Kendine bile ağır geldiğin günlerin vardır. Sabahı zor, hele ki gecesi bambaşka bir kor olan günler. Hani zorla güzel şeyler düşünerek ve aptalca bir iyimserlikle içini rahatlatmaya, zorla yüzünü güldürmeye çalıştığın günler. Hani etrafına mutlu görünmeye çalıştığın günler. Göğsünün üzerine oturan ağırlığın sebebini bile bile , "neyin var" diyenlerin yüzlerine gülümseyip, yalanlar söylemeye alıştığın günler.. Adına geç kalmışlık mı desek, kalabalıklar arasında çekilen bir yanlızlık mı desek, ya da ne bileyim, dayanmanın ve sabretmenin geride bıraktığı bir yorgunluk mu? Hani derin bir ıssızlıkta, şöyle bağıra bağıra ” yoruldum artık” diye ağlayabilmenin özlemini duyar ya insan. İşte öyle günler. Yaşamayı bıraktık bir kenara, artık sadece nefes almaya çalışıyoruz.
Neyse, buna da şükür.Buna da şükür...
Uğur Gökbulut