Ölümün acısına, deliliğine dülmüş, umutsuzluğuna, korkusuna kendisini kapıp koyuvermiş, insan dediğin böyle mi olmalı?
Oysa ki insan, doğan güne, açan çiçeğe, geçen buluta, alaşafağa, seher yeline, denizin apak olduğu seher vaktine, aydınlık sulara, deniz kokusuna, toprak kokusuna, yağan yağmura..iliklerine kadar kaptırandır.