu parçam nereye gidiyor? Bana karşı dönen sizin içinizde mi?
Beklemek, neyi beklemeliydi? Eğer adam bunu ona sorsaydı, kadın şaşıracaktı, zira onun için bu yeterli bir kelimeydi. Bir şey beklendiğinde artık daha az bekliyorduk.